Trump söz verdi ama YPG’ye 19 ülkeden silah gidiyor

ABD Başkanı Trump’ın “YPG’ye artık silah yok” sözünün ülkelerin bulunduğu pozisyon açısından siyasi olarak karşılığı bulunsa da, sahadaki duruma göre, PKK/YPG’ye 19 ülkeden silah ve mühimmat gidiyor. Amerikan Washington Post (WP) gazetesi ise Trump yönetiminin YPG’ye silah sevkıyatını sonlandırmaya hazırlandığını, Beyaz Saray’ın da bunu doğruladığını belirtti.

Trump söz verdi ama YPG’ye 19 ülkeden silah gidiyor

ABD Başkanı Trump’ın “YPG’ye artık silah yok” sözünün ülkelerin bulunduğu pozisyon açısından siyasi olarak karşılığı bulunsa da, sahadaki duruma göre, PKK/YPG’ye 19 ülkeden silah ve mühimmat gidiyor. Amerikan Washington Post (WP) gazetesi ise Trump yönetiminin YPG’ye silah sevkıyatını sonlandırmaya hazırlandığını, Beyaz Saray’ın da bunu doğruladığını belirtti.

26 Kasım 2017 Pazar 09:45
Trump söz verdi ama YPG’ye 19 ülkeden silah gidiyor

ABD Başkanı Donald Trump’ın telefon görüşmesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a “YPG’ye artık silah vermeyeceğiz” sözünün pratikte nasıl karşılık bulacağının henüz net olmadığı, ancak PKK açısından ABD’nin hava, eğitim ve ağır silah desteği olmadan yerleştiği noktalarda askeri olarak kalıcı olabilmesi mümkün bulunmadığı kaydedildi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın ‘YPG’ye artık silah yok’ sözü sonrası, Gazete Habertürk'ten Bülent Aydemir sahadaki durumu mercek altına aldı. Söz konusu haber, özetle şöyle:

“Trump’ın “YPG’ye artık silah yok” sözünün ülkelerin bulunduğu pozisyon açısından siyasi olarak tabii ki karşılığı var ancak sahadaki durum bize şunları söylüyor: PKK/YPG’ye 19 ülkeden silah ve mühimmat gidiyor

TAKTİK VE STRATEJİK

ABD’nin YPG/PKK’ya verdiği silahlar taktik ve stratejik olarak ikiye ayrılabilir. Taktik silahlar DEAŞ’la mücadelede, stratejik olanlar ise Suriye’nin geleceğinin şekillendirilmesi için siyasi çözüm müzakerelerinde; PYD için Türkiye sınırında otonom bir yönetim sağlamada baskıya dönük kullanılıyor.

Pentagon’un açıkladığı resmi verilere göre; Suriye’de YPG’ye 3 binin üzerinde TIR’la gönderilen silahlar arasında Kalaşnikoflar, hafif ve ağır makineli tüfekler, RPG-7 roketatarlar, AT-4 ve SPG-9 tanksavarlar, havan topları, keskin nişancı tüfekleri, PV-7 gece görüş dürbünleri, kızılötesi lazer aydınlatıcı dürbünler bulunuyor.

Bunların dışında son dönemde YPG/PKK’lıların askeri hareket kabiliyetlerini artıran zırhlı araçlar, tahrip gücü yüksek ağır silahlar ile tank ve helikopterlere karşı füzelerin de verildiği biliniyor. Ele geçirilen silahlı drone’lar da cabası.

ÇOKULUSLU KOALİSYON

Sadece ABD değil, DEAŞ’la mücadeleye destek veren çok uluslu koalisyona üye 19 ülkeden YPG’ye silah ve mühimmat gidiyor. TSK’nın yurtiçi ve yurtdışı operasyonlarında bu silahların çoğu ele geçirildi ve bu ülkelerin ilgili makamlarına iletildi.

Farklı mekanizmalarla teyit edilen bu verilere karşılık muhatap ülkeler tek bir adım atmadı. Ankara’da Trump’ın sözlerine ihtiyatlı bir yaklaşım var. Daha önce de “idare etme/oyalama” anlamına gelebilecek sözler verildi.

Beyaz Saray, dışişleri ve Pentagon’un aynı konularda farklı açıklamaları oldu. ABD, daha önce Münbiç’te PKK’nın Fırat’ın doğusuna çekileceği ve YPG’ye verilen silahların seri numaralarının Türkiye ile paylaşılacağı yönündeki sözlerini tutmadı. Dolayısıyla Türkiye; ulusal güvenliği ve çıkarları doğrultusunda aldığı stratejik ve taktik kararları uygulamaya devam edecek.

DENKLEMİ DEĞİŞTİRDİ

TSK’nın Kuzey Irak’ta düzgün koordinatlar belirleyerek terör hedeflerini vurma işi, denklemi değiştirdi. Güvenlik birimleri kaynak noktayı tespit ettikten sonra uydudan hedefin fotoğrafı alınıyor ve yerli üretim HGK, LGK bombaları ile PKK hedefleri anında imha ediliyor.

TSK, Irak’ın kuzeyinden güneye doğru 30-35 kilometre derinliğe sarkarak, dağlık ve engebeli arazide değil, düz ovada PKK’yı baskılamayı/sınırlamayı amaçlıyor  ve terör saldırılarını başarılı şekilde önlüyor.

Sınır boyunca ve çatışma bölgelerinin tamamına kurulan dinleme/kestirme istasyonları, aynı zamanda 24 saat havada sabit İHA, sınırda her türlü hareketliliği tespit edebiliyor. PKK’lılar hareketlendiği andan itibaren bilgiler ve koordinatlar operasyonel birliklere ulaşıyor.

Suriye’de geçiş noktası olan Derik-Karaçok Dağı bölgesinde önemli lojistiğini ve militanlarını bulunduran PKK, Türkiye’nin operasyon düzenleme ihtimaline karşılık, elemanlarını ABD üslerinin bulunduğu yerlere kaydırıyor. Suriye’nin güneyinden çizilen hatta ilerleyen PKK/YPG, ABD’nin hava desteği ve ağır silah desteğiyle ilerliyor. Bir yandan da Astana ve Cenevre süreçlerine müdahil olarak siyasi kazanımlarını artırmayı hedefliyor.

RUSYA İSTEMİYOR

Rusya, bir yandan Türkiye ve İran’la Soçi Zirvesi’nde karar alınan Suriye Ulusal Diyalog Kongresi gibi açılımlarla çözüm yolları ararken, diğer yandan ABD’ye kaptırmak istemediği YPG/PKK kozunu oynayarak askeri ve siyasi kazanımlarını en üst seviyeye çıkarmak istiyor.

Soçi’den sonra YPG’den Rus vatandaşı DEAŞ militanlarını teslim alan Rusya, Afrin civarındaki 5 askeri üssüyle çevrelediği YPG/PKK’yı Türkiye’nin olası bir operasyonuna karşı örtülü olarak koruyor.

Rusya, böylelikle Soçi Zirvesi’nde Türkiye ve İran’a karşı masada elini güçlü tutmaya çalıştı. İran’ın da PKK ile örtülü bir saldırmazlık mutabakatı bulunuyor. Kandil’deki PKK İran’ı rahatsız etmediği sürece, İran PKK’yı sistematik olarak vurmuyor.

HEDEFE İLERLİYOR

Türkiye, özellikle 15 Temmuz sonrası terör örgütü PKK ile mücadelede geliştirdiği teknik, sinyal ve insan istihbaratına dayalı kabiliyetlerin sonucunu net şekilde alıyor.

Geçen kış, sınırdaki kamplarda ve barınaklarda kış düzenine geçemeyen PKK’nın ideolojik/askeri eğitim veremediği militanları, TSK tarafından ağır yenilgiye uğratıldı. PKK’dan kaçışlar arttığı gibi örgüte Türkiye içinden katılımlar da azaldı.

PKK, Türkiye sahasındaki stratejik alanlara Delal Amed kod adlı Hülya Eroğlu gibi sözde üst düzey yöneticilerini gönderip toparlanmaya çalıştı ancak başarılı olamadı. Terörden arındırılan stratejik sahalara yerleşerek alan hâkimiyetini sağlayan TSK, Fırat Kalkanı Harekâtı ile tehdidi kaynağında yok ediyor. Suriye’deki hedeflerden sonra sırada Kandil var.”

ABD BASINI NASIL GÖRDÜ

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında önceki gün Suriye’deki durumun ele alındığı telefon görüşmesi başta Amerikan basını olmak üzere Batılı medya kuruluşlarında yankı buldu. Bu görüşmede Ankara, Trump’ın terör örgütü PKK’nın Suriye’deki uzantısı YPG’ye silah sevkıyatına son vereceğini açıklamış, Beyaz Saray da daha sonra bunu teyit etmişti.

Amerikan Washington Post (WP) gazetesi bu görüşmenin perde arkasını yazdı. Trump yönetiminin YPG’ye silah sevkıyatını sonlandırmaya hazırlandığını, Beyaz Saray’ın da bunu doğruladığını belirten gazete, son hamlenin terör örgütü DEAŞ’ın yenilgiye uğratıldığı bir ortamda Suriye’deki iç savaşa siyasi çözüm çabalarını artırma ile İran’ın artan etkisine karşı koymaya yönelik yeni bir yönelime işaret ettiğini ifade etti.

WP’ye göre silah sevkiyatının kesileceği açıklamasını Türk tarafı ilk açıkladığında Amerikan Ulusal Güvenlik Konseyi şaşırdı. Daha sonra gelen Beyaz Saray açıklaması ile belirsizlik son buldu. Gazete, Suriyeli Kürtlere silah sevkıyatına son verme kararının ABD ile Türkiye arasındaki önemli bir gerilim kaynağını ortadan kaldıracağını belirtti.

Önerilen Haberler
Son Güncelleme: 26.11.2017 09:53
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Azad 2017-12-07 15:56:33

Derik hava durumu