Konumuz 1983'de Cannes Film Festivalinde Yılmaz Güney'e Büyük Ödülü kazandıran Duvar filmi değil.
Konumuz 1961'de inşa edilen, 1989'da Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla yıkılan ve Berlin'i ikiye bölen 46 kilometrelik duvar hiç değil.
İsrail'in işgal altında tuttuğu Batı Şeria'yı kendi topraklarından ayırmak için inşa ettiği 750 kilometrelik duvar başka bir hikâye.
Duvar unutuldu ve bu ırkçı faşist İsrail şimdi AKP  dostu.
Tarih boyunca tüm uygarlıklarda şehirler duvar ve hendeklerle korunmuş.
Anlayacağınız duvarcılar her zaman iyi pars kazanmış.
Şimdi de öyle.
Savaşın yaşandığı bizim İslam coğrafyasında duvar ve beton bariyer sektöründe çalışanlar köşeyi döndü.
Her yerde devlet ve özel sektör duvar ve beton bariyerlerle korunuyor.
Milyarlarca dolarlık karlı sektör.
En az silah ve güvenlik sektörü kadar.
Peki, bizim duvar hikâyesi ne?
ÖSO ve müttefiki katil gruplara destek veren TSK Cerablus’tan Azez'e kadar uzanan sınır bölgesini tamamen kontrol altına aldı.
AKP iktidarı şimdi 100 kilometrelik bu sınır boyunda üç metre yükseklikte duvar inşa ediyor.
Peki neden?
Terörist sızmalarını önlemek için(miş).
Terörist dediğiniz kimseler IŞİD'çiler.
2011 sonrasında dünyanın dört bin tarafından on binlerce ruh hastası katil  Türkiye'ye geldi ve buradan Suriye'ye girerek IŞİD, Nusra ve benzeri terör örgütlerine katıldı.
Benzer şekilde binlerce Türk vatandaşı savaşmak için Suriye'ye girip çıktı ve geri döndüğünde Türkiye'de intihar eylemleri gerçekleştirdi.
Yani 5 yıldır bu sınırda duvar yoktu.
Giren çıkan belli değildi.
Özellikle teröristler ve onlara silah taşıyan on binlerce TIR.
Oysa 13 Ekim 2009'da Davutoğlu ve Muallim iki ülke arasında dostluk, kardeşlik ve barış için sınır bariyerlerini kaldırıp atmıştı.
Herkesin büyük heyecan yaşadığı o gün ben de oradaydım.
AKP şimdi Suriye sınırında duvar örüyor.
İyi de ne gereği var?
TSK Suriye'ye girmiş ve Cerablus’tan Azez'e kadar bölgeyi kontrol altına almış.
Yani IŞİD bu bölgeden temizlendi.
Yani sınırın her iki tarafında artık TSK ve müttefiki silahlı gruplar var.
Ilımlı ve en radikal.
Yani duvara gerek yok.
Ama AKP 'ille de yapacağım' diyor.
Tam bir maskaralık.
'TSK IŞİD için Suriye'ye girdi' deniliyor ama hiç bir yerde IŞİD ile savaşılmadı savaşılmıyor.
Herkes kendine göre hikâye anlatıyor.
Hedef PYD kontrolündeki Menbiç de IŞİD işgali altındaki El-Bab da olabilir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Sözcüsü İbrahim Kalın ' ÖSO’ya gerekli destek verilirse IŞİD, PYD ve Esed rejimine karşı savaşabileceğini kanıtladı' demiş.
Cumhurbaşkanı Erdoğan G-20 Zirvesi'nde 5 yıldır dillendirdiği 'Uçuşa yasak bölge' isteğini tekrarladı.
Bu da duvar konusu gibi ilginç.
Eğer TSK Rusya, İran ve Esad'ın  onayıyla Suriye'ye girdiyse o zaman neden Rus ve Suriye uçaklarından çekiniyor.
Yok, eğer TSK Kuzey Suriye'ye girip bu bölgeleri Nusra gibi türlü türlü terör örgütlerine teslim edecekse işte o zaman hikâyenin başka boyutu ön plana çıkar.
Yani Türkiye'nin Suriye bataklığına istek ve arzusuyla girmiş olma olasılığı.
Umarım böyle bir olasılık yoktur.
Varsa da herşey bitmiş demektir.
AKP'nin  5 yıllık cehennem rüyası.
İnsanlarımız dinsel, etnik ve mezhepsel nedenlerle birbirine kırdırılacak.
Ne olur bir kez olsun AKP beni yanıltsın.
Her şeye değer.
Duvar örmeyin güven verin.
Yeniden dost olabilmek için.

 

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.