banner87

Şimdi Amerika’da süren davada jüri karşısında itiraflarda bulunan İran asıllı işadamı Reza Zarrab’ın hayatı bir dönem tam bir peri masalıydı…

25 yaşında trilyoner olarak tanınmayı ve Türkiye’nin üst düzey yöneticileriyle yakın ilişki kurmayı başarmış, üzerine memleketin en ünlü şarkıcılarından Ebru Gündeş ile evlenmişti.

Bu evlilikle birlikte ticarette ve siyasette zaten açık olan kapılar ardına kadar açılmış, bir yandan İbrahim Tatlıses gibi starlarla yemek masasında poz verirken, bir yandan başbakan ve bakanlarla ailece görüşür olmuştu.

Başta işadamı olarak ancak ekonomi haberlerinde yer alabileceğini söylüyor ‘ne işim var magazinle’ diyordu ama Ebru Gündeş’le beraberken magazine konu olacağını tabi ki biliyordu.

2010 yılında evlendiler.

Doğum günü hediyesi olarak eşine Kanlıca’da yalı satın aldığı, pahalı tablolar hediye ettiği, evin kapısına bir kamyon gül yaprağı döktürdüğü, hatta akla hayale gelmeyecek bir hediye olarak yarış atı satın aldığı magazin sayfalarında çarşaf çarşaf yer alıyordu.

Atların isimleri bile gündem yaratıyordu..

Atlardan birinin adı ‘Dutyfree’ idi ki o zamandan sahibinin ‘gümrüksüz işlemlere merakını’ gözler önüne sermesi bakımından önemli bir ipucuydu.

Dutyfree koştuğu 1,5 yıl içinde Gündeş'e 1 milyon TL kazandırdı.

Sonra satıldı.

Eşi Reza Zarrab’ın kendisine aldığı servet değerindeki hediyelerin konuşulmasından sıkılan Ebru Gündeş, bir televizyon kanalına espri olarak “Eşimin bir sonraki hediyesini merak edenler için şimdiden söyleyeyim; bana Mars’ı satın alacak” demişti.

E haklı tabi, bu dünya üzerinde alınmayan ne kaldı ki?

Ama gün geldi, 17-25 Aralık denilen yolsuzluk ve rüşvet dosyaları patladı, iddialar ortalığa saçıldı…

İddialara göre bu genç adam, işlerini yürütmek için ekonomide ve siyasette kilit noktalarda bulunan birçok isme rüşvet vermiş, milyonlarca dolar dağıtmıştı.

2013 yılında gözaltına alındı ve kısa bir süre tutuklu kaldı.

Kötü günler başlamıştı.

Kanlıca’daki tarihi yalıda gerçekleştirdikleri kaçak tadilat sebebiyle de yargılanmaya başladılar.

Ancak davadan bir şey çıkmadı.

Sadece 80 bin lira gibi bir para cezası ile kapatıldı.  

2016 yılının başında özel uçağıyla, yanında eşi ve kızı olmak üzere ABD’ye giden Reza Zarrab, kara para aklama ve dolandırıcılık suçlamasıyla tutuklanınca, Ebru Gündeş kızıyla geri döndü ama boşanma davası açmadı.

Yaklaşık iki yıldır da sessizliğini korudu.

Ancak Reza Zarrab itirafçı olup Türkiye’de verdiği rüşvetleri anlatmaya başlayınca, yandaş medya Türkiye’deki mal varlığına el konulması gerektiğini yazmaya başladı.

Yine aynı gün gazeteler, kocası ABD’de tutuklanan Ebru Gündeş’in Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı eşinin ‘Türkiye’ye zarar vereceği’ konusunda 2016’da uyardığını yazdı.

Bu habere göre Gündeş “Eşimin ABD’ye gidişi sıradan bir olay değil. Türkiye’ye zarar verecek bir tutum içine girebilir” diyerek endişesini anlatmış.

Eğer doğruysa bunun faydasını gördü tabi…

New York’taki duruşmanın üçüncü gününde Reza Zarrab itiraflarına devam ederken, Türkiye’deki mal varlıklarına el konulduğu açıklandı.

İlginç olan, 22 kişilik malvarlığına el koyma listesinde eşi Ebru Gündeş’in olmamasıydı.

Kızları Alara’nın malvarlığına el konurken, Ebru Gündeş’in mallarına dokunmamıştı mahkeme.

Bunun sebebinin, evlenirken imzaladıkları sözleşme olduğu ortaya çıktı.

Gündeş'in evlenmeden önce kendi kazanımlarından elde ettiği mal varlığına el koyulmasının hakkaniyetli olmayacağına karar verildi.

Dolayısıyla Ebru Gündeş belki Kanlıca’daki yalıyı ve yarış atlarını kaybetti ama evlenmeden önce kendi sahip olduğu mal varlığını kurtarmış oldu.

Tedbir kararının ardından Reza Zarrab'ın “Dayım Benim” isimli, iki senede yarışlardan 1 milyon 421 bin TL para kazanmasını sağlayan yarış atına da diğer atları gibi el konacak.

Reza Zarrab’ın akıbeti ise belli değil.

Mahkemede itirafçı olduktan sonra belki de Amerikan filmlerinde gördüğümüz tanık koruma programına alınacak, yüzü ve kimliği değiştirilecek bilinmeyen bir eyalete gönderilecek.

Ebru Gündeş’le belki bir daha buluşamayacak, belki de Meksika’da buluşacak, kim bilir?

Veliefendi’de çok kullanılan bir sözdür; At koşar, baht kazanır!

Bakalım bu sefer kimin bahtı gülecek?

Daha doğrusu, yolsuzluklarla hakkı yenmiş, tüyü bitmemiş yetimin bahtı gülecek mi?

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Osman 2017-12-04 15:31:44

vahhh vahhhh ebruya acidim nerden bulacak bir daha Boyle bir zengin koca,,,,