banner87

Başlığa bakıp da size, Dostoyevski’nin o ünlü eserinden bahsedeceğimi sanmayın. Son günlerde bende, yavaş yavaş başlayan bir şüpheden, bir görüntü bulanıklığından şikâyet edeceğim.
Değerli okurlarım,
Ben bir hekimim. Akıl sağlığım bir hekim olarak bana yerinde gibi görünüyor. Hekim olduğum için, doğal olarak arkadaş-dost çevremin büyük çoğunluğu da her branştan hekimlerden oluşuyor. Onlar da bende bir anormallik görmüyorlar. Bazılarına, özellikle psikiyatrist dostlarıma şikâyetlerimden söz ediyorum. Kuruntularımı anlatıyorum. Ciddiye almıyorlar, gülüp geçiyorlar.
Zihin bulanıklığım, kendimle, ailemle, yakın çevremle ilgili değil. Daha çok içinde yaşadığımız dünyayı, özellikle de çok sevdiğim ülkemi eskisi gibi algılayamamaktan şikâyetçiyim.
Çok genç yaşlarımdan beri siyasete, ülke yönetimine ilgi duyarım. Onun için başıma gelmeyen de kalmadı zaten. Ama hiç şimdiki kadar algılama güçlükleri, tanımlama zorlukları içerisine düşmedim.
Efendim, yakın-uzak çevremde halinden, geçiminden memnun bir tek kişi göremiyorum. Herkes bir şeylerden şikâyet ediyor. İyi yönetilemediğimizi söylüyor.
TV’leri izliyor, gazeteleri okuyorum. Zaten emekliyim, başka işim yok. 
Enflasyon oranı her ay açıklanıyor. Hiç çift rakamlardan aşağı inmiyor. En son Mart ayında 10,23 olarak kayıtlara geçti.  Çarşı-pazara bakarak buna da inanmak güç ama hadi doğru diyelim. Bu, cebimizdeki paranın, maaşımızın yüzde 10’undan fazlası gitti demektir. Yöneticilerimiz, hiç bir şey olmamış gibi ne kadar zenginleştiğimizi söylüyor. Aklım bulanıveriyor.
Dolar 4 TL’yi geçti. Avro 5 TL’ye vurdu. Binali Bey Mart ayı ihracatımızın yüzde 14 arttığını, ekonomik büyümemizin yüzde 7,5 artışa ulaşarak rekor kırdığımızı açıklıyor. Tam sevineyim diyorum, akşam haberlerinde ithalatımızın bunun iki katından fazla arttığını, bu nedenle cari açığımızın da rekor kırdığını söylüyorlar. Bu ikilem canımı yakıyor. Psikiyatristler, kişilere, özellikte çocuklukta  verilen çelişkili mesajların, ruh sağlığını olumsuz etkileyen  en önemli faktör olduğunu belirtiyorlar. Ben de, bu yaşıma rağmen bu etkiden kurtulamıyorum.
Haberler, ‘’çiftçi kan ağlıyor’’ diye başlıyor. Ekrana çıkan çiftçiler, mazotun, gübrenin, tarım girdilerinin neredeyse tümünün dolara endeksli olduğunu, bu nedenle artık ekim yapamadıklarını yana yakıla anlatıyorlar. Ekonomi Bakanı, ‘’ekonomimiz uçuyor’’ diyor. İşçiler ağlıyor; taşeron işçiler ‘’köleyiz’’ diye inliyor. İşsizlik yüzde 20’lerde; Üniversite mezunlarının neredeyse yarısı boşta geziyor. Emekliler yarı ölü haldeler.
TÜİK anket yapıyor; Halkımızın yüzde 50’si ‘’hayatından memnun’’ çıkıyor. Aklım bir gidip bir geliyor. 
En son Tayyip Bey şikâyet ediyor. ‘’Beni dinlemiyorlar’’ diyor. ‘’Faizleri indirin diyorum; ‘’peki’’ diyorlar. Yurt dışına gidiyorum, arkamdan faizleri artırıyorlar. Bu nasıl iş?’’ diyor. Anketler, Tayyip Bey’in toplumdaki beğenisinin yüzde 60’lara dayandığını gösteriyor. 
Donakalıyorum! ‘’Yarabbim bu nedir böyle?’’ diyorum. ‘’Ben bu ülkeden başka, paralel bir uzay ülkesinde mi yaşıyorum?’’ Yoksa memleketi ecinniler mi yönetiyor? Her şeyi bana başka, halkımıza başka bu ecinniler mi gösteriyor?
Vallahi anlayamıyorum, zihnim bulanıyor.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Bilgin 2018-04-12 17:02:32

Sn yazar bizden şanslısınız. Biz tam 15 yıldan beri ecinler ile koyun koyuna yaşıyoruz ve bundan kurtulacağımıza dair hiç bir işaret yok. Tek güvencemiz Azrail hazretleri. Ya bunlara neden olanı alıp götürecek ya da bizi alacak. Başka çare kalmadı !

Avatar
Metin Uğur Gül 2018-04-14 13:09:58

Yalnız değilsiniz,kendinizden şüphe etmeyin,halkın yüzde ellisi değil daha fazlası aynı his içinde