banner87

Dolar kurundaki büyük artış  ekonomistlerin hükümeti beceriksizlikle suçlamalarına neden oldu.

Bu  suçlamalara hükümet kanadından bir yanıt gelmezken, bazı basın ve sosyal medyada “Ekmeği dolarla mı alıyoruz ki, dolardaki artış bizi ilgilendirsin?” tartışmasını başlattı.

Aslında ilk bakışta doğru!

Doları olmayan, dolar borcu olmayan, dolarla ticaret yapmayanları niye ilgilendirsin ki!

Daha  dün gibi Bülent Ecevit Hükümeti’nin almış olduğu ekonomik kararları tefe koyup çalanlar kimlerdi? Bu ekonomistler değil miydi? 

Dolar kurundaki 1 kuruşluk artış, sadece dolarla iş yapanı ilgilendirmiyor 80 milyonluk Türkiye'yi ilgilendiriyor. 

Hatta anne karnındaki bebeği bile ilgilendiriyor.

Türkiye akaryakıttan ilaca kadar milyonlarca kalem ürünü ithal ediyor.

Sokaktaki vatandaşı ilgilendiren kısım ise mutfak. Mutfağımıza giren hemen hemen 10 üründen 8'i ithal ediliyor. 20-25 yıl önce kendi kendine yetebilen bir ülke durumundayken  artık bölgede en çok ithalat yapan ülke durumuna getirilmiştir.

Gelelim ekmek konusuna. Biz ekmeği  dolarla almıyoruz. Ancak  ekmeğin yapıldığı unun buğdayını dolarla alıyoruz.

TÜİK verilerine göre, Türkiye'de tarım alanları hızla azalıyor. 2001 yılında  40 milyon 967 bin hektar olan tarım alanı 2015 sonunda 38 milyon  551 bin hektara geriledi.  En çok azalan ise tahıl ve diğer bitkisel ürünler alanları. Yine 2001 yılında 17 milyon 917 milyon alana buğday ve benzeri tahıl ve bitkisel  ürünler ekiyorduk. Bu alan da öyle hızlı düştü ki, 2015 yılının sonunda  15 milyon 723 bin hektara geriledi.

Bunun Türkçesi şu; buğday ektiğimiz tarım arazilerini bozup  konut yapmışız.

Peki, böyle olunca ne olmuş?

Ülkemizde   mutfağımızda pişen her ürünleri ithal etmeye başlamışız.

Hiç aklımıza Ülkemizin kuru soğan ithal edeceği gelir miydi?

Türkiye İstatistik Kurumu'nun verilerine göre, Türkiye'de  kuru soğan ithalatı 21 kat, lahana ithalatı 39 kat, nar ithalatı yüzde 136, karpuz ithalatı yüzde 122, kırmızı mercimek ithalatı yüzde 179 arttı. Ülke mutfağının en çok tüketilen ürünleri olan pirinç, kuru fasulye, kırmızı mercimek, yeşil mercimek ve nohut ithalatında da artışlar yaşandı.  Pirinç ithalatı 2014 yılında bir önceki yıla oranla yüzde 47, kuru fasulye ithalatı yüzde 38, kırmızı mercimek ithalatı yüzde 179, yeşil mercimek ithalatı yüzde 29, nohut ithalatı ise yüzde 27 arttı.  Bir iki yıl öncesine kadar kilosu 4-5 lira olan nohut bugün neden 10-12 lira oldu?  Tabii ki kur artışından dolayı. Çünkü nohutu dolar ödeyerek alıyoruz.

Ülkemiz yılda ortalama 4,5 milyon  top ekmek unu için buğday ithal ediyor.  Bu yıl bu rakam 5,5 milyona dayandı.  Bu buğdayı TL ile almadığımız için USD yani dolar ödüyoruz.  Son  kur artışı yani doların 2 lira 80 kuruştan 3,45'e gelmesinin ekmeğe faturası  çok değil bir iki ay içerisinde büyük bir zam olarak kesilecektir.

Sen yine ekmeği Türk Lirası ile alacaksın ama yediğin her lokmada  doların artışının bedelini ödeyerek.

Bu nedenle ekmeği dolarla mı alıyoruz ki diyenler gerçekleri  o zaman göreceklerdir.

Bu arada dolardaki büyük artışın etkisi  önümüzdeki günlerde ikinci dalga olarak yaşamımızı olumsuz etkileyecek. O da akaryakıt fiyatlarında ciddi bir artış olacaktır.  Rusya ve  Suudi Arabistan üretimi her an kısabilir. Bunu yaptıkları an petrol fiyatları yeniden 80 dolara kadar çıkabilir. Bu da  akaryakıta en az yüzde 30 zam demektir.

Bu artışa da arabam yok ki benzin zammı beni ilgilendirsin demeyin sakın çünkü ülkemizde tüm ürünlerin fiyatlarını lastikli taşımadan dolayı akaryakıt belirliyor.

 

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.