banner87

Hepimiz 15 Temmuz’da bir darbe girişimi yaşadığımızı biliyoruz. Çok şükür ki, amacına ulaşamayıp başarısız kaldı. Ancak üzerinden bunca zaman geçtiği halde, hala, eğer darbe başarılı olsaydı bugün kimler tarafından yönetiliyor olacağımızı öğrenemedik!

Ya da ortalıkta bir “FETÖ” lafı dolandırılıyor dolandırılmasına, ama bu darbeciler kimdir-  henüz memleketin ortalama yurttaşları olarak- bizlerin bir bilgisi yok.

Bazen günde birkaç kez konuştuğu için, hangi konuşmasıydı karıştırıyorum, Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, ‘Bildiklerimi söyleyemem, zamanı gelince kaleme dökülür’ havasında olduğuna göre, kendisi biliyor olmalı.

Zamanında -17-25 Aralık’ta arkadaşlarım beni anlamadılar, da demişti. Biliyor, ama söylemiyor. Söylerse, herhalde problemlere yol açacağını, ya memleketin ya AKP’nin alî menfaatlerinin ya da genel gidişin, doğrusu artık hepsi iç içe geçmiş sayılıp tekleştirildiği için tümünün zarar göreceğini düşünüyor.

Ama bilmek bizim hakkımız!

Eğer darbe başarıya ulaşsaydı başımıza ne bela gelecekti?

Ülke yönetime kimler gelecekti?

Meclis’te  Darbeyi araştırma komisyonu kuruldu ve ifadeler alınıyor. Cevapsız sorular sıra sıra… Emekli MİT Müsteşarı bile ifade verdi, ama hakkında darbe gecesi Cumhurbaşkanından ve Başbakandan istihbarat gizlediğine dair rivayetler olan bugünkü MİT Müsteşarı Hakan Fidan ifade vermedi. Komisyona çağrılmıyor bile.

 Ya da önceki Genelkurmay Başkanlarının ifadelerine başvurulurken aynı gece rehin alınan, darbe girişimi anının ve günümüzün başkanı Sayın Orgeneral Hulusi Akar da  konuşmuyor, konuşturulmuyor.

Üzerimizde karabulutlar dolaşması dönemini geride bırakıp karla karışık sağanak yağmurlarla yüzleşme beyhude çabadır. Çünkü ekonominin kendi kanunları vardır ve bu kanunlar, gerçi “kararnameler değillerdir, ama OHAL’in  KHK’lerinden çok daha güçlüdürler ve kimseyi dinlemezler.

Ne demiştik, tanklardan sonra bankalar girer…

Tanklar sorunu  ekonomiyi bozma çalışmaları gibiyse, Başbakan yaklaşım yanlışı içinde demektir. Yok, “15 Temmuz’da tanklarla yapamadıklarını…” derken bilgiye dayalı konuşuyorsa, soru şudur:

AP ya da genel olarak AB ve hatta daha genelleştirilirse Batı eğer tanklarla başarılı olsaydı, Türkiye’yi atayacağı bir sömürge valisiyle mi yönetecekti? Yoksa işbirliği içinde olduğu darbeci güçlerle mi? Valili eski tip sömürgecilik II. Dünya Savaşı’nın ardından çözülüp tarih olduğuna ve artık yeni sömürgecilikle yüz yüze olduğumuza göre, herhalde bir sömürge valimiz olmayacaktı!

Peki, bu tankları harekete geçiren Avrupalılar ya da Amerikalılar içinde Batılılar hangi işbirlikçileriyle yöneteceklerdi Türkiye’yi?

Şimdi savcılar, MİT ve polis araştırmaları sonucu birkaç isim vermeye başladılar. Sivil 1 Numara” Adil Öksüz, 2 Numara ise Kemal Batmaz’mış. Askeri kesimin başında ise Partigöç Paşa varmış ve AKP ile en yakından ilişkisinden söz edilen Mehmet Dişli de önemli görevler üstlenmişmiş. Bu kadar mı ve bu kadarsa buna inanacak safdil bulunabilir mi? Cumhurbaşkanı, Başbakan, bakanlar kimler olacaklardı?

Şimdi FETÖ adı takılan Cemaat’in en az bir on yıl AKP ile ortaklaşa Türkiye’yi yönettiği ve bu iki iktidar grubunun iç içe geçtikleri biliniyor.

Başbakan  Binali Yıldırım’ın “AKP içinde FETÖ’cü ne milletvekili ne bakan var” sözleri herhalde tasfiyeyi zamanı gelinceye kadar ertelemek içindir. Hele MHP yardımıyla şu Başkanlık sistemine yeni Anayasa’ya bir kavuşulsun! Sıradan öğretmenle kapıcıdan bile sorulan hesap herhalde ‘divan’a bırakılmayacaktır.

Son sorum da şudur:

Namlunun ucunda olduklarını hissedenler, Anayasa oylamasında ne yapacaklardır?

 

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.