Erdoğan Toprak: Hükümet, hazineyi borçlandırarak faiz artışını tetikliyor

CHP İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı Erdoğan Toprak, sadece 2 günde Hazine’nin piyasalardan 18 milyar TL borçlandığını belirtti.

Erdoğan Toprak: Hükümet, hazineyi borçlandırarak faiz artışını tetikliyor

CHP İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı Erdoğan Toprak, sadece 2 günde Hazine’nin piyasalardan 18 milyar TL borçlandığını belirtti.

29 Ekim 2017 Pazar 15:20
Erdoğan Toprak: Hükümet, hazineyi borçlandırarak faiz artışını tetikliyor

Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı Erdoğan Toprak “ Hükümet, hazineyi borçlandırarak faiz artışını tetikliyor. Yüksek faizle sıcak parayı çekip döviz açığını kapatmaya çalışıyor. Ekonomiyi, borç-faiz-sıcak para bağımlısı haline getirdiler.” dedi. 

CHP İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı Erdoğan Toprak, sadece 2 günde Hazine’nin piyasalardan 18 milyar TL borçlandığını belirterek şunları söyledi:

“Cumhurbaşkanı bankacıları Saray’a toplayıp faiz indirmeleri için talimat verirken, diğer yanda Hazine yasal limitlerini de aşarak, bütçe yasasına aykırı şekilde, nakit ihtiyacının üzerinde borçlandırılmaktadır. 23 Ekim’de 8,2 milyar, 24 Ekim’de 9,6 milyar TL borçlanan Hazine’nin sadece iki gündeki yüksek faizli borçlanması 17,8 milyar TL’dir. Hazine, her hafta bu kadar yüksek tutarlarda borç talebiyle piyasaya girince, faiz otomatik olarak yükselmekte, yüzde 12’nin üzerine çıkmaktadır. Merkez Bankası’nın faizleri sabit tutması görüntüden ibarettir. Piyasalardaki gerçek faiz, Merkez Bankası faizinin kat kat üzerindedir. Ekonomi yönetimi, algı senaryolarıyla, bu gerçeği bildikleri halde, TL’ye operasyon yapıldığını ileri sürmektedirler. Oysa buna zemin hazırlayan, faiz ve döviz lobisini zengin eden iktidarın kendisidir. İçeride ve dışarıdaki sıcak para sahiplerinden yapılan bu yüksek tutarlı borçlanmalarla, halkın sırtından küçük bir azınlığa servet transferi yapılmaktadır. Faiz ve kur artışının faturası, millete fatura edilmektedir. Hazinenin Merkez Bankası’nda 30 milyar TL’nin üzerinde nakit stoku olmasına karşın, ihtiyacının üzerinde borçlanmaya zorlanması dikkat çekicidir. Her 100 TL’lik nakit ihtiyacı için 167 TL borçlanarak, ihtiyacının yüzde 167 üzerinde yük altına sokulan hazine eliyle, faiz lobisinin zengin edilip, para stoklanmasının amacı, sorgulanmak zorundadır. Buna rağmen, hükümetin Torba Yasa ile TBMM’den yılsonuna kadar 37 milyar TL daha ilave borçlanma yetkisi talep etmesi, bir baskın seçim için para istiflendiği kanaatini güçlendirmektedir. Ya da, iktidarın birilerine, bir yerlere milletten gizlediği yüklü miktarlarda bir ödeme vaadi veya ülkeyi bir savaşa sokma öncesinde bu yüklü borçlanmalarla, kaynak toplaması söz konusudur. Aksi halde bir yandan bankalara faizi indirme baskısı yapar görünüp, diğer yanda Hazine eliyle piyasalarda faizi yükseltmesinin çelişkisi izaha muhtaçtır."

Toprak, iç ve dış borçlardaki olağanüstü artışlar sonrasında, kriz dönemlerinde bile görülmemiş şekilde borç stokunun milli gelire oranın yüzde 55’e dayandığını ifade ederek, şu değerlendirmelerde bulundu;

“Hazine Müsteşarlığı verileriyle, Merkezi Yönetim Borç stoku Eylül sonunda 842,5 milyar TL’ye ulaşırken, döviz varlıklarıyla, döviz yükümlülükleri arasındaki farkı gösteren Uluslararası Yatırım Pozisyonu (UYP) açığı, Ağustos sonunda 462,4 milyar dolara yükseldi. Bu tutar, hükümetin ilan ettiği Orta Vadeli Plan’da, 2017 yılı için hedeflenen 847 milyar dolarlık milli gelirin yüzde 55’inin üzerindedir. Kısaca söylemek gerekirse, 80 milyonluk Türkiye, sadece iç ve dış borca, döviz ve faiz borçlarının ödenmesine çalışır konumda getirildi. Yoksulluk sınırı ilk kez 5 bin TL’nin üzerine çıktı. UYP’deki döviz yükümlükleri arasında yer alan sıcak para tutarı ise Ağustos 2017 itibarıyla 214,5 milyar dolar. Yüksek faize, kısa süreli fahiş kâra gelen sıcak paranın, bu düzeye yükselmesi, Türkiye ekonomisi için büyük bir risktir. Her an geri kaçacak, sıcak paraya, döviz borcuna, yüksek faize bağımlılık, bir ülkenin bağımsızlığına, egemenliğine, bağımsız iç ve dış politika izleyebilmesine en büyük tehdittir. Osmanlı Düyun-u Umumiye ile, Reji idaresiyle, batılı ülkelere borçları nedeniyle egemenliğini kaybetti. Kapitülasyonlarla borç verenlere imtiyazlar tanımak zorunda kaldı. Osmanlı’nın borçlarını temizleyen, kapitülasyonları kaldıran, Cumhuriyeti kuranlar, Osmanlı’nın düştüğü bu durumdan ders aldılar ve şunu hiç unutmadılar; bugün borç alan, yarın emir alır” 

Önerilen Haberler
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
sedat 2017-10-29 15:40:47

ecevit donemindeki kriz i kolay atlattik simdiki durum daha vahim akp fabrikalari satti satilcak neler kaldiki avro dolar tavan yapti bu yiyecek fiyatlarina benzin fiyatlarinada yansiyor borclarimizda kaca katlaniyor

Avatar
gunah 2017-10-29 15:37:02

akp ulkeyi borc batagina soktu

Avatar
can cun 2017-10-29 21:46:05

akp denen sahte yüzlüler ülkeyi batırdı adalet diye bir şey kalmadı hırsızlık o biçim

Avatar
tarafsiz 2017-10-29 15:54:21

erdogan simdiki yasamiza gore tarafsiz ve sorumsuz olmali
Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı Yemini | 28 Ağustos 2014
https://www.youtube.com/watch?v=FVNh1c8ahbo

Avatar
Topo 2017-10-29 16:59:26

Topladığı dovizler sizlere doviz(slogan) olarak geri dönecektir.

Avatar
Deko Brusk 2017-10-29 20:36:18

hasdi sahbi kerkükü turkiyenin kiskirtnasiyla iskal edince ucuz petrol dönemi bitti bu para irak merkezi hükumetine petrol karsiligi verilen ucrettir irkciligin zararini türkiye halki cekiyor ister kürt ister türk bu dahi sizin iyi günleriniz stoklar bir bitsin cok sürmez 20 gün