banner87
Flaş Haber
Kapat

Korkutan uyarı... 'Türkiye’yi nasıl bir tablo bekliyor?'

İşçilerin sorularını yanıtlayan iktisatçı Prof. Dr. Korkut Boratav, ekonomide bu yılın son 3 ayında küçülme sürecinin başlamasının beklendiğini belirtti. “IMF programı da gündeme gelebilir” diyen Boratav, “Sendikalara önemli görevler düşecek” diye konuştu.

Korkutan uyarı... 'Türkiye’yi nasıl bir tablo bekliyor?'

İşçilerin sorularını yanıtlayan iktisatçı Prof. Dr. Korkut Boratav, ekonomide bu yılın son 3 ayında küçülme sürecinin başlamasının beklendiğini belirtti. “IMF programı da gündeme gelebilir” diyen Boratav, “Sendikalara önemli görevler düşecek” diye konuştu.

22 Temmuz 2018 Pazar 13:02
Korkutan uyarı... 'Türkiye’yi nasıl bir tablo bekliyor?'

İktisatçı Prof. Dr. Korkut Boratav, ekonomide bu yılın son 3 ayında küçülme sürecinin başlamasının beklendiğine dikkat çekti. Yüksek dış borçların döndürülmesi ve cari işlem açığının finansmanı için bir IMF programının gündeme gelebileceğine işaret eden Boratav, “Finans kapitale teslim olmayı reddeden bir iktidar, Türkiye Cumhuriyeti devletinin dış borçlarının yeniden yapılandırmasını talep edebilir” dedi.

DİSK’e bağlı Genel-İş Sendikası’na üye işçilerin sorularını yanıtlayan Boratav’ın dikkat çeken açıklamaları sendikanın “Emek” gazetesinde yayınlandı.

İşçilerin soruları ve Boratav’ın yanıtlarından bazıları özetle şöyle:

Ekonomi bu noktaya nasıl geldi?

Yaygın kabul gören bir tanıma göre, bir ülkenin milli geliri üçer aylık dönemlerden ikisinde üst üste düşmüşse, ulusal ekonominin gerileme / küçülme aşamasına girdiği kabul edilir. Bu durum bir yıl sürerse bir krizin patlak verdiğini kabul edebiliriz. Birkaç yıla uzarsa depresyon / buhran durumundan söz edilebilir. Bu aşamalardan herhangi biri yaygın şirket ifasları, bankaların yükümlülüklerini yerine getirememesi, döviz piyasasının kontrolden çıkması gibi olgularla birleşirse finansal kriz söz konusudur. Ekonomi şu anda bir krize girmedi; ancak, 2018’in son üç ayında küçülme sürecinin başlaması beklenir. Bu durum, AKP’nin 2017’de uygulamaya başladığı seçim ekonomisi önlemlerinin, Türkiye ekonomisinin üretim sınırlarını zorlaması sonunda meydana geldi. Enfasyon ve cari açık yükseldi; uluslararası finans kapital, Türkiye’den fon çıkarmaya başladı. Döviz fiyatlarının tırmanması finansal sistemi zorladı. Döviz borçlusu şirketlerin sıkıntıları ve faizlerde aşırı yükselme, ekonomiyi daralma ivmesine sürükledi.

Diğer ülkelerde işçiler ne durumda?

Emperyalist sistemin çevresinde yer alan bazı Latin Amerika ülkeleri (Arjantin, Brezilya) ve Türkiye bugünlerde benzer tedirginlikler içindedir. Hepsinde, talep kısıcı maliye ve para politikaları, ekonomileri en azından durgunlaştırmaktadır. Sonuç, istihdam artışlarının frenlenmesi, işsizlik oralarının yukarı çekilmesidir. Reel ücretlerin düşmesi gündeme gelir. Durgunlaşma içinde bölüşüm yükünün nasıl paylaşılacağı; talep daralmasının ücretlere ve kârlara nasıl yansıyacağı, emeğin örgütlenme gücüne bağlıdır.

Türkiye’yi nasıl bir tablo bekliyor?

Türkiye ekonomisinin dış bağımlılığı AKP döneminde çok arttığı için uluslararası finans kapitalin talepleri ağır basacaktır. Çok yüksek dış borçların döndürülmesi ve cari işlem açığının finansmanı için bir IMF programı gündeme gelebilecektir. IMF programları, talep kısıcı ve emek gelirlerini aşındırıcı özellikleriyle işçi sınıfına ağır maliyetler getirir.

Krizden kurtulmanın yolu yok mu?

Finans kapitale teslim olmayı reddeden bir iktidar, Türkiye Cumhuriyeti devletinin dış borçlarının yeniden yapılandırılmasını talep edebilir. Özel sektörün ve bankaların dış borçları ise alacaklı-borçlu aktörler arası müzakerelere bağlıdır; ancak, döviz darlığı koşullarında sermaye hareketleri denetlenebilir; borç taksit ödemelerinde döviz tahsisi sıraya konabilir.

Krize karşı ne yapabiliriz?

Türkiye’nin son on iki ayda 55 milyar dolara yükselen cari işlem açığının finansman güçlükleri, ithalatın kısılmasını gerektirebilir. Ortaya çıkacak arz daralması, kârların tırmanmasına fırsat yaratmamalı. Ekonominin daraldığı, kriz koşullarının doğduğu bir ortamda, yük paylaşımının emekçilere yıkılmaması gerekir. Örgütlü mücadele gereklidir. Sendikalara ve emek yanlısı partilere, örgütlere önemli görevler düşecektir.

Önerilen Haberler
Anahtar Kelimeler:
Korkut BoratavEkonomKriz
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ziver 2018-07-22 13:27:42

aman hoca alan memnun veren memnun vebali varsa çekilir.insanlar öyle istiyor

Avatar
Cahil 2018-07-22 13:34:16

VAHSI KAPITALIZMIN SOMURUNUN EN DIBINI YASAYAN TURKIYENIN BUNDAN SONRAKI DURAGI PARCALANMA TEHLIKESI DEGIL PARCALANMADIR CUNKI SATACAK KURULUS KALMADI

Avatar
Cahil 2018-07-22 20:10:39

ULKEDE KRIZ VARSA SANANE DEVLETTE KRIZ VARSA BANA NE BEN ARTIK TURKIYENIN DEVLET OLDUGUNA DAIR INANCIM KALMADI DEVLET ISI NE GIRMEK ICIN MULAKAT HAKKANIYET ICIN DEGIL ZENGIN ETKIN INSANLARIN COCUKLARI SECILSIN DIYE YAPILIYOR YANI MUTLU AZINLIGIN MUTLULUKLARINA HIZMET EDIP ONLARIN LUKS VE ZENGIN OLMALARINI SAGLAYAN BIR TURKIYE VAR VE MUTLU AZINLIK DEVLETI DEVLET OLAMAZ ISTE BU YUZDEN TURKIYENIN BIR DEVLET OLDUGUNA INANMIYORUM

Avatar
001 2018-07-22 22:51:03

Türkiye bundan sonraki zamanlarda daha kötüye gidecektir ülke kötü yönetildi ve yönetiliyor geleceğimiz karanlık aklı olan başka ülkeye gider gerisi hikaye bu hükümet bitirdi bizi

Avatar
DOGA 2018-07-22 23:49:24

SN BORATAV NE DİYOR AVRUPATAN KAC TANE MAKALESİ VA ONA BAKMAK LAZIM GALE ALAN OLMUYOR YOKSA FIIIZZT