Ünlü iktisatçı, 'Erdoğan bankaların batışına göz yummamak için IMF'ye gidecek'

İktisatçı Korkut Boratav, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın IMF'ye başvurması gerektiğini söyledi.

Ünlü iktisatçı, 'Erdoğan bankaların batışına göz yummamak için IMF'ye gidecek'

İktisatçı Korkut Boratav, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın IMF'ye başvurması gerektiğini söyledi.

10 Ağustos 2018 Cuma 07:52
Ünlü iktisatçı, 'Erdoğan bankaların batışına göz yummamak için  IMF'ye gidecek'

İktisatçısı Prof. Dr. Korkut Boratav, Türkiye’nin ödemeler dengesi krizi yaşadığını bunun bir finansal krize dönmemesi ve banka iflaslarının önlenmesi için IMF programının makul seçenek olduğunu söyledi.

Boratav, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın büyük bir finansal çöküntüye rağmen IMF’nin kapısına gitmemesi halinde bile, “İktidarda kalmasını önleyecek bir mekanizma yok. Türkiye faşizme geçmiştir” diye konuştu.

Deutsche Welle Türkçe’den Aslı Işık’ın Boratav’la yaptığı söyleşi şöyle:

‘CARİ AÇIK FİNANSMANINDA 238 MİLYAR DOLARA İHTİYAÇ VAR’

Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğu durumun iktisadi tanımını yapar mısınız? Bu bir döviz krizi mi, finansal kriz mı yoksa ödemeler dengesi krizi midir?

Bir terim ile tanımlanmak istiyorsa esas olarak ödemeler dengesinden kaynaklanan bir krizdir. Dünya sisteminin yükselen ekonomiler denilen blokunun uluslararası sermaye hareketlerine bağımlılığının yarattığı sorunlardan biri, metropolden çevre ekonomilerine dönük sermaye hareketlerinde ani bir yavaşlama, durma ya da çıkış olursa bu, kriz yaratıcı şoklara neden oluyor. 1997 Asya krizi tipiktir. Türkiye ekonomisi buna benzeyen 4 krizden (1994, 1998-9, 2001 ve 2008-9) geçti. Aynı sorunla şimdi de karşı karşıyayız.

Uluslararası sermaye hareketlerinin Türkiye’ye ye dönük bölümü Mart’tan itibaren aniden yavaşlamaya başladı. Mart-Mayıs arası yabancı sermaye girişi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 66 oranında azaldı: 16,3 milyar dolarlık yabancı sermaye girişi bu üç ayda 5,6 milyar dolara indi. Bu doğal olarak döviz piyasalarına yansıyacak. Ekonominin dış yapısal kırılganlığı o derece yoğunlaşmıştır ki, şirketlerin ve onlarla bağlantılı olarak bankaların dış borçlarının ve ekonominin bir yıllık cari açığının finansmanında astronomik bir dış kaynak gereksinimi doğmuştur. Şu halde, 238 milyar dolara ihtiyacı var. Fazla dikkat çekmeyen IMF’nin nisanda yayınlanan raporunda, söz ettiğim şok henüz algılanmazken, IMF bu tespitleri yumuşak bir üslupla yapmıştı. Bunun sonucu bir ödemeler dengesi krizi finansal krize yol açacak mı? Finansal kriz, kredilerin döndürülememesinden kaynaklanan şirket iflaslarının bankalara yansımasından kaynaklanan bir krizdir. Buna doğru gidiyoruz.

‘CUMHURBAŞKANI FİNANS KAPİTALİN KURALLARINI İŞİNE GELİNCE UYGULUYOR’

Mevcut durumun finansal krize evrilmesi mi yoksa buradan durgunluk ya da küçülme ile çıkış mı daha muhtemel görünüyor?

Darbe girişiminin ardından seçim atmosferine girilmesi durumu vahimleştiren tetikleyici unsur oldu. Ekonominin dış kırılganlıklarıyla uyumlu olmayan kamu maliyesi ve kredi pompalamasından kaynaklanan bir genişleme oldu. Cari açığın ve enflasyonun tırmanmasıyla bu ivmenin sürdürülemeyeceği ortaya çıktı. Uluslararası piyasalar, serinlemeye geçiş bekliyor. İlk kritik gösterge faizlerin yukarı çekilmesidir. Faizler hızla yukarı çekilirse, 238 milyar dolarlık dış kaynak gereksinimi bir ölçüde krediler pahalandırılarak ve yüksek getiri beklentisi ile sıcak para girmeye başlayabilir. Mayısta bu bekleniyordu fakat Cumhurbaşkanı sistematik olarak faizlerin düşmesine karşı. Bunun iki gerekçesi olabilir. Kendisi kahramanca iç kamuoyuna hitap ediyorum. Büyümeciyim, inançlarım ve ekonomi mantığımın gereği faiz düşmanıyım ve bunda ısrar edeceğim diyor. İkincisi, benim beslediğim ve beni besleyen ana sektör en çok döviz borçlusu sektörlerden biri olan inşaattır. Bunu yaşatmak için faizleri düşük, dövizi de ucuz tutmak istiyor. İktisaden bunu yapması mümkün değil ama ısrar ediyor.
Uluslararası finans çevrelerine “faiz enflasyonun sebebidir” demek mümin bir Hristiyan’a İsa’nın yaşamadığını iddia etmek kadar zındıklıktır. Cumhurbaşkanı finans kapitalin kurallarını işine gelince uyguluyor, gelmeyince uygulamıyor. Türkiye 2007-2009 arası iki yıllık küçülme döneminde dahi 40 milyar dolar cari açık vermiştir. Bundan önceki dönemlerde durgunlaştığı her yıl cari fazla veren ekonomi, 0 büyümede dahi cari açık veriyorsa, uluslararası finans kurallarına karşı çıkacak gücün, yeteneğin yoktur. Cezalandırılırsın. Bir ödemeler dengesi sorunu, finansal krize dönüşür.

‘FAİZ YÜZDE 25’E ÇIKSAYDI MESELE FRENLENİRDİ’

Eylül’de açıklanacak Orta Vadeli Program (OVP) derde deva olur mu? Hükümetin döviz şoku karşısındaki sessizliğini neye yoruyorsunuz?

Bütün bu şoka rağmen, Cumhurbaşkanlığı’nı Erdoğan kazandı. Süper ekonomi bakanı damat oldu. Damat, G-20’ye giderken, “Merkez Bankası şimdiye kadar görmediğiniz şekilde etkin olacak” dedi. Finansçıların beklentisi etkinlik sözcüğü değil, “bağımsızlıktı.” Merkez, 15,9’luk enflasyona rağmen faizi değiştirmedi. Faizleri yüzde 25’e çıkarsa meselenin önemli bir boyutu frenlenirdi. Döviz oralarda istikrar sağlayacak, Türkiye yine döviz şokunu yiyecek ve durgunluğa girecek ama sıcak para, Türkiye yeterince ucuzladı diyerek, gelecekti. Dış finansman yükünün bir bölümü sıcak para girişiyle sağlanabilir ama faiz yüksektir, ister istemez ekonomi frenlenmeye mahkumdur. Bunu yapmadı, son şok da oradan geldi.

‘BANKALARIN BATIŞINA GÖZ YUMMAMAK İÇİN IMF’YE GİDECEK’

Türkiye’nin önündeki seçenekler neler?

Cumhurbaşkanı, önümüzdeki yerel seçimlerde büyük kentlerin yönetimini ele geçirmek istiyorsa, şu andaki söylemini yerel seçimlere kadar sürdürebilir. Ortada bir söylem meselesi var. Krize gidiyoruz ama henüz bunun sosyal yansımaları 2001’deki kadar sert değil. 2009’daki yerel seçimler 3 aylık büyümenin yüzde 14 gerilediği dönemdeydi ve AKP 5 puan kaybetti. Bu riski göze alıyor mu? İnatlaşmayı devam ettirirse, ekonomi o türden bir küçülmeye sürüklenebilir. Şimşek olsaydı, hızlı bir faiz ayarlamasıyla birlikte, dövizi dalgalanmaya bırakıp, şirketlerdeki daralma ve iflasları göze alıp, bankalara yansımasını önlemeyi önerirdi. Bankalara yansımasının önlenmesinin ana yöntemi IMF programıdır. IMF, 2000’de banka borçlarının hazine garantisine alınmasını uygulattı. Yunanistan’da aynı şeyi uyguladılar. IMF doktrininde bu mümkündür. IMF kredisi banka borçlarının ödenmesine tahsis edilir, devlet kemer sıkar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan bu seçeneğe razı olur mu?

Siyasete ve medyaya hakim olan Cumhurbaşkanı ve kadrosu bu büyük teslimiyeti, bir zafer şeklinde de Türkiye kamuoyuna sunabilir. Belki de muvaffak olur. Bankalara da sirayet eden bir büyük finansal çöküntüyü siyaseten kaldırabilir mi? Önünde bir engel olmayacak ki. Normali IMF’ye gitmektir, siyaseten de bunun altından kalkabilir. Bankaların batışına göz yummamak için IMF’ye gidecek. Bunun alternatifinin olduğunu sanmıyorum.

Büyük finansal çöküntüye rağmen IMF’nin kapısına gitmezse iktidarda kalmasını önleyecek bir mekanizma yok. Türkiye faşizme geçmiştir. Faşizm kalıcıdır. Halk sürünecek, dine, imana daha fazla sarılacak. Cemaatler eliyle, dayanmaya çalışacak. Halkın direnme gücü yoktur. IMF seçeneği makuldür, şirketler batar. Bankalar kalır. Şirketlerin batması Cumhurbaşkanı’nın özel problemidir. IMF seçeneği altında Kanal İstanbul gibi büyük yatırım projeleri kalkar. Başlamış olanların şartları gözden geçirilir.

‘KAMU HARCAMALARININ MİLLİ GELİRİN YÜZDE 2’Sİ KADAR AZALTILMASI İSTENİYOR’

Türk bankaların Avrupalı bankalardan büyük ölçüde sendikasyon kullandıkları biliniyor. Bankaların içine düştüğü ödeme sıkıntısı Avrupa’ya da yansır mı?

Avrupa’nın çürük takıma borç vermemesi gerektiğini bilmesi gerekirdi. Çürük takıma borç verirse sineye çeker. Serbest ekonominin ana kurallarından biridir, borç veren riski göze alır ve zararı sineye çeker. Avrupa bankalarını kurtaracak olan, Türkiye’nin IMF’ye gidip, banka borçlarının Hazine tarafında devralınmasıdır. Bu olmazsa, zararı çekecekler.

Hükümet, özel sektör borçlarını üstlenmeyebilir mi?

Türkiye’nin kamu borcu göstergeleri Maastricht kriterlerinin altında fakat IMF’nin “sistemin arızalı bölgesinden kaynaklanan krizi düzeltme yükümlülüğü kamuya da yansır” diye katı bir ilkesi var. Nisan raporunda, kamu açığının yüzde 1,5’a çıktığı bunun 2019 veya 20’de artı yüzde 0,5’e çıkarılmasını istiyor. Bu, kamu harcamalarının milli gelirin yüzde 2’si oranında aşağı çekilmesi demektir. Bu da ekonominin en az yüzde 3 oranında küçülme demektir. Özel sektörün yamukluğundan kaynaklanan krizin düzeltilme yükü son tahlilde kamuya yansıdığı ölçüde kamu hesaplarının Maastricht kriterlerinin aşağısında olması Türkiye’yi kurtarmayacak.

‘ARJANTİN RADİKAL SEÇENEĞİ SEÇTİ, ÇÜNKÜ CARİ AÇIK VERMİYORDU’

Krizi frenleyecek bir etken var mı?

Şu anda krizin ağırlaşmasını frenleyebilecek bir etken var. Mart-Mayıs aylarında 6,5 milyar dolar kayıt dışı sermaye girmiş. Geçen yılın aynı aylarında 3,8 milyar dolar kayıt dışı para çıkışı var. 10 milyarı aşkın bir kaynak aktarımı var. Acaba Cumhurbaşkanı’nın bizim bilmediğimiz bir güvencesi var. Kendisine borçlu olan sermaye sistemine vergi mi kesiyor, paralarınızı sisteme sokun mu diyor. 2009 krizinde 12 aylık dönemde yine böyle bir şey yaşanmıştı. Bu da bir belirsizlik.

Hükümet, seçeneklerden biri olarak sermaye hareketlerinin kısıtlanması, borçların konsolidasyonu ve ithal ikamesi politikasına geri dönebilir mi?

Bunun bir örneğini Arjantin 2002’de dış borçlarını külliyen askıya alarak yaptı. Bunu uygulamak için sermaye hareketlerini denetledi. Döviz hesaplarından çekişi sınırladılar. Şirketlerin dövizle borçlanması önlendi. Devletin dış borçlarının üçte birinin yapılandırılması müzakere edilir. Büyürken ödeyeceğim, küçülürken ödemem dersin. Bunun için ekonominin dış dengesinin, ithalatını ihracatı ile sınırlamak lazım. Bu da halk sınıflarının yoksullaşması demek. Bu yoksullaşmayı sermaye sınıfına yüklemen lazım. Adamlar batarken, ister istemez devlet kamulaştırmak zorunda kalacak. Bir sürü insan işsiz kalacak. Arjantin radikal seçeneği seçti çünkü halk ayaklanmıştı.

Bu yoksullaşmanın maliyetini halk tek başına nasıl üstlenecek. Burjuvaziden servet vergisi ile ortak olmasını isteyeceksin. Bu çok zor bir seçenek. Bankalar büyük ihtimalle kamulaştırılacak. Alacağını TL’ye çevirip, kuru da enflasyona bağlayabilir. Türk bankalarından alacakların hepsi TL’ye çevrilebilir. Bu bir pazarlık gücü ve ihtimal dahilindedir. Tarih boyunca bu borçlar zaman zaman ödenmemiştir. Yunanistan bunun sınırına geldi. Maliyeti de AB’den değil Euro’dan çıkmaktı. Bunun sonunda Türkiye, planlamaya geçecek. Bütün mesele dünyada yalnız kalır. O zaman kendine yeni hakiki ortaklar bulabilirsin. Bu seçenek dünyaya meydan okunma seçeneğidir. Arjantin o güçteydi çünkü cari açık vermiyordu. Bu politikaları uyguladığı tüm yıllarda cari açık vermedi. O nedenle dış borçları ödememenin maliyeti ağır olmadı. Bu, 1998 ve 2001’de yapılabilirdi. Arjantin bu yolu seçtiğinde Türkiye’nin bu kadar ithalat bağımlılığı yoktu.

Önerilen Haberler
Son Güncelleme: 10.08.2018 11:11
Anahtar Kelimeler:
IMFErdoğanKorkut Boratav
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
abdullah 2018-08-10 08:38:01

öyle her şeyi babalar gibi satarsanız parasını betona yatırırsanız üretmezseniz olacağı bu ben cahil kafamla biliyorum siz bilmiyorsunuz.

Misafir Avatar
apo_manyağına 2018-08-10 14:40:49 @abdullah

@abdullah x*************** ulan deyyus betonsuz ne yapılır bi söyle. farikaya beton, santrale beton, eve beton . başına yıkılsın beton emi. evinin betonu.. pislik hain cahiller sizi.

Beğenmedim! (3)
Misafir Avatar
doların düşmesi için dua edilir 2018-08-10 11:27:21 @abdullah

banka hesap nosuna 1000 tl yatırın .doların gezdigi yerlere ip geriyoruz ayagı takılıp düşüyor ve hemen ardından 500 tlye başı yarılsın için beddua var..

Beğenmedim! (0)
Misafir Avatar
akpli namaz kılan 2018-08-10 11:12:42 @abdullah

reiz bundan sonra PARASI OLMAYAN araç vergisi,ssk ,iş yeri vergisi,kdv yi vergi dairesinde 8 rekat namaz kılarak ödesin,birde 1 saat hayır dua ETSİN

Beğenmedim! (0)
Misafir Avatar
parayi beton a gomersen olcagi bu 2018-08-10 11:06:01 @abdullah

1 fabrika acilmadi ??

Beğenmedim! (0)
Misafir Avatar
@abdullah x---senin--------cevap 2018-08-10 11:05:17 @abdullah

eşşek ananla meşgul..

Beğenmedim! (0)
Misafir Avatar
abdullah 2018-08-10 10:54:02 @abdullah

siktir git götveren ! AQ ibnesi!

Beğenmedim! (1)
Misafir Avatar
bence reiz 2018-08-10 10:52:26 @abdullah

saraydaki tvlerin yandaş kanalları kapatsın arasıra atv seyrediyor galiba birde saraya 1200 adet suriyeli alsın çalışması için göz önünde olursa belki onlardanda bıkar

Beğenmedim! (1)
Misafir Avatar
: @abdullah x---senin 2018-08-10 08:49:17 @abdullah

t: @abdullah x--------------ötüne eşşek soksun. yavşak.

Beğenmedim! (8)
Avatar
Bilen 2018-08-10 08:06:49

Hani IMF'e borc veriyordunuz, ne oldu. Artik dünya ülkeleri ve Ekonomistleri Erdogan ve damada güvenmiyor. Türkiye Ekonomide tepe taklak. Cok yazik ettiniz coooook

Misafir Avatar
trollere verilen son para ile 2018-08-10 09:17:40 @Bilen

hücuma geçenler artık trol parası ödenmicek küstah yazan puşt

Beğenmedim! (0)
Misafir Avatar
ÜNLÜ İKTİSATÇIMI?.. KÜSTAHMI? 2018-08-10 08:47:57 @Bilen

Küstah iktisatçı. sen aynen psikolojik olarak hamile kalıp doğrurma yöntemini bilmeyen bir manyak gibisin. acaba bebeği ağzındanmı doğursan, kıçındanmı doğursan, sırtındanmı doğursan ama asla normal doğum yolları aklına gelmez. çünkü kafayı sıyırmış bir aklını yütirmişsin.

Beğenmedim! (5)
Avatar
abd..ve ab..balyozla (dolar/ ero) türkiyeye vuruyo 2018-08-10 11:11:34

osmangazi ..köprüden geçiş..43 dolar..= 240 lira üstü..
ve benzerleri...yani müteahhitler (köprüleri ve hast.neleri yapanlar) çift KÂR etmeye başladılar..millette 7.00 liradan dolar alacak ...
akp.durdukça abd..ab..Türkiyeyi bitirecektir..Göreceksiniz..Çünkü akp.yi sevmiyorlar.

Avatar
gdgf 2018-08-10 08:15:58

ahada buraya yazıyorum işsizlikten millet 100 liraya aldıgı mallı yokluktsn 10 liraya satıcsk her mahale de bit pazarları olaçak milete beyaz ekmek yedirirseniz böyle mal olurlar

Misafir Avatar
gözlemci dede 2018-08-10 09:19:10 @gdgf

malı satmakla kalmıcak karısını kızını satacak ibineler

Beğenmedim! (0)
Avatar
: @abdullah x---senin--------cevap 2018-08-10 11:01:40

eşşek ananla meşgul..

Avatar
taco 2018-08-10 11:28:39

bunu yapmalarinin tek nedeni var amacta o yönde bizim kendini muhalefet sanan aptallar gelecegi göremeyen aptallar bunlar bilincli yapiliyor göreceksiniz 2023 e kadar din pompalanacak millete bunlar bir planin parcalari seriata gecersek her sey iyi olacak denilecek iste bu yuzden halk lackalasacak her sey batsin insanlar ancak dini bir rejimde rahata kovusur temasi islenecek göreceksiniz bunlar olacak 2023 kadar o tarihtede seriati ilan edecekler siz uyumaya devam Gizle

Avatar
erol 2018-08-10 13:02:45

siktirsin gitsin bir daha geri gelmesin amk ç.

Avatar
taco 2018-08-10 11:29:40

bunu yapmalarinin tek nedeni var amacta o yönde bizim kendini muhalefet sanan aptallar gelecegi göremeyen aptallar bunlar bilincli yapiliyor göreceksiniz 2023 e kadar din pompalanacak millete bunlar bir planin parcalari seriata gecersek her sey iyi olacak denilecek iste bu yuzden halk lackalasacak her sey batsin insanlar ancak dini bir rejimde rahata kovusur temasi islenecek göreceksiniz bunlar olacak 2023 kadar o tarihtede seriati ilan edecekler siz uyumaya devam Gizle