Çok karmaşık süreçler yaşıyoruz. Resmen savaş halindeyiz.

te taraftan, dost – düşman,  taraf, - cephe,  müttefik – itilaf , - iyi - kötü, sevgi – nefret, …

Çok geçişken ve değişken…

Bu kaygan zeminde seneye bir yana,  3-5 gün sonra ne olacak, öngörülemez noktaya geliyoruz.

Bu kaos psikolojisini bir an önce terk etmek gerekir.

Bu arada, 20 Ocak 2017 den sonra, Trump koltuğuna oturunca neler olacak?

Amerika ve NATO, Rusya – Türkiye yakınlaşmasına nasıl tepki gösterecek?

Ülkede gayri resmi ekonomik seferberlik yaşıyoruz.

Zorunluluklar “Milli” olmaya çok değer kazandırmaya başladı.

Bu önemli.

Cumhurbaşkanı’nın bir çağrısıyla yüzbinlerce insan, aman devletimize sahip çıkalım samimi duygusuyla, dolarlarını bozdurmaya ve Türk Lirasının değer kaybını önlemeye omuz veriyor.

Krizle mücadeleye karşı bu yöntem çok farklı bir durumdur.

Böyle, seferberliğe gönüllü halk her devlete nasip olmaz!

Ve Hükümet ek ekonomik kararlar alarak bu olumsuz gidişe ve krize dur demeye çalışıyor, haklı olarak.

Dileriz ki, ülkemiz bu krizi alt edebilir.

Ancak, halkın minimum yarısında dayatılan Anayasa ve Başkanlık rejimi kaygısı olunca ekonomik seferberliğe katılım azalır.

 

Ya birlik, ya da ekonomik buhran

 

Ekonomik kriz ile ancak toplumun bütün unsurları el birliği içinde baş edebilir!

Toplumsal konsensüs sağlanmadan, BAŞKANLIK ve ANAYASA DEĞİŞİMİ ısrarı ile toplum bölününce ekonomik seferberlik ne kadar başarılı olabilir?

Hele sadece kurultaya bile gitmeyi göze alamayan bir muhalefet parti başkanının desteğine dayanılarak!

Fetö terör örgütünün siyasi ayağına dokunulmadan riskli bir yol değil mi, bu?

EKONOMIK KRIZI AŞMAK MI ÖNEMLI, 14 YILLIK TEK BAŞINA İKTİDARI DAHA DA GÜÇLENDİRMEK Mİ?

Ekonomik seferberlik için toplumun tabansız değil, ama gerçek güçlerinin geniş desteği önemlidir.

SİYASİ KRİZ YARATILIRSA, EKONOMİK KRİZLE BAŞA ÇIKILAMAZ!

Midyat’a pirince gitmek isterken, evdeki bulgurdan olmak da var.

Zira ülkemizde her gün yeni bir son dakika sürprizi yaşıyoruz!

TUTARLI OLMAK GEREK, TUTARLI!

Ayrıca ekonomik seferberlikte TUTARLI olmamız gerek.

Tasarruf ve fedakârlık herkeste ve her yerde olmalıdır.

Ayşe teyze, Ali amca vatansever duygularla zor anlar için sakladığı 100 Dolarını Türk Lirasına çevirirken, birileri 80 milyon dolara ultra lüks VİP uçak alıyor…

Öte taraftan, bazıları Lale devrinde, hatta boğazdaki balıklara altın atan Sultan İbrahim zamanında yaşanılmamış israf ve lüks ve VİP yaşamlar sürdürüyor.

(Lüks makam araçlarından başlayın saymaya…)

Diğer tarafta yoksulluk, sefalet, korku ve umutsuzluk!

Bu ne perhiz, ne lahana turşusu!

Ülkemizin ekonomik olarak büyümesi şart.

Tabii, bunun için ekonominin ağırlık merkezinin hızlı bir şekilde inşaat sektöründen, verimliliği esas alan sanayi ve tarım sektörüne çekilmesi, ama özellikle yeni ve modern BİLGİ TOPLUMU’nun gereklerine uygun hale getirilmesi şarttır!

Bunun için de, modern, bilimsel, çağdaş ve pozitif bilimleri esas alan büyük bir EĞİTİM REFORM VE SEFERBERLİĞİ gerek.

Lafın kısası:

BİRLİK ve TOPLUMSAL KONSENSUS SAĞLANMADAN ve

BİLGİ TOPLUMUNA GEÇMEDEN,

EKONOMİK SEFERBERLİK UZUN VADEDE ETKİLİ OLAMAZ!

 

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.