banner87
Yaklaşık bir aydır herkes olası Suriye operasyonunu konuşuyor.

Bir aydır tehditler ve askeri yığınaklar yazılıp çiziliyor.

Suriye'nin kuzeyinde Kürt devletine izin verilmeyecek ve IŞİD Türk sınırına yaklaşınca fena olacak..

1980'li yılların ortasından itibaren Türkiye yüzlerce kez 'Kuzey Irak'ta Kürt devletine izin vermem' dedi ama 1991'de Kürt devletinin kurulmasına en büyük katkıyı sağlayan Çekiç Güç'ü barındırdı sonra da Irak'ın işgaline destek vererek bu olası devletin yolunu açtı.

Sonra da Barzani Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın en stratejik müttefiği oldu.

Gelelim PKK'ya.

Ankara 30 yıl içinde 28 sınırötesi operasyon ile PKK'nın Kuzey Irak'taki varlığına son veremedi, Türkiye toprakları içinde 5-6 bin PKK militanını yok edemedi ve sonunda Abdullah Öcalan ile masaya oturdu.

Özetle Kuzey Suriye ve PYD ile ilgili tüm söylemler palavra ve Türk halkını kandırmak içindir.

Peki IŞİD fena olur mu ?

Bu da palavra.

Süleyman Şah Türbesi'nin taşınma hikayesini herkes biliyor.

Ankara bu konuda samimi ise bu kadar asker yığmaya gerek yok.

Yarın sabah bir saatlik operasyon ile IŞİD'i Cerablus'tan kovar ve kendi yandaşı Nusra militanlarını kasaba ve çevresindeki köylere yerleştirir. Böylece IŞİD Türk sınırından uzaklaştırılmış olur.

Bu iş de palavra.

IŞİD iki yıldır Cerablus ve çevre köylerindeki Türkmenlerin tümünü kovmuş ama Ankara sesini çıkarmamış.

Türkmenler ya da olası Kürt devleti Ankara'nın umrunda değil.

Tıpkı Irak'ta olduğu gibi.

Ankara'nın tek derdi vardı ve şimdi de öyle.

Kürtler, IŞİD ve kendi yandaşı Nusra ve onlarca grup kendi aralarında değil dolaylı da olsa ittifak halinde Esad'a karşı savaşmalı.

Ankara'nın askeri yığınağının tek anlamı budur.

PYD Esad'a karşı savaşıp devlet kuracaksa sorun yok.

IŞİD her gün 20-30 Suriye askerini öldürecekse 'aferini hakediyor'.

IŞİD'ten hiç farkı olmayan Nusra, ÖSO ve benzeri onlarca terör grubu Esad'ı zorladıkları sürece sınırsız destek ve yardım alacaklar.

Dört yıldır bu böyle.

Dört yılda Suriye ordusu ve güvenlik güçleri bir anlamda Türk ordusu ile savaşıyor.

Terör örgütlerinin tüm lider ve komutanları sürekli Türkiye'deler ve Ankara onlara her konu ve alanda sınırsız destek verip yardım ediyor.

Dünyanın dört bir yanından gelen on binlerce ruh hastasının Türk sınırından geçip Suriye'de IŞİD ve Nusra'ya katılması herkesin bildiği konu.

Suudi Arabistan ve Katar'ın da katkı sağladığı Ankara'nın bu çabasında ruh hastalarına bir tek görev veriliyor :
Gidin tüm Alevileri ve onlara destek veren Şiileri ve gerekirse yardım eden Sünnileri öldürün.
Öldürme şeklini de kendi ruh halinize göre belirleyin.

Onlar da dört yıldır bunu yapıyor.

Dünya tarihinde böyle bir olay yaşanmadı.

Beş komşu ülke yani Irak, Türkiye, Ürdün, Lübnan ve İsrail'den destek alan yüz bin kadar terörist Suriye'ye çullanmış. Batılı ülkelerin de desteğini alan bu teröristler tüm cinayetlerine rağmen Suriye halkını, ordusunu ve devletini yenememişler.

Suriye ruh hastası İslamcı katillerin eline düşmüş olsaydı inanın bana bugün çok karanlık bir coğrafyada ve Türkiye'de yaşıyor olacaktır.

Suriye; dünyadaki tüm anti-emperyalist, anti-Siyonist ve çağ dışı kral, emir ve şeyhlerin beslemesi gerici ve karanlık düşmanı güçler adına savaşıyor.

Demokrasi, özgürlük ve benzeri laflara kanan ve her zaman yanılan bazı entel aydınlara rağmen.

Türkiye'nin 5-10 PKK'lı ile 30 yıl baş edemediği hatırlanırsa Suriye'de yaşanan pis oyunun ne denli büyük olduğu ortaya çıkıyor.

Üstelik benzetme farklılığına rağmen PKK'lıların küçük çaplı silahlarına karşı Suriye'de savaşan ruh hastası teröristlerin tankı, topu, roketi, füzesi ve kimyasal silahı var.

Suriye'de şimdiye kadar güvenlik güçlerinden en az 70-80 bin insan öldürüldü.

Ankara son yığınak ve savaş provakasiyonu ile daha fazlasının ölmesini istiyor.

Yığınakla Nusra, ÖSO ve diğer terör gruplarına 'Korkmayın Halep'e saldırın ben arkanızdayım' demek istiyor.

Yığınakla IŞİD'e 'Halep'e saldıran benim adamlarıma dokunursan fena yaparım' mesajı gönderiyor.

Yığınakla Ürdün, Lübnan, Irak ve İsrail cephelerinden eş zamanlı olarak saldıran gruplara 'Korkmayın sıkışırsanız ben de Suriye'ye girerim' demek istiyor.

Gireceği yok ama konuşmanın ve YAS öncesinde biraz hareketliliğin ne zarar olabilir.

Üstelik hamaset AKP ve MHP'ye oy verenleri her zaman mutlu eder.

Macera ve aksiyon varsa süper olur.

Örneğin Erdoğan İran, Rusya, Çin ve hatta tüm dünyaya kafa tutarsa.

Bu sefer Emevi Camii olmaz Mekke'yi almak lazım.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.