Kış aylarının geçmiş yıllara oranla daha soğuk geçeceğini uzmanlar, birkaç ay önce açıklamış ve uyarıda bulunmuştu. Daha soğuk kış demek, daha fazla elektrik ve doğal gaz tüketimi anlamına geliyor. Geçmiş yıllarda da benzer durumlar yaşanmış ancak herhangi bir kriz durumu olmamıştı. Bakalım çekirge bu yıl da sıçrayabilecek mi?

Malum Rusya krizi canlılığını koruyor, her ne kadar şu ana kadar enerji arzında bir sorun olacağına dair herhangi bir açıklama olmasa da Ankara’da kaygılı bir hava hakim. En son gelen haber, bunu destekliyor… Çünkü BOTAŞ, bazı büyük elektrik üretim santrallarına yazı yazarak gaz çekiş miktarlarını yüzde 50 kapasiteyle sınırlandırdığını duyurmuş. Türkiye’de toplam elektriğin yüzde 48’i doğal gaz çevrim santralları tarafından üretiliyor. Yani elektrik üretiminin azalacağını öngörebiliriz.

Kamu bu tür durumlarda, kömür santralları, ikincil yakıtlar ve HES’lere yükleniyor ama şu andaki üretim portföyü dağılımı nedeniyle bu önlem çok kısa vadeli bir çözüm olacaktır.

İnternet sitelerinde yer alan haberlerde BOTAŞ’ın bu duyurusunun ardından elektrik spot piyasasında fiyatların 4 kuruş kadar yukarı çıkmış. Gerçi bir süredir üreticiler düşük fiyatlardan şikayet ediyordu, bu onlar için sevindirici bir durum olabilir ama bu artış nereden karşılanacak yanıtlanması gereken soru bu.

Son zam 1 yıl önceydi...


Bloomberg’de yer alan bir analize göre elektrik piyasası uzmanı Candaş Gülez, spot piyasa fiyatlarında görülen bu artışın elektrik santrallarına yönelik gaz tedarikinin sürekli olarak azalması durumunda geçici olmayacağını ifade etmiş.

Türkiye’de elektrik ve doğal gaza zam en son Ekim 2014 yılında yapılmıştı, yani bir yılı geçti… O tarihte yapılan zam yüzde 9’du. Daha önce de Ekim 2011’de yüzde 14,3, Nisan 2012'de yüzde 18,7 ve Ekim 2012'de yüzde 9,8 oranında zam yapılmıştı. Son 4 yılda doğal gaz fiyatları yüzde 57,9 oranında artmış oldu.

Elektrik için de aynı durum söz konusu, hatta burada durum çok daha çetrefilli. Zira tüm elektrik üreticileri, tüketici fiyatlarının maliyetleri karşılamadığını yüksek sesle ifade ediyor. Geçen ay, Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği Başkanı Nihat Özdemir, en az yüzde 10 zam yapılması gerektiğini belirtmişti. Yine kısa bir süre önce Türkiye’nin en büyük elektrik üreticilerinden olan Enerjisa’nın Başkanı Mehmet Göçmen de sistemin ayakta kalabilmesi için en az yüzde 37 zam gerekiyor demişti.

Enerji fiyatlarına sıkça zam yapmamak hükümetin bir politikası. Bu bölümü sübvanse ederek fiyatları düşük tutma isteği eski Başbakan Erdoğan döneminde başlamıştı, Davutoğlu tarafından da sürdürülüyor. Ancak bu sübvansiyon gerçek maliyetleri, sorunları gizlediği için sistemin sağlıklı büyümesini de engelliyor.

Tüm bu ‘direnişe’ karşın benden söylemesi, 2016’nın ilk günlerine elektrik ve doğal gaza ciddi bir zamla girmemiz kaçınılmaz…


Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.