banner87

'Arap Baharı' sonrasında Müslüman Kardeşler Mısır'da iktidar olunca birileri çok sevindi!
Müslüman Kardeşler Örgütü İngiltere'nin dolaylı yardımıyla 1928'de kuruldu.
Yani Saltanatın iptal edilmesinden  6 ve Hilafetin kaldırılmasından 4 yıl sonra.
İngiltere dâhil emperyalist ülkeleri yenen Türk halkının Cumhuriyet ilanından 5 yıl sonra.
Türkiye'de yenilen İngilizler Türkiye kadar önemli olan Mısır'da gardını aldı.
O tarihten sonra Müslüman ülkelerde kurulan tüm İslamcı  parti ve örgütler Müslüman Kardeşler yolunda yürüdü.
1945'e gelindiğinde devreye ABD girdi ve Siyasal İslamı pazarlamak için Suudi kral, emir ve şeyhleri kullandı.
Parasal ve ideolojik olarak.
Yani Vahabilik.
Suudi Arabistan o tarihten sonra dünyadaki tüm parti, örgüt, cemaat, dernek, okul, cami ve hatta hükümetlere 300 milyar dolar para dağıttı.
Yani satın aldı.
İslamın içini boşaltmak, bağnazlaştırmak ve radikalleştirerek ABD'nin emrine vermek için.
Kaide, Taliban, El-Şabab, Boko Haram ve benzerleri Suudi parası ve CİA becerisiyle kuruldu.
'Arap Baharı' bu tezgâhın devamı.
Ama bu kez işin içinde mezhepsel  düşmanlık ve provokasyon vardı.
Alevi ve Şiilere karşı.
AKP'nin de katkısıyla.
Çok önemli başarılar elde edildi.
İşte bu nedenle birileri 'Arap Baharı'na çok sevindi.
Hem de başkaları adına.
Kahire'ye gidip Halife dönmeyi hayal edenler oldu.
Yavuz Selim gibi.
Üçüncü Köprünün adı Yavuz Sultan Selim oldu.
Emevi'de namaz kılma hayalleri kuruldu.
Yavuz gibi.
Önce Şam'da Emevi'de namaz sonra Mısır'a uzanıp orada Halife ilan edilmek.
Olmadı.
Esad herşeyi bozdu.
Ama 'Büyük Hayallerden' vazgeçmek yok.
ÖSO ve ruh hastası katilleri toplayıp Suriye'ye girildi.
24 Ağustos 2016 özellikle seçildi.
Yavuz'un Suriye'ye girişinden tamı tamına 600 yıl sonra.
Türk ordusu müttefikleriyle birlikte önceki gün Mercidabık'a saldırdı.
Mercidabık Yavuz'un Memlukileri yendiği yer.
Şimdi o kasaba IŞİD işgalinde.
El-Bab, Menbiç, Rakka ve Musul çok moda sözcükler.
Ankara bu yerleri IŞİD'in elinden almak için sürekli plan yapıyor.
Haberlere bakılırsa Musul için binlerce Iraklı Sünni Türkiye'de eğitiliyor.
Olası 'Şii planlarına' karşı!
IŞİD ve NUSRA da böyle ortaya çıktı.
Barzani'nin de gözü Musul'da.
Musul; Şam, Kahire ve Filistin gibi eski Osmanlı vilayeti.
Vilayet; Erbil, Süleymaniye, Kerkük ve Musul'u kapsıyor.
İlk üçü Kürtlerin  kontrolünde.
Kerkük dahil. Hem de AKP'nin onayıyla.
Lozan tartışmasının zamanlaması işte bu nedenle çok önemli.
Lozan yoksa Cumhuriyet de yok.
Cumhuriyet yoksa 1925'de Musul'u  İngilizlere bırakan anlaşma da yok.
Ama 1920'li Sevr var.
Hayal kurmak ve fantezilerle eğlenmek serbest.
Sanki bu coğrafyanın kaderini bir tek AKP belirleyecek.
Osmanlı'yı çökerten ama kurtuluş savaşında yenilen ülkeler armut topluyor.
Abdülhamit'i anmak ve yüceltmek için zamanlama çok uygun.
TSK'yla Suriye'ye giren gruplar içinde Abdülhamit, Murad ve diğer Osmanlı sultanlarının adını alan  örgütler var.
Hepsi Müslüman Kardeşler kökenli.
Son 90 yılda kurulan ya da kurdurulan tüm örgütler gibi.
Ilımlı ya radikal.
Hepsi esas patron gibi ruh hastası.
Suudi yönetimi.
Şimdi en büyük müttefik Amerikan kıskacında.
11 Eylül saldırısındaki rolünden dolayı.
11 Eylül  kurbanları tazminat için mahkemelere  başvurmaya başladı.
Yasa geri çekilmez ve mahkemeler beklenen kararları verirse Suudi'ler 6-8 trilyon dolar tazminat ödeyecek.
İflasın eşiğinde bu ülkenin işi bitecek.
AKP buna çok üzüldü.
Cumhurbaşkanı Erdoğan 11 Eylül yasasına çok kızdı.
İslam İşbirliği Örgütü de.
Herkes Suudilerden para almış ve alıyor.
'Arap Baharı'nda ve özellikle Suriye'de AKP'nin en büyük müttefiki Suudiler.
Amerikalılar yan çizmez ve Suudilere yönelik tavırlarını sürdürürse AKP’nin işi çok zor.
Emevi'de namaz ve Kahire'de Hilafet  olmadığı gibi Rakka ve Musul da olmayacak.
Anlaşılan bu kadar kan yetmedi.
Anlaşılan hayal kurma cehaleti ve rüya görme beceriksizliği tatmin için yeterli olmuyor.
Az bir şey Amerikan hormonu gerekiyor.
Riyal bitti Amerikan doları verelim.
Nasıl olsa o da yeşil.
İslamı çağrıştırıyor.
Yani Osmanlı'yı.
Azıcık da AKP'yi.
Camilerde sela okunuyor.
Mehter takımının sesini duyar gibiyim.
Bir adım ileri iki adım geri.
Emevî ve Kahire'de hilafet olmadı Rakka ve Musul'da niyaz hiç olmaz.
Olursa Türkiye kalmaz.
Yoksa plan bu mu?

 

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.