banner87

Dün Çağlayan Adliyesinde Enis Berberoğlu'nun da yargılandığı kamuoyunda MİT Tırları olarak bilinen haberin davasını izledim. Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlan haber ‘devlet sırrı’ denilerek, haberi verdiği iddia edilen CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu, Can Dündar ve Erdem Gül ile birlikte yargılanıyor.

Ben daha çok Enis Berberoğlu için o davayı izliyorum. Erdem Gül'ü de ANKA adına eski Refah Partisi muhabiri olarak bilirim. 28 Şubat sürecinde Genelkurmay'da esas duruşta bulunan sözde gazeteciler bugünün, "yandaşı" olurken, Erdem Gül selam bile verilmeyen RP kurmaylarının görüşlerini tarafsız bir biçimde kamuoyuna aktarıyordu.

Can Dündar için söylenecek tek şey var benim için; ‘tipim değil’ argo deyim ile. Ne gazeteciliğini, ne haberciliğini bilirim. Bildiğim kadarı da çok olumlu sayılmaz. Bu konu bugünün meselesi değil ama Atatürk ile ilgili sözde yapıtındaki, "uydurma ve zorlamaları" bir yana bıraksak bile ‘yetmez ama evet’çi kesime yakınlığı dâhil ilişkileri, kendisine karşı hep mesafeli durmama sebep olmuştur.

Enis Berberoğlu bugünlerde tekrar hedefe konulan Hürriyet Gazetesi'nin Genel Yayın Yönetmenliğini 5 yıl başarıyla yürüttükten sonra siyasete atıldı. Söz konusu haber yayınladığında CHP'nin medyadan sorumlu genel başkan yardımcısıydı. Söz, Enis Berberoğlu ve Hürriyet'ten açılmışken isterseniz bu konuyla ilgili kanaatimi de aktarayım. 

Bana göre tam bir operasyon haberi. Sedat Ergin Milliyet Genel Yayın Yönetmenliğinde çok başarılı olmamasına rağmen Enis Berberoğlu ayrılınca Ertuğrul Özkök'ün de teşviki ile Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni oldu. Çok başarılı bir genel yayın yönetmeni olamadığı bu durumdan da belli değil mi? İyi kaptan, gemisini fırtınalı havada limandan çıkarmayandır. Ergin, Kaptan Köşkü Hürriyet'i yaz aylarında ağırlanmaktan mutluluk duyduğu Aydın Doğan’ın yatı ya da teknesi mi zannetti? Hürriyet'te manevra ağır ağır olur. Baştan söyleyeyim bu haberin sunumu doğru değildir. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan sonuna kadar haklıdır. 28 Şubatın yıldönümü öncesi “TSK rahatsız” sunumu hem acemice hem de geçmişte kalan toptancı yaklaşımı ile hazırlanan sipariş başlıkları bir anda hepimize hatırlatmıştır.

Bu haberin en basit 5 N 1 K  unsurları bile oluşmamıştır. Bu haber bile değildir. Kusura bakmasın Hande Fırat haberci de değildir. Ömründe bir gazete için kaç haber yazmıştır. Bu da tartışmalıdır. Dahi ömründe bir gazete için kaç haber yazdın Hande Fırat. Sen başarılı bir sunucu ve canlı yayıncısın. Sedat Ergin'in gazeteciliğini değil yöneticiliğini sorguluyorsak, Hande Fırat'ın yöneticiliğini, habercilik başarısını da masaya yatırmalıyız. Bu manşet haber değildir. Kulis haberi de değildir. Miş, miş... Kim demiş? Hangi komutan demiş, niye demiş, kimi muhatap alarak demiş?

Enis Berberoğlu Hürriyet'te AKP ve Devlet Bahçeli başta olmak üzere MHP'li siyasetçilerle hep iyi ilişkiler kurdu. Tarafsız davrandı. Başta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan olmak üzere hem kurumlar ile siyaset bağlantılarını başarıyla yürüttü, hem de kurumunu iyi temsil etti. Bu işin teknik yönü…

Siyaset yönüne gelince; Taksim'de cami projesini 20 yıl sonra tekrar canlandıran iktidar, muhafazakâr kesime mesaj vermeye çalışıyor. CHP ve Kemal Kılıçdaroğlu bu oyuna düşmedi. Anayasa Mahkemesi’ne de gitmeyerek AKP iktidarının "hodri meydan seçime" meydan okumasına da prim vermedi. CHP bu oyuna düşmedi. Ama Doğan Grubu düştü. Daha doğrusu Sedat Ergin düştü. Düşmeseydi. Bu manşet AKP'nin tabanına ve muhafazakâr kesime yönelik, "Bakın bunlar hala pusuda...

Evet, Hulusi Paşa ve komuta kademesi iyi ama bakın hala ihtilal heveslileri var" malzemesini verdi bile. Ben şunu merak ediyorum. Bu açıklamaya niye gerek duyuldu da Hande Fırat'a bu notlar isimsiz verildi. Ortada yanlışlık varsa Hande Fırat o gazetenin Ankara Temsilcisi daha doğrusu ikinci ismi değil mi?

Enis Berberoğlu mahkemesinden başladık nerelere geldik. Bu konularda inanın kendimizi sıkarak yazıyoruz. Bu sebeple bölük pörçük oluyor. Enis Berberoğlu asla ülkesine ihanet etmez. Bu suçlamalar doğru değildir, politiktir. O mahkemeye gelecek olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan dahi olsa, Enis Berberoğlu için farklı şeyler söylemeyecektir. Tıpkı dün Soner Yalçın'ın şahit olarak mahkeme huzuruna çıktıktan sonra "Ben üzerime düşeni yaptım. Enis Berberoğlu FETÖ'cü olamaz" mesajını verdiği gibi. Keşke bu noktaya gelmeselerdi ama yine de Soner Yalçın'ı kutluyoruz. CHP'li arkadaşlarına her zeminde  destek veren  CHP'nin sokaktaki güler yüzlü kurmayı Gürsel Tekin'i de. 

Kim ne derse desin Türk adaletine inanan bir insanım. Bu formaliteden söylenen bir söz değildir. Sosyalist ve sendikal hareket adına yıllarca hapishanede yatan bir kişi olarak söylüyorum. Ali Horasan başkanlığında Ömer Karagöl, Arif Atanıan, Mehmet Yeşilkaya ve Serhat Gül'ün üyeliğini yaptığı mahkemeye de güveniyorum. Unutmayın ki 15 Temmuz'dan sadece toplumun bir kesimi ders almadı. Hâkimlerimiz de en çok adalete muhtaç olduğumuzu gördü. Davanın 27 Nisan'a bırakılması da kararın siyasi baskılar ve toplumsal gerginlikten uzak bir atmosferde alınacağı anlamında olumlu bir gelişmedir.

 

 

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.