banner87
   Önce DP, sonra AP, ardından ANAP hep feodal ilişkilerle ‘Kürt, hatta Kürtçü  politikalara’ zemin hazırlayan politikalar gütmüştür.  Menderes, Said-i Nursi’nin torunu Abdülmelik Fırat’ın yaşını büyüterek milletvekili  yapmıştı.    Merhum Demirel, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Listelerini hazırlamadan önce Kasım  Küfrevi gibi isimler aracılığı ile mutlaka Molla Mustafa Barzani’nin fikrini alırdı. Merhum Turgut Özal da Kemal Birlik, Nurettin Yılmaz gibi isimler aracılığı ile PKK ve  Irak’ın Kuzeyindeki Kürt Liderlerle Mesut Barzani ve Celal Talabani  ile önce dolaylı,  sonra bizzat görüştü. Hatta Özal’a, ‘Mam’ yani amca demeye başladılar.   AKP de aynı durumda. Açılım diye PKK ile direk görüştüler. Her ne kadar açılım süreci  daha sonra akil adamların ve açılım sürecini götüren AKP’li siyasetçileri ya devre dışı  bırakıp ya da yıldızının sönmesine sebep olsa da…   Yalçın Akdoğan gibi… Peki, Kürt politikalarında neden hep ‘sosyal demokrat partiler’ siyasi bedel ödüyor? Hep sosyal demokrat partiler suçlanıyor. Koskoca İnönü soyadı, SHP-HEP ittifakı yüzünden büyük yara aldı.    Bu tablonun sorumlusu kusura bakmasın Kürt milliyetçileridir,  Erdal İnönü’ye sırt  çeviren, aldatan siyasettir. Araştırmalar şunu gösteriyor ki, HDP’den kaçan oylar  AKP’ye dönüyor. Yok, efendim, CHP bölgenin nabzını tutamıyormuş. Bölgenin nabzını tutamayan HDP’dir. AKP’nin değirmenine su taşıyan HDP politikalarıdır.   HDP’nin TBMM Grup Başkanvekili Çağlar Demirel ‘AYM için eksik milletvekillerini  tamamlaması için 58 imzamız var, siz de 52 imza verin’ diye çağlamış. Ve CHP’li  Milletvekillerine ‘yeriniz burası’ diye seslenmiş. Yok ya… Siz önce gidin Tayyip  Erdoğan ve AKP’ye verdiğiniz ‘can suyunun’ hesabını yapın. Dolmabahçe’nin hesabını verin.    Siz SHP’ye, İnönü’ye  yaptığınız ‘sırtınızı dönmenizin’ cezasını çekiyorsunuz.  Muhafazakâr seçmeniniz nerede? CHP’ye ne katkınız var? CHP sizin kuyruğunuz mu? Siz  akıllısınız da CHP milletvekilleri akılsız mı? Anayasa Mahkemesi’nin kişisel başvuru  yolunu sizden mi öğrenecekler? Yaşadığımız günleri demokratik hukuk kurallarının  işlemesi anlamında yeterli’ görebilir miyiz? Hayır. Peki, bu karar, ara seçim ve başkanlık sistemi için bir kaldıraç  mı? Evet. O zaman Çağlar hanıma niye kızıyorsun diye soracak olursanız ‘AKP ile açılım diyerek müttefik oldukları’ için. Hem suçlu hem de güçlü oldukları için.    HEP Milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması oylamasında İzmir Milletvekili Erdal İnönü’nün 22 yıl önce Anayasa Komisyonu Başkanlığına gönderdiği tarihi belgeyi, İzmir Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu başta olmak üzere ‘bu politikalarla geçen sürede HDP küçüldü mü, büyüdü mü?’ sorusuyla birlikte cevabı ‘hep  birlikte düşünelim’ diye paylaşmak istiyorum.                                                          Zararlı fikirler söylenmeden,                                                           yararlı fikirler anlaşılamaz     Anayasa Komisyonu Başkanlığına 23 Aralık  Perşembe günü yapılan toplantıda dört milletvekilinin dokunulmazlıklarının  kaldırılması önerisine karşı oy verdim. Çünkü ilke ve pratik açılardan bu dokunulmazlıkların kaldırılmasının yanlış olduğuna inanıyorum.    İlke açısından: Her zaman savuna geldiğim bir ilke, düşünceözgürlüğünün, demokrasisinin ve daha genel olarak insan yaşamının temel bir niteliği olduğudur. Bu  bakımdan düşünce suçu diye bir şeyin demokrasilerde olmaması gerektiğini, zararlı  fikirlerin de söylenmesinden korkulmamasını, zararlı fikirlerin söylenmeden, hangi  fikirlerin doğru ve yararlı olduğunun anlaşılamayacağını, bu yapılmadan sağlıklı  fikirlerin toplumca içtenlikle benimsenemeyeceğini, her zaman ve fırsatta öne sürdüm. Dokunulmazlıkları kaldırılması önerilen milletvekillerinin sözle ve yazı ile açıkladıkları fikirlerine hiçbir şekilde katılmıyorum, bu fikirler yanlıştır, zararlıdır, gerçeğe uymayan, yorumlarla doludur. Ama milletvekillerinin bu yanlış  fikirlerini söyleme olanağını zorla ortadan kaldırırsak, bu fikirlerin yanlışlığını  vatandaşlarımıza  gönül rahatlığı ile kabul ettiremeyiz.    Pratik açıdan: Hepimizin ortak amacımız olan vatanın bütünlüğünü koruma davasına bu  dokunulmazlıkların kaldırılması nasıl katkı yapar? Yararları mı, zararları mı daha fazla olur? Hem kısa vadeli, hem uzun vadeli bütün olası etkileri düşündüğümde zararın, yarardan daha çok olacağını görüyorum.    Saygı ile bilginize sunarım.    Erdal İnönü    İzmir.
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.