banner87
Bülent Arınç’ın Taha Akyol ile CNNTÜRK’te yaptığı röportaj sadece AKP içinde değil, Türk siyasetinde de bomba gibi patladı. Biz de Yurt Gazetesi’nde bu açıklamaları “Bülent Arınç bombaladı” başlığıyla okurlarımıza aktardık.
Şimdi patlayan bombanın AKP’nin içine dağılan şarapnel parçalarına bakalım…
Her ne kadar AKP sözcüleri  tepki gösterse de çok iyi biliniyor ki Bülent Arınç, AKP tabanı içinde hala çok etkili bir isimdir.
AKP TBMM Grup Başkanvekilleri Naci Bostancı’nın, ‘sevabıyla günahıyla her şey ortak’ demesinin karşılığı yoktur. Hele hele  Bülent Turan’ın, ‘Yola beraber çıktıklarını, yolda bulduklarınla değişirsen hem yolunu kaybedersin, hem dostunu’ sözleri AKP tabanında, ‘sen nereden geldin?’ diye ateşin üstüne benzin atmaktır.
Kızı yaşındaki Hilal Kaplan’ın, Sabah Gazetesi’nde kendisine sağlanan köşede Arınç’a ‘Manisalı Lawrence’ tanımı ise bir saygısızlık örneği.
Bülent Arınç varken Naci Bostancı ARAŞ şirketinde Özal’a danışmanlık yapıyordu. Bırakın Hilal Kaplan’ı Tayyip Erdoğan bile yoktu. Manisa’da Milli Görüş’ün önderi olan Arınç, MHP davasında ülkücülerin 12 Eylül öncesi avukatıdır aynı zamanda.
Şimdi geldiğimiz noktada asıl merak edilen konu ise şu: Erdoğan’ın kendisi,  Arınç’a doğrudan ya da dolaylı bir cevap verecek mi?
Bizce hayır. Aracı kullanacaktır. Bu Şeref Malkoç ya da Abdülkadir Aksu olabilir... Keza TBMM Başkanı İsmail Kahraman da... Erdoğan’da biliyor ki  bu basit bir ‘serzeniş hareketi’ değildir. Bülent Arınç, AKP tabanının ‘sözüne güvendiği, itibar ettiği’ bir isimdir. Bu tartışılmaz gerçektir ve tabanda Abdullah Gül’den hatta Erdoğan’dan daha fazla güven duyulan isimdir.
Cumhurbaşkanlığı seçiminde ‘Erdoğan-Gül çatışmasını’ kişisel ikbalinden fedakârlık ederek önleyen isimdir Bülent Arınç… Erbakan’ın Saadet Partisi Genel Başkanlığı önerisini son anda reddedip, Erdoğan’ın yanında duran kişidir. Yani alan değil, veren eldir.
Peki, Arınç, AKP tefinin tam ortasına neden vurdu?
1- Bülent Arınç eski TBMM Başkanıdır. Erdoğan’ın TBMM’nin ‘ömrünü doldurduğunu’ açık açık ifade ettiği bir ortamda sessiz kalamazdı. Bu konuşmanın temelinde eski Başkanı olarak, TBMM’yi korumak, varlığını devam ettirmek  ve en önemlisi Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu ‘ezdirmemek’ vardır.
2- Bu konuşma asla plansız olamaz. Bir stratejisi, hedefi vardır. Duygusal bir tepki de değildir. ‘Milletvekili olamadı, dışarıda kaldı’, ‘Siyasi cenaze’ gibi basit tanımlar Arınç’ın üstüne oturmaz.
3- AKP’nin Fetullahçı nefreti, adeta cadı avına döndü. TSK’da başladı, AKP içinde sürüyor. HSYK hala kaynıyor. Şimdi de ülkücü hâkimler tasfiye ediliyor. Yerlerine Milli Görüşçü ve ulusalcı hâkimler geliyor. Bülent Arınç da Fetullahçı olarak anılmaktan rahatsız. Bunu haksızlık olarak tanımlıyor, bu konudaki benzetme ve iddialara açıkça karşı çıkıyor. Yakın çevresine, ‘Erbakan, Erdoğan’ı cemaatlerle ilişkilerden sorumlu kılmıştı, O da beni. Şimdi ben mi Fetullahçı oldum’ diye serzenişte bulunduğu ifade ediliyor.
 
AKP’de Eş Başbakanlık!


Peki, bu konuşma sonucu ne olur?
1- Bülent Arınç, AKP içinde sesi çıkmayanların ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yetki sınırları içinde kalmasını isteyen sessiz çoğunluğun sesidir. Konuşmaya devam edecektir. Taraftar da toplayacak ve AKP içindeki muhalefetin lideri olarak sunulmak istenecektir. Sözleri küçültülmeye çalışılacak ki bu yanlıştır. Arınç, aktif siyasete dönecekse ki sanmıyorum; yeni bir siyasi hareketle döner. Hem de başında döner.
2- Bülent Arınç, Başbakan Ahmet Davutoğlu’na sahip çıkmaktadır. Erdoğan ve Gül’e yaptığı ‘ağabeyliği’ şimdi de Ahmet Davutoğlu’na ‘açık açık’ yapmaktadır. Hedefi de Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’dır. İzmir gibi bir bölgede başarı grafiğini her geçen gün yükselten Binali Yıldırım, aynı zamanda AKP içinde açık hedeftir. O da açık hedef olmaktan çekinmemektedir. Son Milli Güvenlik Kurulu’nda altı saat kalması, TBMM Grubu’nda ve Bakanlar Kurulu’nda tartışmalara sebep oldu. Uygulamaya göre ilgili bakanlık, MGK’da sonuna kadar kalamaz. Konusu bitince, toplantıdan ayrılır. Binali Yıldırım’ın süresi çok uzun. Tam altı saat... En azından bizim bildiğimiz bu.
Binali Yıldırım için ifade edilen “Gölge Başbakan” benzetmesi, “Eş Başbakan” latifelerine dönmüş durumda.
Bu noktadan sonra ne olur peki?
Ya Erdoğan duruma el koyar ki bu bizce zor ve uzak bir ihtimal…
Ya da çatışma devam eder.
Arınç hakkında yapılan spekülasyonlara yakında mali ve siyasi iddialar da eklenir.
Savunma da saldırı da karşılıklı olarak sertleşir…
AKP içinde taraf veya karşı taraf oluşabilir.
Unutmayın; harekette bereket vardır…
 
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.