banner87
Yeni bir kalkışma ve suikast riski sürse de çok şükür darbe girişimi bastırıldı…
Karanlık noktalar tek tek aydınlanmaya başlasa da hala gri hatta kara bölgeler var. Bunların başında da 'darbe girişimini Erdoğan nasıl öğrendi" sorusu geliyor?
Fotoğraf her geçen gün biraz daha netleşmekle birlikte fluluk sürüyor, hatta bir yandan daha da karmaşık hale geliyor. Bu sisli ve bulutlu havada birbirinden ilginç iddialar ortaya atılıyor.
Temel soru şu: Cumhurbaşkanı Erdoğan darbe teşebbüsü haberini niye geç öğrendi? Altı saat sonra mı öğrendi? Kendisinin dediği gibi ilk defa eniştesi Ziya İlgen'den mi öğrendi? Peki, Ziya İlgen kimden öğrendi, nasıl öğrendi?
Bu soruların cevabını muhatapları verecek ve tarih şahit olacak. Ama bu arada kulaktan kulağa yayılan "darbeyi Erdoğan'a Putin söyledi" iddiaları da haber olup ete kemiğe bürünmeye başladı…
DHA’nın (Doğan Haber Ajansı) alıntı haberi ilginç! Rus basını, Fars Haber Ajansı'na dayanarak verdiği haberde Rusya'nın darbe girişimi başlamadan saatler önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı uyardığı öne sürüldü.
Ajansın haberinde Rusya Savunma Bakanlığı'nın Türk istihbarat birimlerine bir askeri darbe hazırlığı ile ilgili bilgi verdiği iddia edildi. Darbecilerin verdiği "Erdoğan'ı ya tutuklayın ya da öldürün" sözde talimat da haberin önemli unsurları arasında yer aldı.
Haberdeki en önemli unsurlardan birisi de Rusya'nın Suriye'deki hava operasyonlarına destek amacıyla Latakya kenti yakınlarında kurduğu Hmeymim Hava Üssü'nden, darbecilerin görüşmelerinin sinyallerinin yakalandığı ve konuşmaların dinlendiği bilgisi... Bu konuda henüz Rusya kanadından bir yalanlama gelmedi! İnsan sormadan edemiyor; Rusya “büyük kulak” mı? Gerçi bu habere göre “dost kulak”..!
Rusya’nın Türkiye’yi dinlediği konusu üzerinde durulması gereken bir başka konu...

Olağanüstü hal (OHAL)  ilanı
Kitlesel intihar eylemleri, devlet büyükleri başta olmak üzere suikast iddiaları ve olağanüstü hal (OHAL) ilanı… Ne getirecek ne götürecek? Turizmi ne derece etkileyecek?
Olağanüstü hal ilanı normal. Ama haklı tereddütler var. Bu da doğal.
En önemlisi olağanüstü hal uygulamasındaki aksaklıklar, hatta yetki kullanımındaki istismar ihtimali. Yetkiyi kötüye kullananlara karşı alınması tedbirler de belirlenmeli ve açıklanmalı.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na büyük görev düşüyor. CHP bu süreçte kimsesizlerin kimsesi olmalıdır. CHP, milletvekilleri ve örgütleri ve bazı belediye başkanlarını saymazsak yerel yöneticileriyle olağanüstü hal uygulamasındaki haksızlıkların, muhtemel adaletsizliklerin üstüne korkusuzca gitmeli, teşhir etmeli.
Medya da...
Yoksa olağanüstü hal düzeni normalleştirme yerine, var olan düzeni de bozar!
Biz cemaatin devlet ve siyaset içinde yapılanmasına yıllardan beri karşı olan ve bu karşıtlığını ifade eden bir yayın grubu olarak iktidarı açıktan uyardık. Ama dikkat, devri sabıka dikkat... Cemaat yapılanması diye kişisel husumetlerini, kurumsal husumetlerini, siyasi husumetlerini kusan fırsatçılara dikkat!
Asıl soru şudur? Cemaat bu alçak deneme içinde niye oldu?
Bir örnekle anlatayım. Cumhurbaşkanı  Erdoğan,  Binali Yıldırım, Kemal Kılıçdaroğlu ve Devlet Bahçeli ile Selahattin Demirtaş'ın dikkatlerine sunarak anlatayım.
12 Eylül askeri darbesi sürecinde, sırasında ve sonunda çok masum kanı aktı… Çok haksızlıklar olduktan sonra 1983 yılında siyasi parti faaliyetleri vetolu sistemle kontrollü açıldı. ANAP ve MDP o günkü AP'nin tabanına oynadı. Rahmetli Demirel bunu gördü, Büyük Türkiye Partisini destekledi. BTP'ye büyük teveccüh ve hücum başladı.
Eee bunda ne var diyeceksiniz, herkes biliyor! Rivayet edilir ki Demirel gerek uluslararası camiaya “demokrasi geçişi palavra” mesajını vermek kadar BDP Genel Başkanlığa getirilen Ali Fethi Esener Paşa başta olmak üzere tüm tepe yönetiminden "iktidar olurlarsa ben unutulurum, beni dinlemezler" diye endişelendi.
Tıpkı 1960 ihtilalinden sonra DP kökenli milletvekillerinin desteği ile Ekrem Alican'ın başkanlığında Hüsamettin Cindoruk'un da içinde bulunduğu Yeni Türkiye Partisi (YTP)'nin yerine, AP'nin ikamesinden ve kendisinin Celal Bayar konumuna düşürülmesinden korktu.
Bu korkusunda da haklıydı ve Demirel  kendisi gibi siyasi mağdurları çoğaltmak için düğmeye bastı. AP kurmaylarının tamamını bir kısmı itiraz etse de BTP'ye görkemli bir törenle kaydettirdi. Ve sonuç; BTP kapatıldı, Cindoruk ve arkadaşları Hamzakoy'a sürgün edildi. Demirel de bu mağduriyeti dibine kadar kullandı. Bu yoldan yürüyerek önce başbakan ardından da cumhurbaşkanı oldu...

Başarısızlığı bilerek mi darbe girişimi?

Hani diyorum ki, acaba Fetullah Gülen 17-25 Aralık kalkışmasında sonuç alamayınca ve tabanını kaybedince bu başarısızlığı kesin olan çılgın darbe teşebbüsüne göz mü yumdu?
Ne alakası var demeyin! TBMM'yi bombalayacak, halkın üzerine ateş açacak kadar çılgınlaşanlardan oluşan bu darbeciler başarısız olacaklarını bile bile niye böyle bir intihara kalkışsın?
300-400 bin mahkûm ile onların çevresinde oluşacak 1-2 milyon kişiye varacak olan bir kitleye yönelik aktif siyaseti neden hedeflemesin?
Ya da mevcut bir siyasi harekete mağdur sıfatıyla katkı sunmasın?
Bu hareketin arkası gelecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan da bunu söylüyor…
Suikastlar da gelebilir ya da tamamen mağdur yaratma boyutunda da kalabilir!
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın konuşmasında parlamenter sisteme bağlılık bildirmesi güzel. Adaletsiz davranışlardan sakınılması uyarısı da…
Buradan iktidarı ve yönetim erkini elinde bulunduranlara sesleniyorum. Öz eleştiri şart, empati de... Rövanşist yaklaşmamak gerekiyor!
15 yıldır Türkiye'yi yönetenler cemaat tarafından aldatılabilmişse, TSK, Polis, Maliye, Milli Eğitim ve diğer devlet kurumlarını emanet etmişse eğer paralel yapı denilen organizasyona… Kendisini, çocuğunu emanet eden insanların aldatılma mazeretleri niye geçerli olmasın?
Konuşun... Kim ya da kimler bu hatayı yaptı, yaptırdı? Gariban ve kimsesiz fakir gençleri, çocukları sahipsiz bıraktı ya da bu yapının eline düşürdü?
Cevaplanması gereken çok soru var…
Ama herkes bilmeli ve unutmamalı ki; barışa ve kardeşliğe eskisinden daha çok ihtiyacımız var.




Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.