Referandum sona erdi.

Ama tartışma sona ermeyecek.

Bitmesin de…

Erdal Aksünger gibi önü açık siyasetçiler bunu iş edindi. Doğru da yapıyor.

Çünkü "Bizi siz çağırdınız, biz geldik, bu sonuçlar tartışmalıdır" diye net bir tavır ortaya koyan AGİT raporu uluslararası her zeminde Türkiye'nin karşısına çıkacak.

Dünya bu referandumu asla ciddiye almayacak.

CHP önceki gün milletvekilleriyle bu sonucu tartıştı. 50 milletvekili konuştu, ancak "demiştim, dememiştin" gibi sığ tartışmaların, kişiselleştirmenin ve övünmelerin dışında çok verimli olduğu söylenemez.

Referandum sürecinde "delegelerin çoğunlukta olduğu" bölgelere gitmek için yarışan bazı kişiler, önceki gün de olası bir olağanüstü kurultay ihtimaline karşı "kişisel yatırım" peşindeydi.

Hâlbuki top da yetki de CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nda...

Acele etmeyecek.

Önce Ankara, İstanbul ve İzmir örgütlerine bir bakacak.

Serinkanlı, kendisine yakışan bir tavırla..

Yoksa ne İlhan Cihaner ve Aykut Erdoğdu gibi "jet hızıyla yükselen" korunaklı milletvekillerinin örgüt eleştirilerine bakışı gibi ne de İstanbul İl Başkanı kirvem Cemal Canpolat'ın "her şeyi ben yaptım" havasındaki gibi olmayacak.

Çünkü zaman, delege üstünlüğü ile ganimet paylaşma zamanı değil.

Süreç devam ediyor.

Ortada değişimi sağlayacak bir yeni anayasa yok.

Başkanlık da yok…

Sanal bir ortam bu referandum…

Sadece sorun değil, fırsatları da beraberinde getirse de…

Hani ne diyorduk 17 Nisan'dan sonra 16 Nisan referandum süreci her geçen gün zayıflayarak, her geçen gün daha da önemsizleşecek.

CHP'nin MYK'sı değişmeli. Olağanüstü kurultay da olabilir.

Ama bu Kılıçdaroğlu için birincil sorun değil.

Yeni Anayasa gündemdedir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Yeni anayasa için çok yakında CHP'nin kapısını çalacak.

Erdoğan bu referandumu başka türlü legalleştiremez. Yurt içinde bile!

CHP ve Kılıçdaroğlu referandum sonuçlarına itiraz sürecini ve önümüzdeki iki yılı çok akıllı götürülmeli.

Kusura bakmayın ama kasaba avukatı kafasıyla bu olmaz!

İşi bilenler neyi kastettiğimi anladı.

Türkiye bir erken seçimi yaşayacak.

Mahalli seçimlerin öne alınması siyasetin en önemli maddelerindendir.

Erdoğan dün koltuğunu bıraktığı 23 Nisan Cumhurbaşkanı ile yapılan temsili törende AKP Genel Başkanlığına her an oturabileceğini açık açık ifade etti.

AKP içindeki kavga başka türlü önlenemez. AKP gemisi her an alabora olabilir.

Bu aynı zamanda iki partili sistem demektir. Daha doğrusu siyasi partiler değil, kişiler eşit koşullarda yarışacak demektir. Tabii temsil ettiği kanatlarla.

CHP “Demokratik Cumhuriyetçi Cephe’yi legalleştirmelidir.

Erdoğan'ı yıpranan, pörsüyen Muhafazakâr-Demokrat çizgisinden Milliyetçi-Demokrat çizgisine oturmadan, katı Milliyetçi Cephe safına sıkıştırmalıdır.

O da bu role zaten soyunmuştur.

Dikkat ettiniz mi TV dizilerinde sadece Osmanlı değil, milliyetçi duyguları üst düzeyde tutan, Atatürk'ü geri plana iten senaryolar öne çıkmaya başladı.

Ulusal bilincin ve vatan duygusunun eski deyim ile "inkişaf etmesine" itirazımız yok. Ne Kanal-D'nin Vatanım Sensin ve Arka Sokaklar, ne FOX TV'nin Savaşçısı'na ne de Star'da yayınlanan Söz'e...

Kuşkum şu. Başta Ergenekon mağdurlarının, çoğu polis 15 Temmuz şehitlerinin hayatları, çektikleri çileli hayatlarının içi boş bir milliyetçilikle, Erdoğan ve siyasetine malzeme olması. Gerçeklerden uzaklaşarak, asıl sorumluları gizleyerek.

Bu ancak PKK, FETÖ mücadelesi "aldatılanların" yanlışlarını çıplak olarak, özeleştiri ile ortaya koyarak olur. Bu cesaret var mı yapımcılarda?

Var mı? Yoooook.

Çünkü yönetenlerde o hoşgörü ve demokratik ortam yok.

Bu haliyle bu kutsal kavramlar da Osmanlı dizilerine döner.

Ya da Sevda Kuşun Kanadı dizisine konu olan MTTB kuruluş hikâyesine döner.

O kadar ki dizinin başkahramanı ilan edilen dönemin MTTB Başkanlarından TBMM Başkanı İsmail Kahraman ve efsanevi Rasim Cinisli beylerin bile ilgilenmediği, gerçekçi bulmayarak eleştirdiği gibi.

Biz Atatürk'ün sınıf üstünlüğü mücadelesini bir tarafa bırakarak yürütülen halk karışımından doğan yurt tanımı ve milliyetçiliğine her zaman varız.

Cumhuriyetçi Demokrat fikirlere de…

Yoksa Atatürk ilke ve devrimlerinden, laiklikten her geçen gün uzaklaşan kopyacı fotokopilere ve çarpıtmalara değil!

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.