banner87
   Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD ziyareti, Obama ile baş başa görüşme gibi yanlış bir noktada tartışılıyor. Bu şekilci bir yaklaşım.     ABD için Türkiye, 'kişilere bağımlı olmayan' hala çok önemli ve stratejik bir ülkedir. ABD, Türkiye ile ilişkileri Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilişkilerle sınırlandırılamaz.     Bu sebeple mesafesini hissettirir, buna karşılık rencide edecek davranış içine de girmez, giremez. Türkiye kamuoyunun aleyhte haberleri, Obama ile Erdoğan'ı görünüşte de olsa yakınlaştırır.    Ancak cevaplanması gereken asılsoru şudur, "Erdoğan topal ördek konumundaki Obama ile görüşmeye mi gitti yoksa, 'Yeni ABD Başkanı kim olacak ya da 'Yeni ABD Başkanı ile nasıl temas kurabiliriz' sorusuna cevap aramak için mi?    Bence ikincisi...    ABD devlet politikası tektir seslerini duyar gibiyim. Tam da öyle değil, en azından görev bölümü var.    ABD için Türkiye'de hala en güvenilir kurum TBMM ve TSK'dır.    TBMM ger zaman 'iktidar' alternatifi yaratılacak yerdir.    TSK ise ABD için 'istikrar ve güven' duygusunun bölgedeki teminatıdır.    Siyasi partiler ve iktidarlar ABD için tam ve sonsuz güven duyulacak bir partner olamadı maalesef    AKP ve Erdoğan bir istisnaydı.    Ne yazık ki bu avantajı siviller adına çok kötü kullandı.    Aynı yargı Rusya hatta Suriye ile ilişkilerde de yaşanıyor.    Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad 2013-14 yılında sınır ihlalleri ve silahlı saldırılar konusunda bile TSK ile ortak harekata çağırmıştı.    Üstelik Erdoğan ile sertliğin en yoğun yaşandığı dönemde.    Önceki gün de AGİT heyetinde bulunan Rus Ordusu kurmayları İzmir'de TSK yetkilerinin de bulunduğu toplantı için Türkiye'ye geldi.    Düşünebiliyor musunuz, uçağını düşüren ordu ile temas kurmaktan çekinmeyen Rusya, Davutoğlu temastan kaçınıyor.    Cumhurbaşkanı Erdoğan da bunun bilincinde.    Davutoğlu ile arasında gizliden süren iç mücadelenin başında TSK ile ilişkiler yatıyor.    Ne dedi en son? "Harbiyeliler benim kardeşimdir..."    Erdoğan, bu güvenle gidiyor ABD'ye...    Kendi deyimi ile Başkomutan sıfatını kullanacak.    Sanki Türkiye savaştaymış gibi.    Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD yetkilileri ile askeri konulardan müzakere açarak görüşmelere başlayacak.    Bu sebeple çantasında PKK ile mücadele, PKK ve PYD ilişkileri, Türkiye'de ortaya konulan kanlı anlatan belgeler var.    İkincisi Rusya ile yakınlaşma noktasında ABD'den arabuluculuk isteyebilir.    Bu da dünyayı dört genel kurmay başkanlığına bölen ve kendisini koruyucu ilan eden ABD'nin hoşuna gidecek bir davranıştır.    Atlantik hattında sorunları olmayan ABD'nin, Pasifik hattında yeni düzenlemelere ve partnerlere ihtiyacı var. CHP'nin dil bilmezleri    Peki Erdoğan bunu görüyor da, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bunu görmüyor mu?    Görüyorsa ne yapıyor? Mesela Kültür Bakanlığı döneminde ailece kendisini ağırlayan İstemihan Talay aracılığıylada olsa Hilary Clinton ile direk teması var mı?    Ya da ABD'nin en güçlü iki kadınının elinden ödül alan Şafak Pavey'den ne kadar yararlanıyor?    Ya da Cumhuriyetçiler ile Demokratlar ile hangi teması var?    Sanmıyorum. Ama inşallah yanılırız... Yoksa o temasları da CHP örgütünü teslim ettiği gibi az İngilizceli pratisyen hekimlerin aracılığını yaptığı kişilere mi bıraktı?    Tıpkı, ABD'deki Zarrab davasını bir jinekoloğa, kendisini inşaatçı olarak tanınan bir factoringçiye izleteceği gibi...   Sahi, Zarrab heyetine dahil edilen Kırkpınar pehlivanı edalı Veli Ağbaba, bırakın İngilizce konuşmayı; Türkçe'yi bile imla kuralları ile tam olarak kullana biliyor mu?    Okuyup yazabiliyor mu?
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.