64. Hükümet kuruldu. Ülkemize hayırlı ve uğurlu olsun.
Biz de yapılan yanlışların karşısında, doğru işlerin yanında olacağız.
Muhalif ve agresif bakışımızı muhafaza ederek.
Kimliğimizden, duruşumuzdan taviz vermeden.
Onurumuzdan da…
Bunların altını niye mi çizdim?
Kabine yorumlarına baktım.
Ya ‘tam karşı’ pozisyonda atamalar kişiselleştirilmiş; Saray’ın Bakanı gibi.
Ya da göklere çıkarılmış; işte 2023 ya da uyum ve istikrar kabinesi gibi.
Abartıyı seven bir milletiz.
Tam bir ‘gaz kesme, faça bozma’ veya ‘vıcık vıcık yağ yakma’ durumu.
İnsaf, gerçekten de insaf.
Karşılıklı biraz sevgi ve saygı lütfen.
Medya denilen olgunun da bir öz eleştiri yapmasının zamanı gelmedi mi?
Neyse!
Türkiye’nin sorunu ‘kabinede olan isimler’ değil.
Yapısal hayati sorunlar var. Çoğu da Erdoğan ve AKP tarafından üretilmiş sorunlar.
64. Hükümet, Başkanın geçici hükümetidir demiş Yurt Gazetesi manşetinde. Doğru demiş.
Zaten Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan açık açık ‘sistem değişikliğinden’ söz etmedi mi?
Önce kendini başkan ilan etti, sonra da kabinesini.
Şimdi sıra ‘istimin arkadan gelmesinde’
Yani, ‘Yeni Anayasa’da.
AKP yeni anayasada diretecek. Demokrasi diyecek, değişim diyecek.
Elma ile armudu bir çuvalda toplamaya çalışacak.
CHP yeni anayasaya ‘evet’ dedi. Acaba farkındalar mı?
Yeni anayasa, başkanlık sistemi anlamına gelir.
Yeni anayasa yapan meclis de ‘kurucu meclis’ sayılır.
26. Dönem yeni anayasa yapacaksa, seçilmiş bir kurucu meclis olur.
Kim ne derse desin bu böyledir.
Yeni Anayasa’yı yapar ve görevini tamamlar.
Ne var, demeyin?
Çünkü yeni anayasa fiilen oturtulmak istenen başkanlım sistemine ‘dayanak’ argo deyim ile özür dilerim ‘yancı’ olacaksa, anayasayı yaptığı gün misyonu ve görevi sona erer.
Başkanlık sistemini getiren meclis de yerini temsilciler meclisine bırakır.
Onun için 26. Dönem kendi kendini ortadan kaldırmaya aday demektir.
Allah korusun bir anlamda, ‘siyasi ötenazi’ demektir bu.
Siyasi partiler için de böyledir. Kızmayın ama bu böyledir.
Vebali de yüzde 49 oy alan, halkın yüzde 49 oy vererek ezici bir çoğunlukla parlamenter sistem içinde görev verdiği AKP’nin boynundadır. Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun boynundadır.
TBMM Başkanı İsmail Kahraman tam açılmamış bir kutu.
Çok da enerjik görünmüyor. Çalışma temposundan tereddütlüyüm açıkçası, inşallah yanılırım.
Bu arada CHP Lideri Sayın Kemal Kılıçdaroğlu da merhum İsmet İnönü’nün, ‘iktidarlar muhalefetin  açtığı yoldan yürür’ sözünü unutmamalı.
Ona göre hareket etmeli. Net olmaya da evin içinden bakmalı.
Ama ‘kazımadan’ ya da ‘hesabını soracağız’ demeden. Hep söylüyorum ya biraz unutarak.
Ama asla ve asla ‘16-17 Ocak da geçsin, şimdilik susayım’ diye değil.
‘Unutmuş görünerek’ hiç ama hiç değil.
Sevgiyi hâkim kılarak.
Tabii ki saygıyı da.
Sayın Kılıçdaroğlu, görev sizin.
Mazeretiniz de yok.
En geçerli mazeret bile, başarının yerini tutamaz.
 
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.