Bütün içtenliğimle, samimiyetle ve kalben özür diliyorum Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan… Bülent Arınç Beyefendi’den… Yurt Gazetesi okurlarından… Ve naçizane köşe yazılarımı takip eden özel okurlarımdan özür diliyorum…

1 Şubat 2016 tarihli köşe yazımda; “Erdoğan, Arınç’a cevap verecek mi?” diye sormuş ve şunları yazmıştım:

“…Bülent Arınç’ın Taha Akyol ile CNNTÜRK’te yaptığı röportaj sadece AKP içinde değil, Türk siyasetinde de bomba gibi patladı. Gelin şimdi patlayan bombanın AKP’nin içine dağılan şarapnel parçalarına bakalım…

Her ne kadar AKP sözcüleri  tepki gösterse de çok iyi biliniyor ki, Bülent Arınç, AKP tabanı içinde hala çok etkili bir isimdir.

Şimdi geldiğimiz noktada asıl merak edilen konu ise şu: Erdoğan’ın kendisi,  Arınç’a doğrudan ya da dolaylı bir cevap verecek mi?
Bizce hayır. Aracı kullanacaktır. Bu Şeref Malkoç ya da Abdülkadir Aksu olabilir. Keza TBMM Başkanı İsmail Kahraman da…”

İşte tam da bu noktada özür diliyorum…

Aracı olabilecek isimleri sayarken biraz alçakgönüllülük etmişim…
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O zat” dediği Bülent Arınç’a cevabını en üst seviyeden iletti…
Hem de 11 Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü aracılığıyla…

Aracı TBMM Başkanı İsmail Kahraman da olabilir demiştik ki Cumhurbaşkanı Erdoğan, Abdullah Gül’den sonra dün de İsmail Kahraman ile TBMM’de 3 saat süren bir görüşme yaptı ve Arınç’a cevabını bir kez de “Ağabey” diye hitap edilen TBMM Başkanı üzerinden iletti…

Gül, Erdoğan’a ne dedi?

Suriye’de ‘sıcak harekât’ tartışmasıyla birlikte Ankara'da siyaset de hareketlendi.
Özellikle de AKP ve hükümet kanadında.
Daha önce de söylemiştik; asıl 'çatlak' iktidar kanadında...

Bülent Arınç’ın çıkışı ortada. Hüseyin Çelik’in ve diğerlerinin de... Bülent Arınç, 'geri vitesi' olmayan bir siyasetçi.

‘Eski' sayılsa da AKP tabanında inandırıcılığı hala çok yüksek…

‘Koca Çınar'ın gölgesindeki sırlar’dan bahsetti. Koca Çınar, AKP değildir. Milli Görüş’ten gelen bir süreçtir...

Tıp Bülent Arınç gibi Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın da ‘geri vitesi’ yok...

O zaman ne olacak? Çatışma kaçınılmaz... Er ya da geç.
Abdullah Gül işte bu çatışmayı önlemek, en azından geciktirmek için devreye girdi.

İçeride ne konuşuldu?

Aşağı yukarı biliyoruz ama teyitsiz...
Yanlış yapmak istemem. Ancak kesin olan şu; görüşme talebi 11’inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'den geldi.

12’nci Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan konuştu, Abdullah Gül dinledi...

Erdoğan ‘sert konuştu’… Hem de çok sert…
Hiç ama hiç, 'aman yapmayın' havasında değil…

Tam tersi, hodri meydan... Türkiye’nin bu en sıkışık zamanlarında, kendisine karşı çıkanları her an ‘hain ilan etme’ modunda...

En çok da Hüseyin Çelik'e ateş püskürüyor ve Çelik Ailesi’ne... AKP karşıtı ya da alternatifi bir yeni parti, bir yeni hareket umurunda bile değil.

TBMM Başkanı İsmail Kahraman ile görüşmesini de bu çerçevede algılamak gerekiyor. HSYK’nın takviyesi, torba yasalar...

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Başkanı Kahraman’a, Başbakan Ahmet Davutoğlu’ndan da memnun olmadığını açıkça ifade etti diyebiliriz.

AKP kurulurken içindeki iki kurucu isme karşı çıktığı için yıllarca Birlik Vakfı’nda ‘siyasi dinlenmeye çekilen’ İsmail Kahraman,  Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı sessizce dinledi…

Sanırım, Bülent Arınç ve Hüseyin Çelik’i ‘uyarıcı’ bir konuşma yapacak...
Durum ciddi diyecek...

Bülent Arınç mı?

Tepkisini bilemem, ama Arınç, kendisinin Fetullah Gülen ile ilişkilerinin eleştirilmesine karşılık, “Merhum Erbakan Sayın Erdoğan’ı, Fetullah Gülen’e Milli Görüş’e iyi bakması için göndermişti. Erdoğan da beni gönderdi. Ben sadece kendisinin dediklerini yaptım” derse ne olacak?

Bu arada; TSK’ya Suriye tezkeresi gelebilir…
Onu da not düşelim hemen!

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.