banner87

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 9 Temmuz’da Maltepe’de büyük adalet mitingiyle sonlandıracağı uzun yürüyüş ile ilgili son beş güne girilirken, saldırılar da, provokasyon çabaları da sürüyor. Bir anlamda normal. Çok şükür bu güne kadar CHP’liler bu provokasyona gelmedi, gelmeyecek de. Fatih Tezcan isimi ile yazı yazan bir kişi Kılıçdaroğlu’nu saygısızca hedef alarak , ‘Şunu öldürmeseler de  9 Temmuz’da ne diyeceğini duysak’ diye saçmaladı.

İktidardan ses yok…

Fatih Tezcan arkadaş hızını alamadı, “15 Temmuz gibi korkunç bir geceyi de deneyimleyen ve silahlanan millet, şiddet olursa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tek işaretine bakıyor” dedi. İktidar kanadından ‘sen niye bizim adımıza konuşuyorsun, kimsin’ cevabı verilmedi.

Cihan Güner arkadaşımız, Nurullah’ın Adalet Yürü- yüşü ile ilgili “Biz (kimlerse) böyle bir şeye pabuç bırakmayız. Bu millet zaten gergin, sınırları zorlamasınlar yoksa kendileri zararlı çıkar” diye açıkça  tehdit etti. Aynı şahıs Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a da yö- nelik çapsız çapsız, ağzının ayarı olmadan konuşmuştu. Başbakan Binali Yıldırım’ın, yaklaşımını ise  doğrusu yadırgıyorum.  Adalet Yürüyüşü ile FETÖ’nün ne bağ- lantısı olabilir ki? CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu açık açık ‘Bu yürüyüş Millidir’ demedi mi?

Yol inşaatı gibi cevap

Hele hele Sayın Yıldırım’ın, ‘Böylece yaptığımız yolların kalitesini anlamış oldu, Kurtköy sapağından da bir gir bakalım orayı da gör. Yol yürümeye devam edersen ömrün biter bu yollar bitmez. ‘ sözleri sanki Çankırı Ilgaz, ya da Bayburt Yol inşaat şantiyesinden gelen yabancı bir ses gibiydi. Anlaşılan Sayın Yıldırım da kendisini parti içinde hedef olmaktan, çıkarmanın çaresi olarak Kılıçdaroğ- lu’na yönelik sataşmalarda arıyor. Yazık. Günlerdir söylüyorum.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan yakın çevresine güvenmiyor.  Özellikle 17-25 Aralık ve 15 Temmuz’dan sonra yaşadığı travmayı da üzerinden atamı- yor. Haklı da. Ama yakın çevresinden ‘şunu da yanlış yapıyorsunuz’ diyen bir kişi de mekanizma da yok. En azından ben öyle görüyorum. Bu mekanizmayı ancak ve ancak kendisine baştan beri açıkça muhalif olan yapıdan bulacaktır. Milli ve bu toprağa ait muhalefetten… Evet efendimcilerden değil…

Yürüyüş, Erdoğan’ı yalnızlaştırıyor

Türkiye’de çok acı bir senaryo seziyorum. Umarım yanılırım. Muktedirlerin, CHP’nin mitingini halkı korkutarak 9 Temmuz’da Maltepe’ye götürmeme çabaları doğru değildir. Hele hele 9 Temmuz ile 15 Temmuz ‘yarıştırması’ çok yanlıştır. Demokratik gösteriler için, sokaklar bayram yeridir. Asla yarış pisti değildir. 9 Temmuz’da bir kişinin burnu kanasa sorumlusu iktidardır. Yoksa Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un dediği gibi bu işler CHP kendi içinde örgütleri sokmasın gibi saçma bir bakışla yürümez. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da istemez. Zaten çok da görkemli bir miting olacak. Allahtan İç İşleri Bakanı Süleyman Soylu, İstanbul Valisi Vasıf Şahin ve Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan gerçekten çok gayretli ve tedbirli. Numan Kurtulmuş’a kalsaydık, vay halimize.

Aslında 9 Temmuz Adalet Yürüyüşü ile 15 Temmuz anmaları birbirine zıt değil, birbirini tamamlayan iki arayıştır. Hem siyaseten hem de diğer açıdan. Acaba iktidar en azından FETÖ örgütünün yaptıklarına, kendi dönemine bakarak Türkiye’de adaletin tam işlediğini söyleyebilir mi? Söyleyemez. Peki, 15 Temmuz’u anma çalışmalarını sadece AKP örgütlerine mi havale ederek demokrasi bayramı yapacaksınız. 27 Mayıs 1960’ı unutmayın. Asla bayram olamadı. Gerçi nitelik farkı var.

15 Temmuz direnişi gerçekten bayram olmaya layıktır. Ama CHP’li Ömer Halis Demir’in ailesini ve şehitlerimizi nereye koyacaksınız? Marifet 9 Temmuz’daki adalet arayışlarını desteklemek, 15 Temmuz’un yıl dönümünde de Yenikapı’da Erdoğan ve Bahçeli ile kol kola meydana giren Kılıçdaroğlu ve CHP’yi de bu anmalara dâhil etmektir

Peki, bu mümkün mü?

Hayır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Gezi ve  FETÖ paranoyası bitmedikten sonra mümkün değil. Erdoğan özellikle kendisini direk hedef alan çabaları asla unutmuyor, affetmiyor da.  Evet, FETÖ neredeyse temizlenmeli. AKP içinde de bürokraside de. Nurettin Canikli’nin  AKP içinde aktif bakan ve milletvekilleri içinde ByLock Kullanan yok açıklaması yetmez. Önce mescidin içi, sonra dışı. FETÖ yakıştırması CHP’ye yapışmaz.

Adalet Yürüyüşü de dış provokasyon olarak asla algılanamaz. Derseniz ki, bu yürüyüşler Erdoğan’ı dolayısı ile  Türkiye’yi yalnızlaştırıyor. Bu doğru tespit olur. Ama bunun sorumlusu CHP ve Kılıçdaroğlu değil, Erdoğan’ın FETÖ ve Gezi hassasiyetini paranoya dönüştürmeye çalışan, koltuk meraklısı iktidar yandaşlarıdır. Tedavi de budur. Şüphe, insan ruhunda aldatılmaktan çok daha büyük bir yaralar açar.

Aksi halde bir yerlerde Türkiye’de sokak çatışması, meydan kavgası için pusu kurmaya hazırlanan hainlerin ekmeğine yağ sürmüş oluruz

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.