banner87

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan idam cezasının geri getirilmesi yönünde görüşünü üstüne basa basa tekrarladı.
Ve idam cezasının gelmesini geri gelmesini isteyenler vatan millet nutukları atmaya başladı. Üstelik birçoğu ağzına Türk kelimesini bile almayan iktidar borazancıları…
Erdoğan bu ısrarını mutlaka kendince gerekçelemelidir.
Sebeplerini anlatmalıdır.
PKK terörü için mi, FETÖ terör örgütü için mi?
Yoksa Allah korusun, bilmediğimiz bir geçerli sebebi mi var.
Neticede Erdoğan’ın elinde devlet istihbaratı var, bilgileri mevcut.
Bu önerisinde  ciddi mi?
İnşallah ciddi değildir.
O zaman her iki halde de Türkiye’nin işi çok zor.
Gelelim idam karşıtı lobiye.
Öncelikle söyleyeyim; idama karşı bir insanim.
FETO, PKK ve IŞİD terör örgütleri dâhil her türlü terör örgütüne de.
Etnik milliyetçiliğe de.
Atatürkçü, laik, cumhuriyetçi ve demokratım.
YURT Gazetesi’nin kuruluş amacı olan Atatürkçü, demokrat fikirleri coğrafi milliyetçilik çerçevesinde savunan, her türlü bölünmeyi reddeden bir kişiyim.
Durdu Özbolat’ın YURT ve YURTTAS kavramının geliştirilmesinden yanayım.
Ve idam cezasının Avrupa ve ABD’de siyasi suçlular yaratacağına inanıyorum.
İdam cezasından söz etmek, hele hele bu söylemi geliştirmek Fethullah Gülen başta olmak üzere FETÖ örgütü liderlerine  bir örtülü aftır bence.
Bu sözlerden sonra hiç ama hiç kimse FETÖ örgütünden tek bir ismi bile Türkiye’ye iadesini beklemesin.
Başkanlık tartışması Türkiye’yi genel seçime götürüyor. Bu kesin.
Referandumun sonucu seçimdir.
Sonuç ne olursa olsun, 2017 seçim yılıdır.
Sistem tartışmalarını sonlandıracak bir yıldır.
Muktedirlere karşı olan yapılar demokratik cumhuriyetçi cephe oluşturmak zorundadır. Ama yerli ve legal bir cephe. Karanlık bölgesi olmayacak. Gri bölgesi de olmayacak.
Adres de bellidir.
Cumhuriyet Halk Partisi ve Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’dur adres.
Bu sebeple CHP en kısa sürede derlenip toparlanmalıdır.
Bu arada iktidar, yasaklarda sınır tanımıyor.
Yazılı ve görsel  kanalları, internet siteleri derken, yasaklar kültür, siyaset ve teori dergilerine kadar geldi. 10 gazete daha kapatıldı. Çoğunun ismini halk yasaklanınca duyuyor.
Bunun muktedirlere de, ülkeye de faydası yok.
Rektör seçimleri zaten tam demokratik bir ortamda yapılmıyordu.
Son düzenleme ile tam gülistan oldu. Tam atama.
Kapatma ve yasaklamalarının dergilere kadar gelmiş olması da Ülkemizin kültür-siyaset hayatının nereye sürüklendiği göstermesi bakımından ayrıca önemlidir.
675 Sayılı KHK ile kapatılan Özgürlük Dünyası, 25 yıldır kesintisiz yayınlanan bir siyaset ve düşün dergileri, Evrensel Kültür ise  yıldır yayımlanan ülkenin en uzun soluklu kültür dergisidir. Bu iki dergi de çeyrek yüz yılı varan bu dönem boyunca her ay düzenli olarak okurlarıyla buluşmuş,  yıllar boyunca da savcıların aklına bu dergileri yasaklamak gelmemiş; hatta bu dergilerin sorumluları hakkında ciddi bir soruşturma dahi açılmamıştır.
Az çok dünyada ne olup bittiğinin farkında olan herkes bilir ki; ülkelerin demokrasilerinin, sosyal-kültürel gelişmişliklerinin en belirleyici ölçülerinden birisi de o ülkede yayımlanan gazetelerin, dergilerin çeşitliliği ve sayısıdır.
Ama uzun bir zamandan beri iktidar, bu evrensel gelişmeyi tersine çevirmiş; adeta gelişmenin ve ilerlemenin, yasakların, yasaklamaların üst safhaya çıktığını on dört yıldır yönetimiyle bunu  göstermiştir.
Cumhurbaşkanından başlayarak iktidarın önde gelenleri, 14 yıllık iktidarlarında, Türkiye’yi görülmemiş biçimde kalkındırdıklarını söz ediyorlar. Ama özellikle OHAL’in ilan edilmesinden beri ülkede kendilerinin hoşuna gitmeyen görsel ve yazınsal yayınları, dergi, ajans, gazete bırakmadılar.
İnsanlık tarihi bize gösteriyor ki, kendisinde sınırsız güç vehmedenler iktidarı ellerine geçirdiklerinde gücü kullanarak, rakiplerini, muhalif güçleri, halkı sindirmek için, hoşlarına gitmeyen ne varsa yasaklamışlardır. Ama bu tarih bize baskıyla, zulümle mutlu olunmadığını da göstermektedir. Çünkü baskıyla yasakla hükmünü icra eden yönetimler yok olup giderken, eninde sonunda hak, gerçek, adaleti galebe çalmıştır.
Tarihin bu şaşmaz yasasının Dünya’da bugün de işlediği kuşkusuzdur.  Baskıyla, yasaklarla, yasaklamalarla ülkeyi yönetenler  başarmayacak, zamanı gelmiş gerçeklerin ortaya çıkmasını hiçbir yasak ve yasakçılar önleyemeyecektir.

 

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.