Karar aldım. Mümkün olduğunca CHP kurultayı yazmayacağım. Ancak bu tartışmalardan biz de kendimizi tamamıyla uzaklaştırmıyoruz. Ve biraz da çuvaldızı kendimize batırarak  itiraf edeyim ki söz  konusu kurultay olunca CHP'de akan sular duruyor. Adeta dünyayı unutuyorlar. Unutuyoruz.
Aslında CHP örgütleri yenileniyor. Kongreler bir hareket getirdi. Özellikle İstanbul'da ilçe başkanları oldukça hareketli ve çalışmaya hazır. Umarım 16-17 Ocak'ta yapılması planlanan 35. Büyük Kurultay beklentilere cevap verir.
Sonuç ne olursa olsun örgüt başkanı Tekin Bingöl sadece CHP değil, Türk siyasi hareketinde de tarihe geçecek işlere imza attı. Sokağa çıkma yasağı olan il ve ilçelerde, can güvenliğinin olmadığı mahallelerde, güvenlik güçlerinin bile giremediği hendeklerle, barikatlarla dolu bölgelerde delege seçimleri yaptı. Bu alkışlanacak mı, yoksa CHP adına utanılacak bir davranış mı buna da siz karar verin. Türkiye seçimi yaşarken, örgüt Başkan'ının uğraştığı işlere bakın.
Ankara, İzmir ve İstanbul'da hareketlilik ve arayış sürüyor. 20 Aralık'ta İzmir ile başlayacak yarışta Büyükşehir Belediye Başkanı Azizi Kocaoğlu, "dengeli bir liste" arayışında. Kavgasız ve sevginin hâkim olacağı bir kongre hesaplıyor. Eski Genel Başkan Yardımcısı Alaaddin Yüksel potansiyel aday. Üzerinde anlaşılabilecek bir isim. Öneri gelirse ne der, bilemiyoruz. Ama İzmir'de de il başkan adaylığı için ismi geçenler oldukça fazla.
Mevcut İl Başkanı Bedri Sertel, eski İl Başkanlarından Rıfat Nalbantoğlu, Karşıyaka eski Belediye  Başkanı Cevat Durak, Konak ilçe Başkanı Sinan Karamustafaoğlu, Gaziemir İlçe Başkanı Umut Tekin akla ilk gelen isimler. Yukarıda da dedim; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ismi ve tavrı seçimde belirleyici olacak. Kocaoğlu da bu saate kadar henüz bir renk vermedi.
Kocaoğlu ve ilçe belediye başkanlarının çoğu bu nezaket ve denge içinde kurultay sürecini götürürken İstanbul ve Ankara'da ilçe Belediye başkanları "Alçak dağları ben yarattım" pozlarında. Örgütleri memuru gibi görüyor. Hele Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen kendisini CHP'yi dizayn etmekle memur ve yetkili sayıyor adeta. Ankara'da mevcut İl Başkanı Adnan Keskin yeniden aday. Mehmet Perçin de düşünüyor. Ancak Hikmet Tepe ve Yalçın Karatepe de sürpriz yapabilir.
Alper Taşdelen dedim de aklıma geldi. Biz hep Melih Gökçek ile aralarında bir diyalog ve anlaşma var diyorduk. İtiraz ediyordu. Kongre Süreci başladı ve bu diyalog deşifre olduğundan belki de Melih Gökçek aleni bir demeç verdi. Uzun süredir uyum içinde çalıştığı Alper Taşdelen'e sitem eden Gökçek Ankara Boğazı Projesi’ni bahane ederek aleyhte demeçler vermeye başladı. Gökçek şöyle buyurmuş:
Bu arada Alper Bey’e de sitemimi bildireyim. Başkanım biz sizin hakkınızda dava açmayacağız diye söz vermişti ama dava açtı. Tabii bu dava karşı davaları da otomatikman getirecek. Biz de Çankaya'ya karşı açmıyorduk. Karşı dava açılacak sayısız konu var.
Vah vah vah. Melih Bey Ankara ve CHP bu Kayıkçı kavgasına inanacak mı sandınız? Gökçek usulü CHP kurultayı destek çabası. Kime mi? Tabii ki doktoruna. CHP içindeki doktoruna. Ankara kapılarını açtığı doktoruna.
İstanbul'da hala "Murat Abi" formülü gündemde. Başbakan Eski Yardımcılığı, Dışişleri Bakanlığı ve Genel Başkanlık gibi kariyerinin yanına İl Başkanlığı'nı yazdırarak aslında Murat Bey varlığı ile partililere parti üyeliği ve kimliğinin çok önemli olduğunu göstermiş oldu. Bu kabul, anlayana üstün bir görev anlayışının yansımasıdır. İl başkanlığı sırasında herkese adaletli davrandı ve eşit bir mesafede durdu, partili olmanın en üstün meziyet  olduğunu anlattı. İki genel seçim atlattı. Boş çuvalı yürüttü.
İstanbul'da da aday bolluğu var. Kenan Sönmez, Ali Fatinoğlu ve Necdet Saraç  adaylığını açıkladı. Aday olabileceği söylenen isimler arasında eski milletvekili Kadir Gökmen Öğüt eski Kadıköy İlçe Başkanı'dır. Çetin Soysal, Süleyman Çelebi, Berhan Şimşek, Müslüm Sarı var. Mevcut il yöneticilerinden Oğuz Soydan, Şerdıl Odabaşı, Yüksel Mansur Kılıç var. PM üyesi Cemal Canpolat'ın da uzun süredir il başkanlığı için çalışma yaptığı biliniyor.
Mevcut isimlerden Kadir Gökmen Öğüt,  Cemal Canpolat ve Süleyman Çelebi ön plana çıkıyor. Kemal Kılıçdaroğlu da bir zamanlar Deni Baykal'ın yaptığı gibi İl Başkanı ve Büyükşehir Belediye Başkan adayını aynı anda bir yönetimde buluşturmayı planlıyor. Bir anlamda “Eş İl Başkanlığı” durumu. Bu işleyecek bir formül değildir. Bu tavır, Belediye Başkanlarının, il ve ilçe yöneticilerinin işlerine karışmaması arzusunu tetikler. Belediye Başkanları, İlçe Başkanı ve İl Başkan'ının Grup Başkanı yetkisinden rahatsızdır. Kerameti kendilerinden saymaktadırlar. Alper Taşdelen'den neleri eksik. Kim İl Başkanı olursa olsun seçilmiş ilçeler var. Örgüt yani seçilmiş kişiler Belediye Başkanlarının memuru değildir.
Biraz SAYGI lütfen...
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.