banner87
Ruslar’ın 30 Eylül’de Suriye’deki müdahalesi sonrasında bu ülkede ve bölgede çok şey değişti.
Suriye içinde başta IŞİD ve Nusra olmak üzere tüm terör örgütleri her gün büyük kayıplar veriyor.

Havada Rus uçakları, karada Suriye ordusu teröristlere nefes aldırmıyor.
Teröristler kısa süre sonra bırakıp kaçabilir.
Tabii Türkiye’ye.

Peki bölgesel ve uluslararası politikada neler oluyor ?
Ruslar çağırınca herkes tıpış tıpış Viyana’ya koştu.
Önceki akşam Viyana’da bire karşı üç dengesi vardı :
Rus Dışişleri Bakanı’na karşın ABD, Türkiye ve Suudi Arabistan bakanları.
Bakmayın siz Suudi Bakanı’nın artistliğine.
Şapşal canı sıkıldıkça Rusya’yı tehdit ediyor:
“Suriye’den çıkın, yoksa fena yaparız”.
Uyanık Türkiye’nin askeri ile gerdeğe gireceğini hesaplıyor.
Rus ayısının şakası yok.

“Esad olduğu sürece hiçbir şekilde masaya oturmayız” diyen Türkiye, bırakın Viyana’ya gitmeyi Rusya’nın tüm şartlarını kabul etmişe benziyor.
Ben bu satırları yazarken, Dışişleri Bakanı Feridun Sinirlioğlu, Paris’te İranlı meslektaşı Zarif ile Suriye’yi konuşuyordu.

İran’a selam vermeyenler şimdi İran’la Suriye ve Ortadoğu’yu konuşuyor.
Nükleer anlaşma sonrasında İran artık kilit ülke.
Peki masada kimler var?
Lübnan, Irak ve Türkiye ‘düşmanı’ Mısır dahil toplamda 16 ülke bakanları.

Rusya’nın tavrı belli:
“Esad’ın selamı var yakında hepinizi öpecek”.
Masada ABD ve Fransa da var.
Fransa’nın eski istihbarat şefi, iki gün önce  “Ortadoğu haritaları asla beş yıl öncesi gibi olmayacak” demişti.

1916 tarihli Sykes-Picot haritalarının kahramanları Fransa ve İngiltere’nin yanı sıra ABD, Kuzey Suriye’de PYD’ye arka çıkıyor.
PYD, haftaya Viyana’ya çağırılacak,
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu, “Kuzey Suriye’de Irak’ın kuzeyindeki gibi bağımsız bir Kürt oluşuma izin vermeyiz” diyorlar.
Diyorlarlar ama Kuzey Irak’taki Kürt oluşumun lideri Mesut Barzani ile stratejik işbirliği ilişkilerini sürdürüyorlar.

Kürt medyasında bu işbirliğinin  karanlık detayları ile ilgili olarak çok şey anlatılıyor.
Kürt medyasında Mesut Barzani’nin faşizan yönetimi ile ilgili her gün bir çok hikaye yayınlanıyor.

Adam, ‘parlamento süresini uzatmıyor diye’ parlamento başkanı ile muhalif partinin bakanlarını  Erbil’e sokmuyor. Ankara ile birlikte PYD ve PKK’ya karşı savaşan Barzani, Kürt petrolünün Türkiye üzerinden pazarlanması için AKP bağlantılı çok karanlık işler çeviriyor.
Adamın derdi, ‘Kürt ulusunun lideri’ olarak kalmak.
Yani liderliği Öcalan’a kaptırmamak.
Nasıl olsa onun gerçek rakibi Celal Talabani hasta ve Talabani’nin oğlu dahil, adamlarında iş yok.

Durum böyle olunca, Batılı başkentler PYD, PKK ve HDP üçgeninde planlar hazırlıyor.
Bu planda karanlık yolsuzlukların bataklığına saplanmış Barzani'ye ve Türkiye uzantılarına  yer verileceğini sanmıyorum.

Verilse bile bu geçici olacak ve herkes HDP’nin seçim sonrasındaki gücüne göre yeni hesap yapacaktır.

Demek istediğim Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın PYD tehditlerini dinleyen olmayacaktır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan Kobani olayları sırasında, PYD için, “Terörist örgüttür ve Kobani  düştü düşecek” demişti ama Obama arayınca “Buyursun Peşmerge Kobani’ye geçsin” demişti.
Başbakan Davutoğlu da Kobani direnişini selamlamıştı.
Peki ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya Kuzey Suriye’de PYD’li bir oluşum kurmaya kalkarsa ne olacak.

Yine mi Obama’dan telefon bekleyeceğiz.
Belki de bu kez adam beyzbol sopasını gösterir.
Putin'i de unutmamak gerekir.
Bu aralar Rusya da PYD’yi seviyor.
“YPG ve Suriye ordusu birlikte IŞİD’e karşı savaşmalı” diyor.

Özetle Kuzey Suriye’de oluşum olur mu, olmaz mı bilinmez ama Kuzey Suriye'nin geleceğinde AKP yönetimde Ankara’nın zerre kadar söz hakkı ve gücü yok ve olmayacaktır.
Kuzey Suriye, Suriye’nin parçasıdır PYD ise Suriye partisidir.
Tıpkı Güneydoğu’nun Türkiye’nin bir parçası  ve HDP’nin de bir Türkiye partisi olduğu gibi...
PKK mı?
Ortak payda.
Türkiye, Suriye, İran ve Irak için.
Hele şu seçimin sonucunu görelim.
Yeni bir Türkiye her şeyi değiştirir.
Karar sizin.
Oy da sizin.
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.