Çağlar boyunca farklı uygarlık ve kültürlere ev sahipliği yapan İstanbul, 8 bin 500 yıllık yerleşim geçmişi, 3 bin yıllık kentsel tarihi ile Avrupa ve Asya kıtalarının kesiştiği noktada geçmişten günümüze uzanan bir dünya kenti... Yüzyıllar boyunca çeşitli din, dil ve ırktan insanların bir arada yaşadığı kozmopolit ve metropolit yapısını koruyarak tarihsel süreçte eşsiz bir mozaik halini alan İstanbul, uzun zaman dilimleri boyunca her alanda merkez olmayı ve iktidarda kalmayı başaran dünyadaki ender yerleşim yerlerinden biri. Roma İmparatorluğu (330-395), Bizans İmparatorluğu (395-1204) ile (1261-1453), Latin İmparatorluğu (1204-1261) ve Osmanlı İmparatorluğu (1453-1922) olmak üzere 1600 yıllık başkentlik tarihi ile dünyanın gözbebeği.

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi 2014 Sonuçlarına göre 14 milyonu aşan nüfusu ile Türkiye’nin en büyük metropolü olan İstanbul’un, yukarıda yazdığımız tarihi geçmişi, günümüzde “Tarihi Yarımada” olarak adlandırılan bugünün Fatih İlçesinin sınırlarını oluşturuyor. Yine TÜİK’e göre 2014 yılında İstanbul’a gelen yabancı turist sayısı, 11 milyon 843 bin. Ülke nüfusu 77 milyon 696 bin kişiye ulaşan Türkiye’de, İstanbul'a son 10 yılda gelen yabancı turist sayısı 77 milyon 926 bin 908 kişi olmuş. Yani İstanbul dünya turizminde tarih bilincinin geliştiği son 10 yılda, Türkiye’nin toplam nüfusu kadar yabancı turist ağırlamış. Dikkat edin bu rakama yerli turistler dâhil değil.

İstanbul’a gelen bu turistlerin hepsi de bugün Fatih ilçesinin sınırlarını oluşturan Tarihi Yarımada’yı adım adım geziyor, konaklıyor, inceliyor, fotoğraflıyor… Her turistin bu gezi sırasında yanından ayırmadığı en önemli aksesuarı da tabi ki fotoğraf makinası. Artık 7’den 70’e herkesin elinde fotoğraf çekmeye ve sosyal medyada paylaşım yapmaya uygun akıllı telefonlar olduğunu belirtmeye gerek bile yok. Günlük hayatımızın vazgeçilmez parçası cep telefonları…

Yani İstanbul’a gelen her turist, Fatih İlçesi üzerinden İstanbul’un ve Türkiye’nin tarihi kimliğini, yüzünü, artı ve eksi yönlerini sosyal medyada çevresiyle, eşiyle dostuyla, kısacası dünya ile paylaşıyor…

Şimdi kısa bir es verip biz de şöyle bir liste paylaşalım:

* Tarihi Yarımada’ya yağma komisyonu

* Şehzade Bilal’in Fatih’i

* Milyon Taşı havuzla gölgelendi

* Mustafa’nın TÜRGEV aşkı

* Fatih Belediyesi tarih talanına ara vermiyor

Dikkatli okurlarımız bu listenin, Fatih Belediyesi’nin Tarihi Yarımada’da yaptığı usulsüzlük, imar yolsuzluğu ve tarih talanına ilişkin YURT Gazetesi’nde manşet olarak yayınlanan haberler olduğunu hemen anlamışlardır…

Gerçeklere Ayna: YURT Gazetesi

Alt alta yazınca farkına vardık ki YURT Gazetesi olarak 10 günde 5 kez Fatih Belediyesinin icraatları ile  ilgili usulsüzlük, imar yolsuzluğu ve tarih talanına ilişkin haber yapmışız. Üstelik bir de köşe yazısı kaleme alarak, Başkan’ı bu konularda Fatih halkına ve İstanbullulara açıklama yapmaya davet etmişiz. Bu usulsüzlük ve tarih talanının hesabını günü gelince millet sandıkta soracaktır elbet. Bizim yaptığımız sadece toplum adına, İstanbullu adına olaylara ve gerçeklere ayna olmak.

Biz bu haberleri ve çağrıları yapmışız ama Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir’den ses çıkmış mı? Hayır! Sadece bir kez basın danışmanı ve pr şirketi üzerinden kem küm etmeye çalıştı? Ama böyle olmaz diyerek “Biz senin mahalleyi de gayet iyi biliyoruz Mustafa Başkan. Hani ziyaret etmeyi seviyorsun ya, bizim mahalleye de gel. Bizimle konuşmak için basın danışmanlarını, pr şirketi çalışanlarını aracı yapma. Onların bilip aradığı telefonumuz, herkes olduğu gibi sana da açık. Kendin arayıp bu haberlere itirazım var deseydin. Buyur ederdik. Gelir bir kahvemizi içerdin; biz sorardık, sen de cevaplardın. Biz bu konularda gayet açığız, şeffafız bir çekinme. Üç dönemdir Fatih’te belediye başkanlığı yapıyorsun. Sen artık bir yanıyla Diyarbakırlı, bir yanıyla Malatyalı Mustafa değilsin. Sen artık Fatihli Mustafa’sın. Fatih’e yakışır bir başkanlık yap...” demiştik.

Zurna ve 11 soruda Fatih


Ama en ufak şeyde bile “abi”lerine koşan, telefon açan Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, yazdığımız yolsuzluk ve usulsüzlüklerden, tarih yağmasından şikâyetçi olan Fatihlilere yaptığı gibi bize karşı da kapı duvar.

O zaman soralım bakalım Bülent Arınç’ın dediği gibi; Bilal Erdoğan’ın TÜRGEV’in “verdikçe veren”, herkese “Fatih Belediyesi Bilal’e çalışıyor” dedirten Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir’e:

1- Fatih’in 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli uygulamalı imar planı, İstanbul 10. İdare Mahkemesi tarafından iptal edildi mi?

2- Buna bağlı olarak verilen, söz konusu planların yürütmesini durdurma kararı var mı?

3- İptal kararına ilişkin Fatih Belediyesi’nce, Danıştay’a yapılmış bir itiraz var mı?

4- İBB de bu mahkemeye müdahil oldu mu? Olduysa itiraz hangi tarihte yapıldı?

5- Alınan toplam kaç iptal kararı var?

6- İptal ile ilgili olarak alınan mahkeme kararı ya da karalarından kanun önünde sorumlu ve yetkili olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Büyükşehir İmar Komisyonu Başkanı ve Fatih Belediyesi Meclis üyesi Hadi Diler ile İBB Büyükşehir ve Fatih Belediye Encümeni bilgilendirildi mi? Bilgilendirildiyse ne zaman? Bir tavsiyeleri oldu mu?
7- İptal kararına rağmen bu plan üzerinden kaç bin işlem ihdas edildi?

8- İptal edilen plana rağmen Fatih’te son bir yıldır yapılan tüm imar uygulamalarının bir geçerliliği var mı?

9- Bu işlemler mutlaka uygulanması gereken bir mahkeme kararını sümen altı etmek olmaz mı?

10- Bu yapılanlar “organize suç işleme” anlamına gelmez mi?

11- Danıştay 6. Daire’deki dosyanın konusu nedir?

12- Şu anda Fatih'te kaç otel ruhsatı olmadığı gerekçesiyle kapalı? Bu arada el değiştiren mülk ne kadar? 17/25 Aralık'tan hemen sonra olanlar hariç…

Gazetecilikte bir kural vardır. Cevabını bilmediğin soru sormayacaksın. Bizde sorular çok… Bu fasıl burada kapanmaz. Bu konuda ve başka işlemlere ilişkin yeni sorularımız da olacak elbette.

Korkarız ki Mustafa Demir “Fatihli” olmayı hala tam algılayamadı. Bu soruların cevabını verebilirse eğer, sayfalarımız kendisine açık. Yoksa biz elimizdeki 'bilgi ve belgeleri' mevcut bilgilerle yayınlamak durumunda kalacağız. Bu arada Fatih’te yaşanan olayların benzerinin daha önce Zeytinburnu Belediyesi’nde de yaşandığını bir dipnot olarak buraya düşelim.

Ey  Diş Hekimi Mustafa Demir…

“Sükût ikrardan gelirmiş” mi diyeceğiz, yoksa “Tokmağı başkasının elinde olan davulun sesi, zurnanın zırt dediği yerde çıkarmış” mı diyeceğiz?
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.