Günlerdir Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündemine gelmesi beklenen dokunulmazlık dosyalarıyla yatıp, fezlekelerle kalkıyoruz.    Peki nedir bu fezleke? Polisin hazırladığı bir soruşturma dosyası mı?     Yoksa bir ekşi sözlük yazarının dediği gibi, ‘Anayasa mahkemesi, sayıştay ve yargıtay mensubu üç yüksek düzey hukukçunun kurduğu oryantal dans grubu. Ankara ve istanbul'un en ciddi müzikhollerinde çalışırlar. Onlar yüzlerini peçeyle örtmeyi uygun bulmuşlarsa benim isim vermem doğru olmaz tabii. hobi işte...’ diye mi tanımlanır?     Sizin hiç fezlekeniz oldu mu?     Benim bir kere olmuştu.     O zaman çok kızmıştık savcıya, direk polisin hazırladığı fezlekeye göre karar veriyor, kendi görüşü yok mu, neden bizim haklı olduğumuzu görmüyor, adalet nerede diye…     Sonra baktık ki polis, fezleke, savcı, mahkeme bir zincir zaten, alttaki ne derse üstteki öyle karar veriyor veya bugünün moda deyimiyle üst akıl, altta işi göreni yönlendiriyor. Farklı bir karar çıkması mümkün olmuyor.    Bugün milletvekilleri hakkındaki fezlekeler meclis Anayasa Komisyonu’nun gündemine gelecek. Son rakamlara göre, 135 milletvekili hakkında 619 fezleke yani suç dosyası var. Çoğu HDP ve CHP milletvekilleri. Başta muhalefet partilerinin liderleri olmak üzere, milletvekillerinin dokunulmazlıkları kaldırılırsa yargılanmaları ve hatta bazılarının tutuklanması gündeme gelebilecek.      Adı yolsuzluk ve rüşvet skandallarına karışan AKP milletvekilleri hakkında meclise gelecek herhangi bir fezleke ise bulunmuyor.                                                                                                           
                                                                                                           ***     Geçen hafta Yurt Gazetesi Ankara Temsilcisi Kadir Ercan ile birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeydik. Muhalefet kulisinde karşılaştığımız eski gazeteci, CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu ile hakkındaki fezleke hakkında muhabbet ettik. Can Dündar ve Erdem Gül’ün yargılandığı MİT tırları davasıyla ilgili olarak hakkında fezleke bulunan Enis Berberoğlu, endişeli değil tam tersine gayet rahat görünüyordu. ‘Ben 30 yıl gazetecilik yaptım, beni koruyan tek şey cebimdeki sarı basın kartıydı. Dolayısıyla milletvekili dokunulmazlığım kaldırılsa da bundan korkacak değilim’ diyordu. CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun hükümete rest çeken kararını da destekler görünüyordu. ‘Genel Başkan dokunulmazlıkların kaldırılması yönünde oy kullanacağız demişse, bitmiştir’.      Hatta dokunulmazlıkların kaldırılması teklifi görüşülürken, sadece CHP’li değil, AKP’li hukukçu milletvekillerinin çok zorlanacakları görüşündeydi.     CHP milletvekillerinden kaç tanesinin dokunulmazlıkların kaldırılması yönünde oy kullanacağı belli değil ama 316 AKP milletvekilinden bazılarının da partisinin kararı dışında oy vereceği iddia ediliyor.
                                                                                                             ***    TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın, İslam Ülkeleri Akademisyen ve Yazarlar Birliği’nin konferansında yaptığı konuşmada “Yeni anayasada laiklik olmamalı. Dindar bir anayasa olmalı” demesi, Türkiye’yi yeni bir çatışmanın eşiğine getirdi.     O gece Twitter’da esen laiklik rüzgarını görenler ertesi gün Türkiye’de bir şeylerin değişeceğini umut ediyordu ama olmadı.     Ankara’ya Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Dikmen kapısı önüne meclis başkanının bu sözlerini protesto etmek için gidenlerin sayısı çok azdı. Çoğu üniversite öğrencisi gençlerdi, bir kısmı da orta yaşın üzerinde emekliler… Çevik kuvvet polisi kalabalığa göz açtırmadı tabi. Biber gazı ve polis zoruyla dağıtıldılar. Hatta bir kısmı, olay yerinden uzaklaştıkları halde polis tarafından kovalandı. Arkalarından polisin ‘Atatürk’ün piçleri’ diye bağırdığı iddia edildi.      Akşam İstanbul Kadıköy’de epey bir kalabalık toplandı ama onlar da polis tarafından dağıtıldı. Ertesi gün Meclis Başkanı ‘Bunlar benim kişisel görüşlerim’ diye açıklama yapınca, olayın üzeri kapandı.       O gece Twitter’da meclis başkanına tepki gösterenlere ‘Laiklik mi kaldı kardeşim’ dediği için moral bozmakla suçlanan kişiler haklı çıktı. Kurbağalar çoktan tencereye atılmıştı, yavaş yavaş piştiklerinin farkında değildi.       O sırada konuşan Başbakan, 2019 yılında yapılacak seçimlere hazırlandıklarını, 81 ile damgalarını vuracaklarını söylüyordu. İllüzyon devam ediyordu.       Hürriyet Gazetesi’nin yeni transferi Abdülkadir Selvi, yeni anayasanın İslam dinine ve Allah inancına vurgu yaparak başlayacağını, bunun tartışıldığını yazıyordu.      Yıllardır ‘Taksim 1 Mayıs Alanıdır’ diyen DİSK bile Bakırköy Halk Pazarı’nda bayram kutlamayı kabul etmişti. Üstelik onlara kim kızabilirdi, barış mitingine giden yüzlerce insan bombayla hayatını kaybetmişken?        Bitirirken, bir kadın cinayetine kurban giden Mezdeke grubu dansçısı Aynur Kanbur’u da sevgiyle anıyorum.
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.