banner87
Bİrkaç dernek ve isim dışında iş dünyasının kendilerini yakından ilgilendiren olaylara dahi tepkisiz kaldığı ilginç bir dönem yaşıyoruz ülke olarak. Hükümetin herhangi bir politikası ya da kararını eleştirince sert tepkiyle karşılaşmamak isteyen herkes suskunluğu tercih ediyor. Bu dönemde ilginç çıkışlarıyla dikkatleri çeken birkaç isimden biri Yıldız Holding’in başkanı Murat Ülker. Sosyal medyada verdiği mesajlarla ‘twitter fenomeni’ olan Murat Ülker, geçtiğimiz hafta tüm futbol taraftarlarının tepkisini çeken Passolig uygulamasını eleştirdi hem de kulüp başkanları bile sessizken…
Yıldız Holding, Ülker ve diğer markalarıyla uzun yıllardır futbola ciddi sponsorluk desteği veriyor. Bir dönem super ligin yanı sıra amatör kulüplere kadar yaygın bir sponsorluk anlaşmaları yapan Yıldız Holding, birkaç yıl once kulüplere desteğini çekerek Milli Takım düzeyine indirmişti sponsorluğu. Geçen hafta onu da bıraktılar. Murat Ülker bu kararın nedenini şöyle anlattı: “İngiltere ve Almanya’daki seyircileri görünce kıskanmamak elde değil. Ülke adına çok üzülüyorum. En son İngiltere’de bir maça gittim. Ortam inanılmaz güzeldi, müthiş keyif aldım. Futbolseverlerin mutluluğunu engellemeyelim. 1,5 saatlik bir maç sırasında stada giden sporseverler sevinebilir, kızabilirler. Bu normaldir. Daha hoşgörülü olmalıyız. Passolig sistemi getirilirken, daha esnek olunabilirdi. Kimse kişisel bilgilerinin, devlet de olsa kayıt altına alınmasını istemez, rahatsız olur.”
Ülker, bu ve benzer eleştirilerini Türkiye Futbol Federasyonu’na bir mektup yazarak iletti, son alınan yabancı oyuncu kuralını da sert sözlerle eleştirdi. Ve Türk futbolu son dönemdeki çok tartışılan kararları nedeniyle en büyük sponsorlarından birini kaybetti.
Aslında bu durum yani futbol kulüplerinin sponsor bulamakta zorlanması birkaç yıldır yaşanıyor, 2014 yılında ise zirve yaptı. Sezon başında Süper Lig’de mücadele edecek 18 takımdan 12’si göğüs sponsor bile bulamamıştı. Galatasaray lig başladıktan sonra Huawei ve THY ile anlaştı, THY, Trabzonspor’a da destek olma kararı aldı. Fenerbahçe ise hala sponsorsuz yoluna devam ediyor.
Turkcell, Bank Asya, Türk Telekom da bırakmıştı
Süper Lig’in yurtdışı izlenirlik oranlarının düşmesi, uluslarararası arenada üstüste yaşanan başarısızlıklar, futbol kalitesinin gerilemesi gibi nedenlerle birkaç yıldır büyük şirketler sponsorluktan çekiliyor. İlk havlu atan Turkcell olmuştu. Çok sayıda kulübe sponsor olan Turkcell, önce Süper Lig’den sonra da Anadolu takımlarından desteğini çekti. Türk Telekom, Bank Asya, Avea da art arda biten sözleşmelerini yenilememe kararı almıştı.
2013-14 sezonunda ise 18 kulübün elde ettiği forma sponsorluk geliri toplam 36 milyon euro olmuştu. Bu sezon, talebin az olması nedeniyle çok sayıda kulüp geçmiş yılların altındaki rakamlarla anlaşmalar imzalamak zorunda kaldı. Gaziantepspor ve Kayserispor gibi iki büyük şehri temsil eden kulüpler sponsor bulamadı. Akhisar, Eskişehirspor, Karabükspor, Konyaspor, Rizespor ve Sivasspor ise kendi şehirlerinde üretim yapan markalarla sponsorluk anlaşması yaptı.
Federasyonun tartışılan kararları, Passolig uygulaması devam ettiği sürece gelecek yıl sponsorsuz kalan kulüplere yinelerinin eklenmesi kimse için sürpriz olmaz.


İlk ‘Yerli Malı Belgesi’ Eczacıbaşı’nın oldu

Hükümetİn ekonomi politikalarının en önemli ayağını cari açığı düşürmek oluşturuyor. Bu nedenle başta enerji olmak üzere yerli kaynakların kullanımını teşvik etme kararı alan AKP, kamu ihalelerinde de yerli malı kullanımına önem verecek. Peki, şirketler ihalelerde teklif ettiği malın yerli mal olduğunu nasıl kanıtlayacak? Şirketler, “yerli malı belgesini” TOBB ve TESK’ten alacaklar. Dün İstanbul’da yerli malı belgesinin tanıtımı yapıldı. Belgenin tanıtımını Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık yaptı. Hisarcıklıoğlu, yaptığı konuşmada Türkiye ve sanayiciler için yeni bir süreç başladığını belirterek, sanayiciler olarak bugüne kadar kamu idaresinin yaptığı ihalelerde milli şirketlere destek ve öncelik vermediğinden şikayetçi olduklarını söyledi. Gelişmiş ülkelerin dahi kendi ülkelerindeki üretimi desteklediğini ifade eden Hisarcıklıoğlu, bu alanda çok uzun süre geride kaldıklarına değinerek, “Biz kamu alımlarında yabancı ürünlere kucak açtığımız için kendi KOBİ’lerimizi değil, yabancı ülkelerin şirketlerini desteklemiş oluyoruz. Böyle devam edersek, yarının küresel şirketleri Anadolu’nun KOBİ’leri içinden çıkmaz. Biz de bugün olduğu gibi yarın da sanayide ve ihracatta ithalata bağımlılığı konuşup dururuz” şeklinde konuştu.
Yerli Malı Belgesi alım sürecine ilişkin bilgiler veren Hisarcıklıoğlu şöyle devam etti:
“Üretici firma, önce bir mali müşavir ve eksper belirleyecek. Sonra Bakanlığımızın belirlediği hesap cetveline uygun olarak yerli katkı oranını hesaplayacak. Bu hesap, teknik yönden eksper tarafından, mali yönden ise mali müşavir tarafından tetkik edilip uygunsa onaylanacak. İlgili oda ya da borsa hazırlanan tüm bilgi ve belgelerin mevzuata uygunluğunu kontrol edecek ve uygun bulursa Yerli Malı Belgesi’ni düzenleyip, üreticiye teslim edecek.”
Bu belgeyi alanlar yüzde 15 fiyat avantajından yararlanacak. Toplantıda ilk Yerli Malı Belgesi Eczacıbaşı-Baxter Hastane Ürünleri’ne verildi.
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.