banner87

Sibel Can harika söylüyor: ‘’Hadi o zaman, anlaşalım!’’
Önce elektriklerinizi kestirin.
‘’Lüks lambalarını’’ edinin.
Gaz yağını depolayın.
Televizyonu, radyoyu (şimdi o da kimsede kalmadı ya!) kaldırıp atın.
Buzdolabını, çamaşır-bulaşık makinalarını, elektrik süpürgesini, ankastre fırınınızı kapıya koyun.
Osmanlıda bunlar var mıydı?
Son model otomobilinizi hurdalığa çekin.
İki atlı ‘’landon’’ arabanızı, ahıra dönüştürdüğünüz garajınıza koyun.
Sultan Süleyman Ferrari’ye mi biniyordu?
Bilgisayarınızı nereye sokarsanız sokun.
Kredi kartlarınızı kesip çöplüğe atın.
Memleketinize gitmek için aldığınız uçak biletini yakın.
Yıldırım Beyazıd’a uçağa bindiği için  mi ‘’Yıldırım ‘’dediler?
Kadınlarınızın başını örttüğünüz yetmez.
Feraceyi, yaşmağı, peçeyi zorunlu kılın.
Pencerelerinize birer ‘’cumba’’ yaptırın.
Hürrem Sultan Topkapı Sarayının balkonunda mı oturuyordu?
Çocuklarınızı, okuttuğunuz Amerika’dan, İngiltere’den geri çağırın.
Zaten medreseye çevirdiğiniz üniversitelerde, cübbeli-sarıklı muallimleriniz, müderrisleriniz onlara, tufandaki Hazret-i Nuh’un, karadaki oğluyla nasıl haberleştiğini,  Sultan Abdülhamid’in ‘’google’ı nasıl bulduğunu, Amerika’yı hangi İslam kâşifinin bulup, Küba’ya cami inşa ettirdiğini anlatsınlar.
Daha küçük çocuklara, cemaat-vakıf yurtlarında ‘’badeleme nasıl yapılır’’, ‘’fiili-i livata nedir’’ tatbiki olarak öğretilsin.
Bunların suç olmadığına dair ulemadan fetva var nasıl olsa.
Kız çocuklarını 9 yaşında dedesi yaşındaki erkeklerle evlendirin.
Hepsi 3-5 çocuk doğursun.
Siz de 4 karı alın
Bol bol çocuk yapın.
Sultan Deli İbrahim’in 100 çocuğu yok muydu?
Türk Lirasını bırakın.
Üzerinde Atatürk’ün resmi var.
Mecidiye’ye dönün.
Üstünde Abdülhamid’in  resmi olan sikkeler kestirin.
Hastaneleri kapatın.
‘’Darüsşifalar’’ kurun
Buralarda ‘’Yerli ve milli’’  ‘’mütetabbipler’’ hastalarınıza baksın. 
Ağrıyan yerlerinize kupa çeksinler.
Nefes darlığınız varsa, şişlikleriniz oluşmuşsa, kanınız fazla gelmiş demektir; size sülük vursunlar, ‘’Hacamat Profesörleri’’ jiletlerle sizi ince ince doğrasınlar.  Ameliyathane yok.
Dikiş setleri, steril iplikler, kat-güt’ler yok.
Bu nedenle, açık yaralarınızı kızgın şişlerle dağlasınlar.
Kanamayı o da durdurur.
Geçmişi çok mu arıyorsunuz?
İşte buldunuz. 
AKP’ye, onun bulunmaz hint kumaşı Reis’ine veya sadık bendesi Devlet Bey’e önümüzdeki seçimlerde gene oy verin.
İnşaallah geçmişin o azametli günlerine tekrar kavuşursunuz,
Yavuz Sultan Selim’in oy sandığı mı vardı?

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Metin Uğur Gül 2018-04-03 20:15:45

Uğur beyin çok kızgın olduğunu okurken kızkınlığını hissettiğim ilk yazısı diyebilirim

Avatar
Refika 2018-04-05 12:17:36

Allah insana farklı bir beyin vermiş; duysun, görsün, konuşsun,düşünsün, muhakeme etsin vs.diye. Fakat hâlâ bunun idrâkinde ol/a/mayan nice sifat,makam,mevki sahibi insan ve böyleleri görmezlikten gelen benim canım vatandaşım var! Sn.yazar,"nalina mıhına vurarak ne güzel 'kıssadan hisse' demişsiniz! Tabii, anlayana!