“İnsanlık tarihiyle beraber kurulan çemberlerin çeşitli nedenlerle koptuğuna, insanın tek tek ya da topluluklar halinde dağıldığına, bir yerlere gitmek ya da bir yerlerden gelmek için yola çıktığına tanık oluruz. Kimileri çoktan geldi… Kimileri de gelmek üzere… Gitmeyi düşünenler ya da bugün gelenler…”

“Gelenler kimler?  Niçin geldiler? Geride neler bıraktılar? Geldikleri yere etkileri nelerdir?” gibi birçok soruya yaratıcı drama ile yanıt arayacak bir çalışma önümüzdeki hafta 23-28 Ekim 2018 tarihleri arasında Ankara’da gerçekleştirilecek.

Birileri geldi ya da getirildiler. Hiç kimse zorunlu nedenler olmasa kendi evini, yurdunu kolay kolay bırakıp başka ülkelere gitmez. Geldiler. Mademki geldiler o halde bundan sonra ne yapmak gerekir?  Eğitsel, kültürel ya da sanatsal bir şeylerin yapılması gerek. Yaratıcı drama bu yapılacakların başında geliyor.

Tiyatrodan farklı bir alan olan yaratıcı drama; süreç odaklı, yaşantı kaynaklı ve katılanların birikimlerinden hareketle yapılan canlandırma çalışmalarından oluşarak etkileşimi ve estetik eğitimi amaçlar. Özellikle toplumsal olayları oyun ve doğaçlamalarla irdeleyen yaratıcı dramanın her konuyu yaparak, yaşatarak, hissettirerek ele aldığı için etkisi de daha geniş ve fazladır. Bu nedenle yaratıcı drama ile gerçekleştirilen göç, uyum, değişim, dönüşüm vb. gibi uzun erimli çalışmalar doğrudan veya dolaylı olarak toplumsal değişime katkı sağlayabilir.

Ankara Üniversitesi ve Çağdaş Drama Derneği tarafından gerçekleştirilecek olan 29. Uluslararası Eğitimde Yaratıcı Drama Kongresi atölye çalışmaları, çağrılı konuşmacılar, paneller ve bildiriler ile bu alana ilişkin katkıların en olumlu örneklerini sunacak içeriğe sahip.  Kongre için seçilen ana temanın “Gelenler” olarak belirlenmesi ve bu temanın yaratıcı drama yöntemiyle atölyelerde uygulamalı olarak işlenmesi, ülkemizde tartışmakla bitmeyecek “Suriyeli, Mülteci, Göç, İltica”  gibi konulara odaklanılmasını da sağlayacak.

Açılış konuşmasını tiyatro sanatçısı Tamer Levent’in yapacağı; Norveç, Almanya, İngiltere, Polonya ve Türkiye’den 20 uzmanın atölyesinin bulunacağı kongrede 40’a yakın bildiri sunumu ile iki de panel gerçekleştirilecek. Böylece “Gelenler”; kültürel, eğitsel, sosyolojik, psikolojik, politik ve sanatsal düzlemde tartışılmış olacak.  

Kongre broşüründe yer alan  “…başka ülkelere göç eylememek uğruna verilen Kurtuluş Mücadelemizin merkezi Ankara’da…” tümcesi  “Gelenleri” ve gelme nedenlerini özetlemeye de yetiyor zaten.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ali Öztürk. 2018-10-21 16:19:56

Emeğine sağlık Ömer'cim. Tüm yazıların gibi "Gelenler" hakkındaki yazı da güzel olmuş. Kutlarim.

Avatar
Buket Çetin 2018-10-21 21:12:08

Gelmek deyince gitmek de akla geliyor ve Gelenler Gidenleri çağrıştırıyor. Bir de her iki durumun arasında olanlar var. Bence ARAF bizim kongredeki gelenleri daha çok betimliyor gibi. Çünkü Gelenlerin çoğu hep geri dönmek istiyor. Kaleminize sağlık hocam.

Avatar
Tolgahan 2018-10-21 17:07:52

Nazım Hikmet ne güzel söylemiş hocam "Aşk, bazen gitmekle kalmak arasında verdiğin en büyük savaştır." diye... Galiba geri gelmekle dönmemek arasında da böyle bir durum var... Kongrenin tüm katılımcılarına olumlu çıktılar sağlamasını diliyorum... Saygılarımla...

Avatar
Bedia Cicioğlu 2018-10-22 09:15:44

"Geldiler. Mademki geldiler o halde bundan sonra ne yapmak gerekir? Eğitsel, kültürel ya da sanatsal bir şeylerin yapılması gerek. Yaratıcı drama bu yapılacakların başında geliyor."
Teşekkür ederiz sevgili hocam bu hissiyatla çemberde hepimizi buluşturmak bizlere kültürle sanatla toplum olmaya katkı sunacaktır. Saygı ve sevgilerimle.

Avatar
Hacer AKTAŞ 2018-10-22 19:27:19

Ülkemizde hızla artan göçmen oluşu hatırladım.Gelenler bir şekilde geldiler şimdi ne yapmalı sorgusunun cevabı gibi yazılanlar. Sevdim bunu.

Avatar
Songül Başbuğ 2018-10-23 00:10:04

Bu kongre gelenlerin sorunlarına çözüm olacak mı? Diye sorduklarında, bu sorunun görünür kılınması, tartışmaya açılması da çözüm yollarından biri değil midir? Emeginize, kaleminize sağlık.

Avatar
Yıldızay Arslan 2018-10-23 00:17:17

Göçen yada göçmek zorunda olanların iki ağır yükü vardır.Bırincisi ve daha hafif olanı içine sığdırabildikleriyle beraber aldıkları bavulları, diğeri ve daha ağır olan yükleri ise anılarıdır. Birde bavulun birgün geri dönebilmek umudunu da simgelediğini düşünüyorum. Bu kongre ile herkesin birbirini daha iyi anlayabilmesini en azından bunun için çaba harcamasını umuyorum. Emeği geçenlere saygılar.

Avatar
Erdal Akcora 2018-10-23 01:33:54

`Ne dönülür ne durulur, Sıla yolu tozlu taşlı `
Cok duyarli, guncel ,cagimizin belkide hikayesi en az anlatilmis acisi. Bir kamyon kasasinda biten umutlar...
CDD`yi yasamin icinden, tum insanligi ilgilendiren bir konuyu secmesinden dolayi kutluyorum , basarilar diliyorum.