Emperyalizmin oynadığı at olarak dopingle iktidara geldiklerinden bu yana, emperyalizmin sözünden çıkmadılar. Dış politikada Genişletilmiş Ortadoğu Projesi’nin maşası oldular, ekonomide Türkiye’yi daha da dışa bağımlı hale getirmek için ellerinden geleni artlarına koymadılar. Bu ülkenin bekasını, emir aldıkları odakların isteğiyle milleti kutuplaştırararak yok ettiler. Uyanık celep hesabı, bir kucaktan diğer kucağa geçmeyi, bu köylü kurnazı dış politika stratejisini benimsemeleri ise Türkiye’nin çıkarlarıyla ilgili değil, tümüyle emperyalizm için yamuk maşa olduklarının ortaya çıkmasıyla gündeme geldi. Suriye’de İhvancı taktikler uygulayıp, ABD ve AB’ye yutturacaklarını sandılar, ama o kadar akıldan yoksundular ki her şeyi yüzlerine gözlerine bulaştırdılar.

ENKAZIN MİMARLARI
Şimdi ekonomik kriz ve dış politikada berbat bir ikilem içindeyiz. Ekonomik kriz artarak sürecek daha zirve yapmadı. Ve çok can yakacak! Bakın işte iflas eden yurttaşlar intihar ediyor, beş yıldır iş bulamayan gariban kendini yakıyor. Sanayide durgunluk, talepte ise ciddi bir düşüş yaşanıyor. Ekonomi yönetiminin icraatları ise yangına benzin dökmekle eşdeğer. Bankaları sıkıştırıp tehdit ederek günü kurtarmaya çalışırken, finans sektörünü de çökertiyorlar.

Öte yandan S-400 krizi kapımıza dayandı. Bakmayın siz bunların “ABD’ye kafa tutuyoruz” laflarına. Ne yapacaklarını bilemez halde, tir tir titriyorlar. Bir yandan Rusya ile anlaşma imzalanmış ve o füzeler alınmak durumunda, öte yandan ABD eğer S-400 füzeleri alınırsa CAATS’ı (ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası)devreye sokacak. Rusya ile ilişkiler nane molla, Moskova, Suriye’de özellikle de İdlib’de cihatçı teröristlerin temizlenmesi konusunda Türkiye’nin yan çizdiğinin farkında ve bastırıyor. Körfez ülkeleri, Türkiye ile arasına mesafe koymuş durumda ve her an bir çelme de onlar takabilir. Mısır, Doğu Akdeniz’de karşımızda İsrail ve Kıbrıs Rum Kesimi ile ittifak kurmuş. Avrupa Birliği, artık Türkiye’yi Avrupalı bir ülke olarak görmediğini her fırsatta dile getiriyor.

FOS KABADAYILIK BURAYA KADAR!
Öncelikle belirtelim, S-400 alımı askeri açıdan yanlış bir karar değil. Ancak bunu yapacak iktidarın güçlü ve akıllı olması gerekir. Ülkenin ekonomisinin tıkırında gitmesi ve dış politikada ise ciddi bir manevra alanına sahip olmak da bir zorunluluk. Ve şu anda AKP ve yedek lastiği MHP, yani iki tane ABD yapımı yabancı menşeli siyasi örgüt tarafından Türkiye’nin elindeki tüm kozlar yok edilmiş durumda. Tek seçenek Rusya olarak kalırsa vay halimize...

O GEMİNİN DİBİ DELİK!
Durum bu... Ve şimdi kalkmışlar dibinde delik açtıkları gemiye 82 milyon Türkiye vatandaşını çağırıyorlar. O hakaret ettikleri yaklaşık 50 milyon insanı da... O gemi bizim gemimiz değil, o gemi ABD’de yapılmış çürük gemi, o gemiye delik açanlar ise bizleri boğmak için çağırıyor.

Bu ülkenin her alanda tekrar eski gücüne kavuşmasının tek bir yolu var, o da siyasal islamcılardan ve ırkçılardan oluşan bu illetten bir an önce kurtulmak. İşte o zaman bu gemi batmaz. Bırakın yalnız kalsınlar, bırakın batsınlar, zaten ülkeyi batıracakları kadar batırdılar. Bunlara el uzatan, bu ülkeye en büyük kötülüğü yapar. Geminin zehirli yükünü attık mı, o gemi tamir edilir ve de tekrar yüzer.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.