Biletler aslında ‘Nimet Abi’den alınıyormuş

Her yıl olduğu gibi bu yıl da Nimet Abla gişesi Milli Piyango Yılbaşı çekilişi için bilet almaya gelenlerle doldu. Peki bu Nimet abla kimdi? İşte o bayinin hikayesi

Biletler aslında ‘Nimet Abi’den alınıyormuş

Her yıl olduğu gibi bu yıl da Nimet Abla gişesi Milli Piyango Yılbaşı çekilişi için bilet almaya gelenlerle doldu. Peki bu Nimet abla kimdi? İşte o bayinin hikayesi

29 Aralık 2017 Cuma 13:16
Biletler aslında ‘Nimet Abi’den alınıyormuş

Milli Piyango’nun yılbaşı çekilişi için yüzlerce kişi her yıl olduğu gibi bu yıl da Eminönü’ndeki Nimet Abla piyango bayisine akın etti. Peki, yeni yıl heyecanıyla herkesin dilinde olan bu Nimet Abla kimdi? Milliyet gazetesi yazarı Güngör Uras, bugünkü yazısında Nimet Abla’yı, daha doğrusu 1978’den bu yana ‘Nimet Abi’yi anlattı.

Güngör Uras’ın ‘Kim bu Nimet Abla’ başlığıyla yayınlanan yazısı şöyle:

“İstanbul’da Eminönü’nde Nimet Abla milli piyango gişesi önünde bir aydır kuyruk var. Sadece İstanbul’da yaşayanlar değil, Anadolu’dan gelenler, soğuk havada saatlerce kuyrukta bekleşerek bilet satın almaya çalışıyorlar.

Kim bu Nimet Abla? Neden insanlar Nimet Abla gişesinden bilet satın almak istiyorlar?

Nimet Abla’nın – Melek Nimet Özden’in (İstanbul 1899 – İstanbul 1978) hikâyesi 1928 yılında başladı.

Kocası, İsmail Özden, Eminönü Yeni Cami önündeki meydanda tütün sattığı ve sarraflık yaptığı dükkânında Türk Tayyare Cemiyeti’nin çıkardığı piyango biletlerini de satmaya çalışıyordu.

O yıllarda, piyango bileti satışını teşvik etmek için veresiye olarak da satılabilen biletlerin paralarını tahsil edemeyince büyük zarara uğradı. Tütün sattığı, sarraflık yaptığı dükkânı kapatmak zorunda kaldı.

BAYİLİK ANLAŞMASI YAPTI

İsmail Özden’in karısı Nimet Özden Türk Tayyare Cemiyeti’ne başvurarak kendi adına bayilik anlaşması yaptı.

Eminönü’ndeki dükkânda Tayyare Cemiyeti Piyangosu bileti satmaya başladı. Dükkânın tabelası değişti “Nimet Gişesi” oldu.

6 KERE BÜYÜK İKRAMİYE

1931 yılının yılbaşında satmış olduğu biletlerden birine 100 bin lira büyük ikramiye isabet edince, ünü arttı..

Zamanın önde gelen gazeteleri İkbal, Tasvir ve Efkar gazetelerinin birinci sayfalarında Nimet Abla’nın talihliye 100 adet mor bin liralıkları sayarak teslim ederken çekilen fotoğraflarının ve röportajları yayımlandı. “Talih Nimet Abla’dan doğuyor” sloganı yayılmaya başladı.

İşte o yıllardan bu yana sadece İstanbul’da yaşayanlar değil, diğer illerden de Nimet Abla gişesinden bilet almak için gelenler yılbaşı öncesi kuyruk oluşturuyor.

EVİNE GİTMEZDİ

Gece gündüz, kar kış demeden sabahtan akşama bilet satan Nimet Abla genelde evine gitmez, dükkânın üst katında yatardı.

Satmış olduğu biletlerden çıkan büyük ikramiyelerle ilgili haberleri gazetelerde yayımlatır ve iş yerine asarak reklamını yapardı. Atatürk hayranı bir kadındı. Her yıl Atatürk için mevlit okuturdu. İnançlarına bağlıydı. 36 yaşında hacca gitmişti.

Çok sayıda bilet sattığı için, sattığı biletlere ikramiye çıkma ihtimali yüksek oluyor. 1947, 1980, 1986, 1992, 1995 yıllarında Nimet Abla gişesinde satılan biletlere büyük ikramiye isabet etti.

1963 yılının ağustos ayında İstanbul’da Esentepe‘de, cadde üzerinde bir cami inşa ettirmeye başladı. “Hacı Nimet Özden Camii” 1970 yılında hizmete açıldı. Camiye bir gelir sağlamak ve de fakir öğrencilere eğitim bursu vermek için 1971 yılında “Nimet Abla Vakfı”nı kurdu. Gayrimenkullerini ve tüm varlığını vakfa bağışladı. Gayrimenkullerinin geliriyle 200 kadar çocuk çeşitli okullarda eğitim görüyor.

NİMET ABİ’ OLDU!

70’li yılların başlarına kadar bilet satan Nimet Abla, 1971 yılında hastalandı. Felç geçirdi. 1978 yılında vefat etti.

Çocuğu olmadığı için “erkek doğan” yeğenine Nimet Özden (İstanbul 1955) adının verilmesini istemişti. Tüm varlığını vakfa bağışlarken, bilet satış gişelerinin “Nimet Abla isim hakkını” da yeğeni Nimet Özden’e bıraktı.

Bugün Eminönü’ndeki bilet satış gişesinin üzerinde “Nimet Abla” yazıyor ama aslında bilet satın alanlar, biletleri Nimet Abla’dan değil, Nimet Abi’den satın alıyorlar.

İstanbul’da Nimet Abla’dan başka şans dağıttıklarına inanılan daha başka piyango bileti satıcıları da vardı. Onlar müesseseleşemedikleri için, öldükten sonra isimleri unutuldu. Tek Kollu Cemal ile Galata Köprüsü başında bilet satan Uzun Ömer ve Cüce Simon bunların en ünlüleriydi.

Bu kişiler çok sayıda bilet sattıklarından, genelde büyük ikramiye bu kişilerin sattıkları biletlere isabet eder, bunu duyanlar da bu kişileri şans kapısı olarak belleyerek bilet almak için önlerinde sıraya girerlerdi.”

Önerilen Haberler
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
texas 2017-12-29 14:53:10

turkiyede 30 lu yillarda nekadarda hitler hayranligi varmis herifteki biyiklara bakin