banner87

Şükrü Sina Gürel yazdı: ‘Ara dönemin sonu’

Eski Dışişleri Bakanı ve YURT yazarı Gürel, serbest ve liberalist ekonomi anlayışının son çivilerinin Trump tarafından söküldüğünü belirterek, “Birleşmiş Milletler örgütünü işlevsiz kılmanın ardından, sıra Dünya Ticaret Örgütü’ne (WTA) ve OECD’ye gelmiş gibi görünüyor” dedi.

Şükrü Sina Gürel yazdı: ‘Ara dönemin sonu’

Eski Dışişleri Bakanı ve YURT yazarı Gürel, serbest ve liberalist ekonomi anlayışının son çivilerinin Trump tarafından söküldüğünü belirterek, “Birleşmiş Milletler örgütünü işlevsiz kılmanın ardından, sıra Dünya Ticaret Örgütü’ne (WTA) ve OECD’ye gelmiş gibi görünüyor” dedi.

12 Haziran 2018 Salı 15:46
Şükrü Sina Gürel yazdı: ‘Ara dönemin sonu’

Eski Dışişleri bakanlarından YURT yazarı Şükrü Sina Gürel, yeni dönemde çok kutuplu ve korumacı politikalarla güçlendirilen ulus devletlere dayalı bir yapıya geçildiğini ifade ederek, Ama Türkiye’mizin bu yenidünya düzeninde kendisine nasıl bir yol çizeceği ve nasıl bir konum isteyeceği belli değil! Belki ve umarız 25 Haziran’da” dedi.

Gürel, ‘Ara dönemin sonu’ başlıklı yazısında, soğuk savaş döneminin bittiği 1989’dan bugünlere gelinceye kadar bir ara dönemden geçildiğini belirterek, ABD’nin bu ara dönemde önce dünyadaki tek süper güç olarak kurmayı denediğini ve bu çabalarını Orta Doğu’dan başlattığını kaydetti.

ABD SURİYE’DE TIKANDI

Afganistan’dan  Libya’ya kadar uzanan bir coğrafyada ABD’nin hegemonya kurma çabası milyonlarca insanın can ve varlık kaybına yol açtığını ama başarılı olamayarak, Suriye’de tıkandığını bildiren Gürel, şunları yazdı:

Avrupa Birliği, İkinci Dünya Savaşından sonra Fransız-Alman ekonomik işbirliği ve dengesine dayanarak başarılı olmuştu. Soğuk Savaşın bitmesi, iki Almanya’nın birleşmesi ve en sonunda da Alman denetimi altında bir ortak paraya geçilmesi, Fransız Alman dengesini Almanya lehine bozdu. İngiltere’nin AB’den çıkmaya karar vermesiyle yeniden iki İrlanda’nın bir sorun haline gelmeye yüz tutması, göçmenler karşısında üye devletlerin farklı tutumlar benimsemesi ve son olarak da İtalya’da AB ve Euro karşıtı bir koalisyon Hükümetinin işbaşına gelmesi, AB’nde şiddetli bir deprem beklentisini görünür hale getirdi. Üstelik daha önce Avrupa “bütünlüğü” içinde eritildiği düşünülen etnik sorunlar yeniden alevlendi. İspanya, geçtiğimiz ayların Katalonya Sorununu henüz atlatamadan şimdi yeniden Bask Sorunuyla karşı karşıya kalmış görünüyor.

AVRASYA’DA BAŞARILI İŞBİRLİĞİ ÇABASI

Bu ara dönemde Avrasya’da son derece başarılı bir işbirliği çabası gerçekleştirildi. Asya’daki sınır ve toprak anlaşmazlıkları çözüldükten sonra iktisadi işbirliğine giden Şanghay İşbirliği Örgütü üyeleri şimdi bir siyasal işbirliği dönemine geçiyor. Hem de son olarak “nükleer” düşman kardeşler Hindistan ve Pakistan’ı da içlerine alarak!

Bu ara dönemde, “Bırakınız Yapsınlar, Bırakınız Geçsinler” Liberalizminin aldığı ilk büyük yara, 2008 ekonomik bunalımıyla gelmişti. O yıl, ABD’deki büyük finans kuruluşları federal devletin desteğiyle ayakta kalabildi. İngiltere’de sekiz büyük banka devletin desteğiyle varlığını sürdürebildi. 1980’lerde Friedman’cıların bütün dünyaya neredeyse bir “din” gibi benimsettikleri “serbest piyasa”ya inanç, sarsıldı. Devletin karışmasa bile denetlemesi ve düzenlemesi gerekliliği yeniden ortaya çıktı.

SON ÇİVİLERİ TRUMP SÖKÜYOR

Şimdi, serbest ticaret ve liberalist ekonomi anlayışının son çivilerini de ABD Başkanı Trump söküyor! Korumacılığa dönerek ve “önce Amerika” diyerek giriyor Trump yeni döneme. Birleşmiş Milletler örgütünü işlevsiz kılmanın ardından, sıra Dünya Ticaret Örgütü’ne (WTA) ve OECD’ye gelmiş gibi görünüyor.

Yeni dönemde “Çok Kutuplu” ve korumacı politikalarla güçlendirilen ulus devletlere dayalı bir yapıya geçtiğimiz belli. Ama Türkiye’mizin bu yenidünya düzeninde kendisine nasıl bir yol çizeceği ve nasıl bir konum isteyeceği belli değil!

Belki ve umarız 25 Haziran’da…”

Önerilen Haberler
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Emine 2018-06-12 23:04:05

Herkes adam oder, TC haric. Savaş denince TCnin agzinin sulari kaliyor. Fatih Altayi hergün soruyor, ne zaman adam oluyoruz diye. Cevabi cok basittir, yani hiç bir zaman. Hep başkan halklari yok Eden ve yok sayan yamyammlar