banner87

Birçok kez Türkiye’ye gelen ve uluslararası yaratıcı
drama kongrelerinde atölyeler yönetip
konferanslar vererek eğitimde (yaratıcı) drama uzmanlarının
yetişmesine önemli katkı sağlayan ve
bu çalışmaları nedeniyle Çağdaş Drama Derneği
tarafından da “Yaşam Boyu Başarı” ödülünü
alan David Davis aynı zamanda Birmingham City
Üniversitesi Uluslararası Eğitimde Drama Çalışmaları
Merkezi’nin kurucularındandır.
David Davis Profesör olarak emekli olduğu üniversiteden
sonra Türkiye, Yunanistan, Filistin ve
Ürdün gibi ülkelerde yönettiği yaratıcı drama
atölyeleri ile bu alanda yeni bir kuramın öncüsü
olmuştur.
David Davis eğitimde (yaratıcı) dramayı daha
çok politik bir görüş olarak tanımlamış ve bu doğrultuda
çalışmalar yürütmüştür. Davis’e göre eğitimde
(yaratıcı) drama yeni bir bilinçlenme aracıdır.
Bu araç anlamak, yapmak, yaşamak ve öğrenmek
için kullanılmalıdır. Bu nedenle eğitim
sisteminde öğrenme için bir engel oluşturan bazı
kültürel değerlerin eğitimde (yaratıcı) drama ile
değiştirebileceğini ve sorunların çözülebileceğini
savunur. David Davis’in eğitimde (yaratıcı) drama
anlayışı “yaşamak ve deneyimlemek” üzerine
kuruludur. Ona göre bir olayın içinde olunmalı ve
böylece ortak bir zemin hazırlanmalıdır.
David Davis drama sürecine mesafeli yaklaşımdan
çok doğrudan katılım anlayışını savunur. Bu
anlayışın gelişmesinde eğitimde drama ve tiyatro
dünyasının önemli iki ismi Gavin Bolton ve Edward
Bond’un çalışmalarının etkisi vardır. David
Davis bu görüşünü kendi tümceleri ile şöyle aktarır:
“…Doğrudan katılımın Bond’un yaklaşımında
olduğu gibi bir drama formuyla kaynaştırılmasına
gereksinim vardır. Böylece, birey özel bir duruma
ilişkin gerçek sosyal güçlerle yüz yüze gelerek görüşlerimizi
alt üst eden ideolojik çarpıtmalarla
yüzleşme olanağı bulacaktır. Burada amaç bireyin
bu sosyal güçlerle ilişki kurması için bir açılımdır…”

Edward Bond’a göre drama toplumdaki adaletsizlik
ve çılgınlıklar ile ilgilenir ve izleyicileri o sosyal
durumun içine sokar. İzleyiciler duruma girer,
kendilerini o durumun içinde bulur, çünkü bu durumlar
kendi kültürel gerçeğinde vardır. İzleyiciler
bunu ‘inanç ve düşüncelerden uzaklaşarak’, kurgunun
koruması altında yapar. Ancak kurgu gerçekten
kaçış değildir, insanların gerçeği yaratma
aracıdır.
David Davis eğitimde (yaratıcı drama) tanımlarının
bugüne kadar ideoloji ve yeni bilinç oluşturma
üzerine kurulmadığını iddia eder. Bu nedenle
yeni bir drama biçimi geliştirilmeli ve başta öğretmenler
olmak üzere bu biçim aktarılmalıdır. O
eğitimde (yaratıcı) dramanın genç insanların küresel
ekonominin köleleri haline gelmesine yardımcı
olmak gibi bir amacının olamayacağını savunur.

“…Hepimiz kültürel olarak çıldırmış durumdayız
ve gezegenimizi yok etmek yolunda suç ortaklığı
yapıyoruz. Ne olduğuna ilişkin bir şeyler görür
gibi oluyor, anlık bir frenleme olup olmadığına
bakıyoruz, ancak gücü elinde tutanların kırbacı ellerine
alarak bizi süratle krize sürüklemelerine izin
veriyoruz. Durumumuza açıklık getirerek yeni bir
drama formu geliştiremediğimiz sürece ancak
kendi yıkım sürecimize katkıda bulunabiliriz…”
David Davis’in Gerçeği Hayal Etmek başlığı ile
Ülkü Köymen tarafından çevrilen ve Palme Yayıncılık
(2018) tarafından yayımlanan kitabı 9 bölümden
oluşmaktadır. David Davis bu kitapta
Türkiye’de yaptığı çalışmalardan da örnekler verir.
İlk bölümlerde eğitimde (yaratıcı) dramanın
politik ilişkisi üzerinde duran Davis diğer bölümlerde
sınıfta dramanın ayrıntılarını, uzman mantosu
ve sanat olarak süreçsel drama yaklaşımlarını
örnek uygulamalarla açıklar. Diğer bölümlerde
Edward Bond, Bertholt Brecht ve Gavin Bolton’un
anlayışları ve bunların ideoloji ile ilişkisi irdelenir.

Gerçek hayal etmeden yaşam bulmuyor. David
Davis bunun olanaklarını kitabında örneklerle sunuyor

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
kazim 2018-08-27 04:20:00

aslinda bu ülkeden cok dehaa insanlar cikarda herkes isin kolayina kaciyor mesela Okumus insanlarimizin cogu ya gazeteci yada siyasetci yada edebiyatcidir oysa bir sürü ilim ve bilim yada meslek dallari vardir bizler en kolayina kaciyoruz kimse kafayi yormuyor cogumuz kolay para kazanma pesindeyiz vurgunu yap yan gel yat hayallere kavusmak icin caba sarfetmiyoruz sorun egitimde degil bence sorunumuz beyinlerimizde cok Kücük düsünüyoruz bir akc tane bilim adamimizi Sayin desem sayamassiniz oysa bu ülkede yillardir universiteler ogrenci mezun ediyor ancak oralarda terörist yetistiriyoruz ya neyse saymakla bitmez sorunlarimiz

Avatar
Songül Başbuğ 2018-08-26 11:23:52

Geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz köy gerçekliğinin usta kalemi Mahmut Makal'ın "Hayal ve Gerçek" kitabını okuduğum lise yıllarımda, Anadolu'da hayal etmemin sanki "gizli bir anlaşmayla" yasaklandığı gercegini düşünürdüm. Yazınız ve sözünü ettiğiniz kitabın sadece adı bile beni "Bizim Köy'e götürdü. İçerikler farklı olsa da gerçeği tartışmanın politik olduğu en temel ortak noktadır belki.Emeginize sağlık.