Milli Başbakanım!
PKK’lı aktivistler mayıs itibarıyla çekilecekmiş ya, ben diyorum “Gelin ata binmiş ya nasip” ama Başbakanımız kendine göre işi garantiye almanın huzuru içinde, yurt içi konulara daldı!
Mesela en son milli içkimizin ayran olduğunu açıkladı!
Başka birileri de, milli içkimizin rakı olduğu teziyle kendisine karşı çıktılar!
Bizim yaştakilere ise çok partili “demokratik” hayatın yaşandığı Demokrat Parti dönemindeki öğretmenlerimiz, milli içkimizin kımız olduğunu öğretti!
Kökenimizin Orta Asya’dan gelen “Türk Milleti” olduğunu kabul edersek elbet!
Acaba diyorum Başbakanımızın milli içkimizi kımız değil de, ayran olarak belirlemesi, BDP ile yapacakları yeni anayasada planlanan “Türk” değişikliğinden mi kaynaklanıyor?
Rakı milli içkimiz olamaz, zira Arapça “Arak” tan geliyor..
Arak, Arapçada “Ter” veya “Damıtılmış” manasına geliyor..
Zaten imbikte damıtılarak terletme usulüyle yapılıyor..
Yani Arap içkisidir ve bize “Arak”ın değişikliğe uğramasıyla, “Rakı” olarak geçmiştir!
Evet ayranı çok severek içeriz ama milli içkimiz olduğunu Başbakanımız söyledi diye öyle olacak değil..
Zira kuru fasulyenin de, milli yemeğimiz olduğu söylenirse de, biz Güney Amerika kökenli bu güzel yemekle kefere Kolomb’un Amerika’yı keşfinden sonra tanıştık!
Baştan şunu söyleyeyim, geçmişte alkolün küpüne dalmış ve alkolik olmaktan hamd olsun kıl payı kurtulmuş, çok da zararını görmüş biri olarak, içki kullanımının pek çok ülkede olduğu gibi bizde de zorlaştırılmasından yanayım..
Ama Başbakanımız, Türkiye’nin yeni yaşam tarzını, sadece kendisininki gibi dayatma arzusunda ve kararında!
O ne isterse o yenecek, ne içerse o içilecek, sanat onun istediği gibi yapılacak, kaç çocuk talep ederse herkes zürriyetini ona göre ayarlayacak falan!
Birkaç tanesi dışında, dünyada var mı böyle bir ülke?
O birkaç tanesi de, Başbakanımızın eşbaşkanı olduğu BOP’un esas sahiplerinin desteği ile öyle yönetiliyor..
Çünkü o ülkeleri yönetenler Amerika’nın menfaat arkadaşları!
İran’da da öyle yönetim var ama oranın yöneticileri ABD’nin işine gelmediği için, BOP planıyla harcanmak isteniyor!
Ayrıca, günah işleme özgürlüğünün bulunduğu ortamda, “Nefs-i Emmare” yi yenip, günaha girmemek marifet!
Bu konu, Kur’an’ın Yusuf Suresi’nde; Hz. Yusuf’un kendisini zinaya davet eden patronunun karısını reddetmesi yüzünden çektiği çilelerle, açık ve net olarak anlatılır..
Ben bizim gibi işe yaramaz takımının bitirdiği klasik lise mezunu olarak bunu biliyorum da, BOP Eşbaşkanı yetiştirmiş İmam Hatip mezunu Başbakanım nasıl bilemiyor acep!
Başbakanım Seyr-i Sülûk yapmamış mı ki?
Ah Başbakanım!
Hem Çağdaş Haçlı Planı BOP’un Eşbaşkanı olup, hem de kafana göre hayat tarzı dayatmak, perhiz yaparken, lahana turşusu yemek olmuyor mu?
Ne bileyim, ben İmam Hatip bitirmeyen rezil bir herifim!