banner87
Gezi 3. yılını andığımız Gezi olaylarının sebep ve sonuçları maalesef ‘tarafsız ve yansız’ sorgulanamadı.

Analiz edilemedi.

Algı çabasının kurbanı oldu Gezi ve isimsiz kahramanları…

Öncelikle şunu söyleyeyim. Ben Gezi’yi, ‘meşru hak arama zemini olarak’ görenlerdenim.

Legal muhalefet araçları ile…

Gezi’nin başlangıçta muhatabı aslında iktidar değildi.

Her ne kadar iktidarın AVM merakı Taksim’de de hortlasa da, çıkan siyasi sonuçta başta ana muhalefet partisi CHP olmak üzere, muhalefetti.

Gençlerin mesajı şuydu: ‘Siz iktidara ve yandaş unsurlarına akılcı muhalefet yapamıyorsunuz.

Biz yeni bir muhalif hareket şekli geliştiriyoruz.

Genç ve çağdaş bir muhalefet hareketi’ Bu toplumsal mesaj, ‘akıl küpü ve barışçıl mesajlar’da yerini buldu.

Her görüşten, her hareketten binlerce genç muhalefet örneği verdi.

HDP, özellikle konuşunca ‘mangalda kül bırakmayan’ HDP’liler hariç.

Sırrı Süreyya Önder’i saymazsak. O bireysel bir hareket yaptı.

Çok da sempati topladı. Ama görev adamlarının, görevli muhalefeti önünü açmadı.

CHP’de de Gürsel Tekin ve Çetin Soysal… Bir de Halk TV ve YURT Gazetesi.

YURT Gazetesi o dönemde gerçekten tüm kadroları ile üzerine düşeni ‘her zamanki gibi’ yaptı.

Durdu Özbolat’ın ‘sol özgürlükçü ve editoryal bağımsızlığa saygısı’ bu süreçte de ortaya çıktı.

Ama Gezi’nin en önemli siyasi figürü CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu idi.

Kadıköy mitingini iptal edip, Taksim’e yürümesi çok etkili oldu.

Sadece Gezi gençleri değil, CHP’nin de ‘muhalefet edemiyor’ ya da ‘muhalefet yok’ temasını darmadağın etti.

Zaten saldırılar da o tarihten sonra başladı.

İllegal örgüt yaftaları. O güne kadar farkında değilmiş gibi.

Sur’a PKK yığınak yaptığında ses çıkarmadığın gibi.

Yalanlar ve iftiralar da CHP etkili muhalefet yaptığında ortaya çıkmaya başladı.

Sonuç. Gezi’den geriye kalanların üstü küllenmek istense de çok önemli bir siyasi olgudur.

‘Başörtülü bacım’ yalanı kabak gibi ortadadır.

Ve bu pis yalana, şahitlik ettiğini öne süren yazar ve gazeteci kimliği taşıyan isimler de.

Özür yetmez ama ağız dolusu bir özür bile dilemediler.

Geziyi unutmayalım. O akıl küpü gençleri. ‘Üstümü arama polis, hepsi kafamda’ gibi zekâ ürünü eylemleri.

Beşiktaş’ta biber gazı yedikten sonra, rica ile esnafta limon isteyen gençleri gördük.

Beşiktaş esnafı tek bir cam bile çizilmediğini görünce, dükkânlarının önüne limonları severek ve isteyerek kendileri kesip koydu.

Hiç biri de deri ceketli, eli kırbaçlı tatminsiz fantezi ürünü değildi.

Gerçekti, sevimliydi, nazikti… Özlüyoruz onları...

Ve ‘vicdansız’ca katledilenler  unutamıyoruz. Unutmayalım da.

Ethem Sarısülük: 1 Haziran 2013 Ankara. Polis kurşunu ile üç metreden vuruldu

Mehmet Ayvalıtaş: 2 Haziran 2013 İstanbul Ümraniye. Kalabalığın içine dalan taksici tarafından ezildiği açıklandı. Ama taksici ortalarda yok.

Abdullah Cömert: 3 Haziran 2013 Antakya, Polis tarafından kafasından vurularak öldürüldü.

Mustafa Sarı: 5 Haziran 2013 Adana. Köprüden düşerek ölen polis memuru. Nasıl düştüğü hala bilinmiyor

Medeni Yıldırım: 28 Haziran 2013 Lice. Karakol protestosunda kalbinden vurularak öldürülüyor. Vuranlar hala ortada yok. Zanlı da sanık da yok.

Ali İsmail Korkmaz: 10 Temmuz 2013 Eskişehir. Atılan biber gazından kaçarken vahşice dövülerek öldürüldü. Eli sopalı katiller ve dava süreci tam bir fiyasko idi.

Gezi Gençleri ölmedi, öldürüldü! Tek suçları, memnun olmamaktı. Memnun olmadıklarını ifade etmekti. Kimseyi öldürmeye çalışırken öldürülmediler. Tam tersi, kendilerini ifade etmeye çalışırken öldürüldüler.

İşte Gezi’nin yalancı çobanları

Bir de Gezi’nin ‘yalancının kör  şahitleri’ vardı.

Başını İsmet Berkan ve Balçiçek İlter başı çekti. Elif Çakır ve Hilal Kaplan’ı da unutmayalım.

Bir de Eyyy Kabataş’taki ‘başörtülü bacım’ diye bağıran kafa...

Baş yalancı, Kabataş yalancısı Zehra Develioğlu idi.

Sapığını anlatırken “22-23 yaşlarında, 1.55-1.60 boyunda, minyon, siyah uzun saçlı.

Başında siyah bant, askılı beyaz badi’ diye eşkâl veriyordu.

Güya, Tayyip’in O…. buldum’ diyordu...

Zehra Develioğlu’nun ikinci ‘sapığı’ vardı ki o daha korkunçtu, 27-28 yaşlarında uzun boylu, uzun yüzlü ve  zayıftı.

Cinsel organını Zehra hanımın başına sürterek, kahkahalar atarak üzerine çiş yaptılar.

Ümit Kıvanç’ın bloğundan  aldığım bu diyalogları niye anlattım?

CHP, TBMM’de Gezi’yi tartışmaya açacakmış. Doğru. Ama başta Kemal Kılıçdaroğlu başta olmak üzere CHP önce Gezi’nin analizini iyi yapmalı.

Bir de seçimin. Sahiplenmeli, arkasını toplamalı. Ve son not...

Enis Berberoğlu’nun bir Tweet’i:
19 Mayıs'a güvenlik engeli, Yenikapı'da nutuk töreni için İstanbul'a işgal eziyeti. On gün arayla. Anlayın artık, mesele terör korkusu değil.’ Haklı  söze ne denir?

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.