Genel Yayın Yönetmenimiz Veysi Şahin'in Yurt Gazetesi'nde büyük yankı uyandıran bir öneride bulundu. Amacı 1 Kasım'da seçime giden Türkiye'de, siyasi partilerin 'ortak dertlere' karşı 'ortak çözümler' üretmesiydi. En azından bir iki başlıkta. İlk öneri yüzde 60'lık muhalefet tarafından ittifakla kabul edildi.

AKP iktidarının da kabul edeceği bir başlıktı bu. Öneriyi okudunuz. Mesajı şuydu:
'Şehitlik tarifi net yapılsın. Siyasi partiler seçim bildirgelerine şehitlerden emanet kalan ana-baba, yetim ve dullarına devlet desteğini kurumsallaştıralım. Gerekirse taşra teşkilatı olmayan bir müsteşarlık kurulsun. Özellikle yetimlik süreli bir mağduriyettir. Şehit ve Gazi ailelerine yönelik destek de süreli olmalıdır. Devlet imkânlarının tamamından yüzde 50 gibi ciddi bir oranda indirimle faydalanmalı'
Çocuğu sınava mı girecek? Avantaj sağlanmalı. Elektrik, su ve doğalgaz faturalarında yüzde 50 indirim olmalı. Vergi indirimi yapılmalı. Listeyi uzatabiliriz.

Çağrıya ilk destek Selahattin Demirtaş'tan geldi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu onu izledi. Kılıçdaroğlu bu açıklamayla yetinmedi. Seçim beyannamelerinde bu konuda özel bir bölüm olacağını söyledi. MHP temsilcisi Mevlüt Karakaya ile birlikte Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ile ÖDP Genel Başkanı Alper Taş da öneriyi destekledi.

Bunları niye mi yazdım? Çünkü Yazı İşleri katında kabul edilen ikinci öneri bana ait. Bu onur bana verildi. Önerimi sıralamadan önce şu noktaya değinmek isterim. Metin Çorabatır çok başarılı bir gazetecidir. Uzun yıllar Birleşmiş Milletler Mülteci Dairesi  sözcülüğü yaptı. Çorabatır aynı zamanda İltica ve Göç Araştırmaları uzmanıdır. Çorabatır'ın tespitlerine göre Türkiye'de halen 1 milyon 870 bin Suriyeli mülteci var. Bu rakam resmi rakamlar. Resmi olmayan rakamlara göre bu sayı 2 milyon ve yılsonunda 2,5 milyonu bulacak. Türkiye'de 4 milyon civarında göçmen ve mülteci var. Bu çok büyük bir rakam.
Önerim şu. Türkiye'de seçim öncesi siyasi partiler bu konuda ortak hedefler koysun. Bunun adı da “İç ve Dış Göç, Mülteciler Bakanlığı” olsun. Kısaca “Göçmen Bakanlığı” da denilebilir. Bu çok önemli ve bence kaçınılmaz.
İkincisi devlet bu bakanlık kanalıyla insan ırkını korumaya almalı. Nasıl mı?

Anlaşılan o ki özellikle Suriye göçmenleri Türkiye'yi vatan olarak seçecek. Mecburiyetten ya da kendi istekleriyle. “Göçmen Bakanlığı” öncelikle yaşları 0-17 arası çocukları tek tek tespit etmeli. Göçmen sayısını bilmeyen Türkiye için bu çok zordur, ancak, gereklidir. Çocuk ve gençler devlete ait yurtlarda barındırılmalı. Okula gönderilmeli. Bu konuda ailelerin tasarrufuna bakılmamalı. Bu yurtlar “Çocuk Sığınma Evi” gibi olmalı. Çocuğunu barındıracak, okutacak gücü olan ebeveyn  istediği zaman  onu yanına almalı. Gücü olmadığında ise buralara bırakabilmeli. Bu koruma mutlaka resmi evraklarla düzenlenmeli. İsteyen çocuğunu rızasıyla sürekli bakıma bırakmalı.

Ya bu olmazsa?  Allah korusun Türkiye gelecekte sokakta büyüyen milyonlarca işsiz, güçsüz suça bulanmış insanla uğraşmak zorunda kalır. O zaman dağda gezen PKK terörü mumla aranır emin olun.

Yurt Gazetesi’nin şehit ailelerinin mevcut durumları ve olması gereken haklarına ilişkin çağrısından sonra ben de köşeden naçizane bir çağrı yapmak istiyorum.

Sayın Ahmet Davutoğlu, Kemal Kılıçdaroğlu, Devlet Bahçeli, Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, Mustafa Kamalak, Doğu Perinçek, Mustafa Destici, Alper Taş…

Lütfen bu konuya seçim beyannamelerinizde yer verin. Şehit ve gazilerimize kalıcı iyileştirmelerden sonra “Göçmen Bakanlığı” da partilerimizin mutabakatı ile Türk halkına ortak hediyesi olsun.
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.