banner87
Kapitalizmin göbek adı ‘yolsuzluk’, ha bu demek değil ki bugüne kadar hayata geçirilmiş reel sosyalizmin göbek adı da ‘yolsuzluk’ değildi, bal gibi de öyleydi. Burada sebeplerine girmeyelim ama kapitalist mantığın içselleştirilmiş olması ve devlet kapitalizmi, işte böyle bir sonuç doğurmuştu. Her ikisi için de geçerli bu durumdu bu sakatlık, ama bugün reel sosyalizmden pek söz edemeyeceğimize göre (yani Kuzey Kore’deki hanedan sosyalizminin sadece berbat bir tiyatro oyunu olduğunu görüyorsak, Çin Halk Cumhuriyeti’nden ise Charles Dickens’ın tasvir ettiği vahşi kapitalizmin çirkin yüzünün postmodern halini) mesele kapitalizmin meselesi..

Kapitalizm kendini var etmek için bugüne dek çok kanlı, kirli bir tarih yazdı. Max Weber’in ‘Protestan Ahlakı ve Kapitalizmin Ruhu’ adlı kitabında ortaya koyduğu basit ahlak kurallarını bile hiçe sayarak... Bilgi Çağı öncesinde de binlerce büyük yolsuzluk yaşandı, ama artık hiçbir şeyi halı altına süpürmek o kadar kolay değil.

İşte şimdi de Panama Papers (Panama Belgeleri) ortalığa saçıldı. Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu (ICIJ) Wikileaks’in bugüne kadar yayımladığı belgelerin bin 500 katı büyüklüğünde bir belge ifşaatı yaptı ve Panama’da kayıtlı bir hukuk firması olan Mossack Fonseca’nın 40 yılı aşkın süredir tuttuğu toplamda 11.5 milyon dokümanı dünyayla paylaştı. Panama Belgeleri adı verilen bu dokümanlarda İzlanda, Pakistan, Suudi Arabistan, Ukrayna, Birleşik Arap Emirlikleri, Arjantin, Britanya, Azerbaycan, Suriye ve Rusya’dan pek çok siyasetçinin adı var. Hesaplar finansal hareketliliğin özellikle 1990’lı yılların sonunda arttığını ve 2005 yılında zirveye ulaştığını gösteriyordu. Belgelere göre örneğin sadece Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve çevresi tarafından sadece bu şirket aracılığıyla yapılan para transferi 2 milyar doları geçiyor. Bu sadece bir toplu yolsuzluk olayı... Bunlardan binlerce, onbinlerce var.

Ve bu otokratların, tiranların, diktatörlerin, nepotizmin ve kleptokrasinin at koşturduğu ülkelerde olanlar… Aslına bakarsanız, bunlar çok çirkin yönetimler, hâlâ köylü kurnazlığıyla, kabalıkla ve görüntüde çirkinlikle süren işler… Ama asıl küresel finansal teröristlerin yanında bunlar, yani Türkiye, Rusya, Brezilya’daki yolsuzluklar, bu yolsuzluklara bulaşmış açgözlü ve ahlaksız iş dünyası ve siyasetçiler oldukça silik kalıyor.

En sofistike hırsızlar

Peki kim bu küresel finansal teröristler?.. Aslına bakarsanız, tüm finans sektörü… Goldman Sachs gibi yatırım bankaları, küresel banka zincirleri, yatırım fonları, derecelendirme ve denetim kuruluşları… 2011 krizinde trilyonlarca dolar pompalanarak bu hırsızlıkları halkın sırtından karşılayan devletler de bu finansal terörizmin yancıları… Bunlar sadece ortaya çıkabilmiş bazı rezaletler... Siz bunun karesini, hatta kübünü alın... Aslına bakarsanız, bu yolsuzluklar, bu hırsızlıklar hiçbir şey... Özellikle son 20 yıldır yaşanan finansal krizlerden sonra... Şu janjanlı türev piyasalar, kaldıraçlı finansal ürünler denen, bir tür geleceği ipotek eden ve hiçbir maddi karşılığı olmayan finansal entrümanlarla her birkaç yılda bir milyonlarca insandan para çalınıyor. Asıl büyük hırsızlık, finans eksenli kapitalizmin haramiliğini ortaya döken işte bu krizlerdeki büyük soygun.  

Bozacının şahidi şıracı

Tarihin en şok edici rezaletlerinden birinden bir örnek verelim ve sonra da bugüne gelelim. Enron ile ortaya çıkan, şu allı güllü, derecelendirme ve denetim rezaletinden bugüne köprünün altından çok sular aktı. Kısaca bu soytarılığı ve hırsızlığı desteklemenin hikâyesini anlatalım... Dünyanın en büyük enerji şirketlerinden olan Enron ile ilgili skandalı patladığında, derecelendirme ve denetim kuruluşları bu dolandırıcıların yönettiği şirkete ‘pekiyi’ üzerine ‘pekiyi’ vermekteydi. Yani bireysel yatırımcılara “Enron hissesi al kazanırsın” diyorlardı. Garibanlar da (tabii bu garibanlar da şöyle gariban, “Bir koyup beş alırım” diyen gözü dönmüş açgözlü gariban!) varını yoğunu bu şirkete yatırıyordu. Komik olan şu ki, denetim yapan firma da, derecelendirme yapan firma da aynı firmaydı; o zamanın anlı şanlı derecelendirme kuruluşu Arthur Andersen... Yani önce bilançoya makyaj yapıyor, sonra da şirketi köpürtüyordu. Buna kriminolojide ‘astenik’ tipi suçlu deniyor. Yani beyaz yakalı adi suçlu! Rezalet örtüldü, birkaç yönetici hapse girdi, Arthur Andersen kapandı. Denetim ve derecelendirme firmaları ayrıldı. Ayrıldı da ne oldu? Bu kez ayrı ayrı firmalar, gizli anlaşmalarla aynı tezgahı devam ettiriyor. Artı değer sömürüsü değil, finans terörizmi sürüyor.

Kanalizasyon açıktan akıyor artık


Daha doğrusu bir açık kanalizasyon, akmaya devam ediyor ve artık bunun kokusunu tüm dünyanın burnunun direğini kırıyor. Kapitalizm dediğiniz, bu sistemin devleti dediğiniz, bu sistemini girişimcisi dediğiniz pek çok aktör, kirli, kanlı, yalancı ve hırsız… Boşuna ABD’de, Avrupa’da canı yanmış pek çok insan bir araya gelip sosyal medyada mücadelelerini sürdürmüyor. Ve bu artarak devam edecek, ta ki bu tümüyle hayal satıp para çalan, adına da küresel finansal sistem denen mafyozi organizasyon bitene kadar… Ben özellikle bir facebook sayfasının adını pek seviyorum; ‘Goldman Sachs Are Financial Terrorists’!

Bu pislik biter mi? Ya biter, ya da kapitalizm patlar ya da dünya biter… Zira insanlık ve doğa düşmanı bu sistemin süresi doluyor. Krizlerin süreleri kısalıyor, etkileri artıyor. Kapitalizm ahlaksızlaştıkça kendi ayağına sıkıyor. Kâr maksimizasyonu, yağma maksimizasyonuna döndükçe, kendisiyle birlikte tüm dünyayı da cehenneme sürüklüyor.



Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.