AKP'li Miroğlu, Diyarbakır Cezaevi'ndeki işkenceyi anlattı...

TBMM Diyarbakır Cezaevini İnceleme Alt Komisyonu Başkanı ve AKP Mardin Milletvekili Orhan Miroğlu, kendisinin de bir dönem kaldığı Diyarbakır Cezaevi'nde yaşadıklarını anlatırken gözyaşlarına hakim olamadı. Miroğlu, "Her katta 10 hücre vardı ve 4 kattan oluşuyordu. Birinci katın birinci hücresi tamamen lağımla doldurulmuştu. Gelen herkes istisnasız o lağımın içerisine sokuldu. Ona da 'banyo' diyorlardı" dedi...

AKP'li Miroğlu, Diyarbakır Cezaevi'ndeki işkenceyi anlattı...

TBMM Diyarbakır Cezaevini İnceleme Alt Komisyonu Başkanı ve AKP Mardin Milletvekili Orhan Miroğlu, kendisinin de bir dönem kaldığı Diyarbakır Cezaevi'nde yaşadıklarını anlatırken gözyaşlarına hakim olamadı. Miroğlu, "Her katta 10 hücre vardı ve 4 kattan oluşuyordu. Birinci katın birinci hücresi tamamen lağımla doldurulmuştu. Gelen herkes istisnasız o lağımın içerisine sokuldu. Ona da 'banyo' diyorlardı" dedi...

30 Kasım 2017 Perşembe 21:16
AKP'li Miroğlu, Diyarbakır Cezaevi'ndeki işkenceyi anlattı...

İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesinde kurulan ''12 Eylül Askeri Darbesinden Sonra Oluşturulan Diyarbakır 5 No'lu Cezaevi İnceleme Alt Komisyonu'' TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı ve AKP İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, başkanlığında toplandı. 

Yeneroğlu, bugünün önemli bir gün olduğunu ve Alt Komisyon Başkanı Orhan Miroğlu'nun Diyarbakır Cezaevi'nde yaşadıklarını komisyona aktaracağını söyledi. 

Miroğlu, kendisinin de bir dönem kaldığı Diyarbakır Cezaevi'nde yaşadıklarını hüzünlü ve tarihi bir an olarak nitelendirerek, "İçinden sağ çıkacağınız belli olmayan bir cezaevinden sağ kurtuluyorsunuz ve birçok arkadaşınıza ait ölüm hatıralarıyla birlikte oradan ayrılıyorsunuz. Yıllar sonra TBMM'ye kendi ilinizin milletvekili olarak gelip, burada da bir zamanlar size büyük bir acı, trajedi yaşatmış cezaeviyle ilgili komisyonun başkanı oluyorsunuz. Zevkle ve isteyerek yürüttüğümüz bir çalışma oldu." diye konuştu.

1981 yılının Ocak ayında gözaltına alındıktan sonra Diyarbakır'da Kurtoğlu "toplama, işkence merkezinde" tutulduğunu, burada kaldığı üç aylık süre içerisinde gözlerinin tamamen bağlı olduğunu anlatan Miroğlu, o göz bağlarının kesmesinden dolayı oluşan yaraların izinin halen yüzünde olduğunu belirterek, bu izleri gösterdi.

Bu merkezden Diyarbakır Cezaevi'ne gitmenin tutuklular için gerçek bir azap olduğunu aktaran Miroğlu, "Kurtoğlu'nda benim gibi tutuklanıp tutuklanmamayı bekleyen insanlar vardı. Bu insanlar, her sabah bir dehşeti yaşarlardı. Gardiyan o gün Diyarbakır Cezaevi'ne tutuklanıp gidecek olanların listesini okurdu. O listede isminizin olup olmamasını büyük bir heyecanla beklerdiniz. Hiç değilse bir gün geç gitmek bile büyük bir fayda sayılırdı." ifadesini kullandı.

Bir gün bir listenin geldiğini ve adının bulunduğunu dile getiren Miroğlu, Diyarbakır Cezaevi'ne ilk girdiğinde çok uzun bir koridora alındıklarını ve gözlerindeki bantların çıkarıldığını söyledi. Miroğlu, o günleri şöyle anlattı: 

"Her katta 10 hücre vardı ve 4 kattan oluşuyordu. Birinci katın birinci hücresi tamamen lağımla doldurulmuştu. Gelen herkes istisnasız o lağımın içerisine sokuldu. Ona da 'banyo' diyorlardı. Yüzbaşı Esat Oktay Yıldıran'ın geldiğini gördük. Herkes çıplak soyuldu. Köpekler saldırıya hazır bekliyorlar, zor tutuyorlar. Böyle bir tabloda Yüzbaşı Yıldıran, tek tek omuzlarımıza dokunarak tekmil istiyordu. Bunu yüksek sesle söylemezseniz defalarca tekrarlardınız. Yüzbaşı, komut aldıktan sonra içeriye 40-50 kişilik gardiyan grubu girdi ve hepsinin elinde özel yapılmış sopalar vardı. Çıplak olan insanlara saldırmaya başladılar. Bir arkadaşımıza çantasından çıkan diş macununu yedirdiler. Yüzbaşı Esat, 'bunlara banyo yaptırın' dedikten sonra bizi oraya soktular. Bu işkence süre olarak yaklaşık 4-5 saat sürdü. Kaçışıyorduk. Koridorun içerisinde feryat figan kaçıyorsunuz ama bir biçimde sizi buluyorlar ve işkence yapıyorlar. Yorulmalarının ardından bitti."

Ardından 1-2 kişilik kapasiteye sahip hücrelere 20-25 kişinin sırt sırta konulduğunu ifade eden Miroğlu, vücutları mosmor olduğu için birbirlerine dokunamadıklarını, yemek vermek için gelen gardiyanların kapıyı açar açmaz "balık istifi" gibi hepsinin betona döküldüğünü söyledi. Hücrelerde 2-3 ay tutulduktan sonra koğuşlara dağıtıldıklarını ve kendisinin yedinci koğuşa geçtiğini aktaran Miroğlu, bir örgütle herkesin özdeşleştirildiğini, hangi gruptan olursan ol "Hayır hepiniz PKK'lısınız" denildiğini vurguladı. Orhan Miroğlu, hastaneye götürüldükten sonra bazı mahkumların ölüm haberini aldıklarını belirterek, Diyarbakır Cezaevi'nde veremin çok yaygın bir hastalık olduğunu ve ölüm aşamasına gelinceye kadar tedavi edilmediğini vurguladı. Miroğlu, cezaevine genç yaşta giren ve Şanlıurfalı olduğunu belirttiği Ramazan Ülek'in vereme yakalanarak hayatını kaybetmesini anlatırken gözyaşlarını tutamadı.

Komisyon salonunda duygulu anlar yaşanırken Miroğlu, "15-16 yaşlarındaydı. Hastaneye kaldırdılar ve bir gün sonra da gardiyan geldi ve eşyalarını istedi. Eşyalarını istemesi demek öldüğünün işaretiydi" dedi. 

Diyarbakır'da 1982 kışının dehşet bir kış olduğunu ve çok kar yağdığını anlatan Miroğlu, o kış hiç havalandırmaya çıkmadıklarını, bahar ayıyla birlikte havalandırmaya çıkarıldıklarını ve verilen balyozla buzların kırdırıldığını dile getirdi. Kırılan buzların cam parçası gibi olduğunu vurgulayan Miroğlu, "Bir cam tarlası gibi oldu. Sonra 'soyunun' dediler. Herkes soyunduktan sonra yerde süründürdüler. O anda tabii ki feryatlar yükseldi gökyüzüne. Her tarafınızı buz parçaları resmen kesmeye başladı. İçeriye girdiğimizde herkes iki büklüm olmuştu." değerlendirmesinde bulundu.

Babasının Diyarbakır Cezaevi'nde her zaman ziyaretine gelebildiğini, annesinin yaşlı olduğu için çok gelemediğini ve ilk gördüğünde ise kendisini tanıyamadığını ifade eden Miroğlu, gözyaşları içerisinde o anları şöyle anlattı: 

"Annem hem Kürtçe hem de Arapça bilirdi ama Türkçe konuşamazdı. Ben cezaevine girmeden önce 26-27 yaşındaydım. Hiçbir sağlık sorunum yoktu ve gayet iyi görünüyordum. Hem 3 ay Kurtoğlu'ndaki işkenceler, açlık ve akabinde Diyarbakır Cezaevi'nde yaşadıklarımız kilolarımızın yarısını alıp götürmüştü. Galiba, 38-40 kilo civarındaydım. Annem, babamla birlikte görüş kabinine girdi. Görüşler çok kısa sürüyordu. Bana baktı ve beni tanıyamadı. Babama önce Kürtçe sordu, gardiyan müdahale ederek, 'Kürtçe yasak' dedi. Sonra Arapça, 'bu Orhan mı?" dedi. Babam, Arapça 'Evet Behiye odur' dedi. Gardiyan yine müdahale etti ama annem görüş kabinin içinde ayakta duramadı yıkıldı."

Görüş günlerinin bir eziyet olarak geçtiğini dile getiren Miroğlu, görüşe dayakla gidip geldiklerini belirtti. 

Miroğlu, "İki sene hiçbir şekilde bedenlerimize bir su falan değmedi. 1983'te ancak bir gün bizi banyoya götürdüler. Banyoda da çok kısa bir süre kış ayı olmasına rağmen buz gibi bir suyu hortumla hepimizin üzerine tuttular." dedi.

İşkencelerin sona ermesini sağlamak amacıyla yapılan direnişleri anlatan Miroğlu, bunun ardından işkencenin dozunda biraz azalma olduğunu da sözlerine ekledi. 

Miroğlu, "Diyarbakır Cezaevi'yle Türkiye olarak yüzleşebilseydik belki bu ülkenin siyasi tarihinde azda olsa farklı şeylerle karşılaşabilirdik. Bu çalışmayla komisyonumuz bence tarihe bir kayıt düşmüş oldu" ifadelerini kullandı. 

Miroğlu, komisyon çalışmaları kapsamında o döneme ilişkin medya taraması yapıldığını ve bunun sonuçlarının raporlaştırıldığını söyledi.

Orhan Miroğlu, konuşmasının ardından toplantıya katılan milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
 

Önerilen Haberler
Son Güncelleme: 30.11.2017 21:17
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
agla sefersiz hain agla 2017-11-30 21:26:09

suclarini af etireceksin agla sen hallen bir suru kurdun anasini aglatiyorsun bu olumlerden senin payin buyuk namusuz alcak mitci akrabalarini jiteme oldurturdun seni kim af edecek aglamaynan sizlamaynan icerde insanlara yapilan insanlarinda sebebi sensin ape musayi vurdurtun kendini yaralatirdin bilmesinler diye hapiste iskence goruyor gibi yaptin icerdeki m,uhbirliyin basiydin sen bilmiyenmi var zinila simdi aga babalarin zayiflamaya baslayinca esk gibi angiriyorsun nafile nafile vijdansiz mahluk

Misafir Avatar
ankara 2017-12-01 09:18:26 @agla sefersiz hain agla

Türkiyede demokrasi, insan hakları, özgürlük AK parti döneminde güçlendi. cezaevi ve karkolların durumu ak parti döneminde iyileştirlildi. bu halk adamını biliyor.

Beğenmedim! (2)
Avatar
ziya 2017-11-30 21:51:47

vatan haini alcak serefsiz iskenceyi savunan iblislerdir .hic bir gerekce iskence icin kullanilamaz adam vekil olmus ama bu sistemde iskence görmüs .demokrasinin olmadigi ülkelerde olur ancak böyle insanlik disi isler .iskenceyide yapan lar insanligin düsmani cellat lardir yerleride cehennemlikdir .

Avatar
Aydin aktrolune cevap 2017-12-01 02:13:49

Aydin oldugumde sana hakkimi helal etmiycem kul hakki diye birsey var sabah aksam CHP ye iftira atiyorsun sanki ulkeyi CHP yonetiyormus gibi algi yaratma cabasindasin ordu polis mit para hersey AKP nin elinde kapis sehit haberi geliyorsa akp bundan sorumlu ekonomi kotuyse akp bundan sorumlu hdp yi mecliste istemiyorsan git akp ye cat mecliste cogunluk akp de kapis simdi defol helal parayla ekmek parani kazan sana hakkim haram zikkim olsun Allah burnundan fitil fitil getirsin aydin haksizlik karsisinda susan dilsiz seytandir

Avatar
bu adam 2017-11-30 21:29:36

hdp ye sizdirilmis mit elemani degilmiydi ne diyo hem devlete calis kurtlerin partisine siz hem devlete iftira at anladim karisik bi durum

Avatar
köylü 2017-11-30 21:35:08

pkk nın doğumyeri olarak dıyarbakır ceza evi bilinir kürtlere yapılan işkenceler pkk yı yarattı şimdi uğraşında durun

Avatar
insan insan olalï 2017-11-30 21:35:23

bu adam kadar kötü bir inan yoktur çok kotu halk dusmani ne yazik kurtlerin ici mit ajani dolu

Avatar
reşo buji 2017-12-01 07:54:54

12 eylül olmasa kimbilir neler yapacaktınız seni nasıl vekil yaptı bu parti.

Avatar
Aydin 2017-11-30 22:38:05

Miroglu gandi kemalin hayinliginide anlat hem hdp yi desdekliyor.hemde sehit cenazesine gidiyor.sehit edenide desdekliyor