banner87

‘AKP’liler, güçlendirdikleri muhalefet için kendileriyle gurur duyacak’

Bir dönem Davutoğlu’nun danışmanlığını da yapan Karar yazarı Mahçupyan, "Muhalefetin yokluğundan ‘şikâyetçi’ olan AK Partililer, kendi elleriyle yaratıp güçlendirdikleri muhalefet nedeniyle herhalde kendileriyle gurur duyacaklar" dedi. Mahçupyan, iktidar kanadının, seçimler bittiğinde ‘Biz bu erken seçim kararını niye verdik’ diye düşüneceğini kaydetti.

‘AKP’liler, güçlendirdikleri muhalefet için kendileriyle gurur duyacak’

Bir dönem Davutoğlu’nun danışmanlığını da yapan Karar yazarı Mahçupyan, "Muhalefetin yokluğundan ‘şikâyetçi’ olan AK Partililer, kendi elleriyle yaratıp güçlendirdikleri muhalefet nedeniyle herhalde kendileriyle gurur duyacaklar" dedi. Mahçupyan, iktidar kanadının, seçimler bittiğinde ‘Biz bu erken seçim kararını niye verdik’ diye düşüneceğini kaydetti.

20 Mayıs 2018 Pazar 13:01
‘AKP’liler, güçlendirdikleri muhalefet için kendileriyle gurur duyacak’

Bir dönem eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun danışmanlığı görevini de üstlenen Karar yazarı Etyen Mahçupyan, 3 Kasım 2019'dan 24 Haziran 2018'e çekilen cumhurbaşkanlığı ve genel milletvekili seçimleriyle ilgili olarak değerlendirmelerde bulundu. "Ülke yönetilemediği için gidilen seçimler, büyük ihtimalle ortaya yönetilmesi daha da zor bir tablo çıkaracak ama belki de böylece demokratikleşmeyi gerçekten içeren bir siyasi sisteme yönelmek mümkün olacak" diyen Mahçupyan, "Muhalefetin yokluğundan ‘şikâyetçi’ olan AK Partililer de kendi elleriyle yaratıp güçlendirdikleri muhalefet nedeniyle herhalde kendileriyle gurur duyacaklar" ifadesini kullandı.

Mahçupyan, "Seçimlerde ne olacak" başlığıyla yayımlanan yazısında, iktidar kanadının seçimler bittiğinde oturup "Biz bu erken seçim kararını niye verdik" diye düşüneceğini kaydetti. Mahçupyan, şunları kaleme aldı:

‘BENZERSİZ BİR SEÇİME GİDİYORUZ’

Benzersiz bir seçime doğru gidiyoruz. Geçmiş deneyimlerle karşılaştırmaların fazla anlamlı olmayacağı, anketlerin son ana kadar doğru ölçüm yapamayacakları bir seçim… Bunun bir teknik, iki siyasi nedeni var.

Teknik neden, cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin aynı anda yapılması… Geçmişte seçenekler partilerle sınırlı olduğu için seçim yapmak daha alışılmış ölçütlere dayanırdı. Oysa şimdi farklı bir düşünme tarzı söz konusu. Bazı seçmenler iki seçimin sonucunu bir bütün olarak değerlendirip tercihte bulunmak isteyebilecekler. Bu durumda Meclis ile Cumhurbaşkanlığı arasında ‘uyum’ mu ‘denge’ mi istendiği sorusu öne çıkıyor. Hükümetin performansından hoşnut olmayan muhafazakarlar ile güçlü bir lidere ihtiyaç olduğunu düşünen laikler bu ikilem içinde oy kullanacaklar.

Siyasi nedenlerden biri belki de ilk kez herkesin oy verebileceği bir cumhurbaşkanı adayının ve siyasi partinin seçimlere giriyor olması. AK Parti, CHP, HDP, İyi Parti, MHP, SP, BP ve VP… Tüm siyasi yelpazeyi kuşattığı gibi, her siyasi eğilim de şu an için sahip olduğu en güçlü adayla sahnede. Dolayısıyla kutuplaşmayı da dikkate alırsak protesto oylarının çok düşük, katılımın ise her zamankinden yüksek olması beklenebilir. Bu durumda karşımıza ilginç bir soru çıkıyor: Acaba geçmiş seçimlerde oy vermemiş ve bu seçimde oy verecek olanlar kim? Hangi eğilimdeler?

‘KİMLERİN KAFASI RAHAT, KİMLERİN DEĞİL’

İkinci siyasi neden ise bunun ittifaklar arası bir seçim olması. Herkesin kendi partisine oy verdiği basit bir tercih durumundan çok daha karmaşık bir kriter yelpazesi ile düşünüyor olacağız. Çünkü partinize fazla irdelemeden oy verirken, partinizin içinde bulunduğu ittifaka gönül rahatlığı ile yaklaşamıyor olabilirsiniz. Ya da tersine partinizle ilgili bir yadırgama içindeyken ittifak sayesinde kafanız berraklaşmış olabilir. Öte yandan ittifaklar belki de hiç oy vermeyi düşünmediğiniz bir partiyi de dolaylı yoldan desteklemek anlamına geldiği için kişiyi ikircikli durumda bırakabilir.

Sorun şu ki yukarıda zikredilen hallerin ima ettiği sonuçları ölçmek çok daha zor olduğu gibi, insanların nihai tercihlerine ilişkin bir karara varmaları da güç. Bu da bizi önceki seçimlerde pek önemli sayılmayan ama şimdi çok kritik olabilecek bir soruya getiriyor: Kimlerin kafası rahat, kimlerin değil? Devam edersek, acaba kafası rahat olmayanlar nihai tercihlerine siyasi akıl yürütme sonucu mu, yoksa duygusal olarak mı varacaklar?

Nihayet bütün bu yeni unsurların aynı anda ve birlikte etkili olduğunu dikkate alın… Sonuçları bilimsel güvenilirlik içinde öngörmek kolay değil ve nihayette bazı saha çalışmaları diğerlerinden biraz daha ‘şanslı’ çıkacak.  

‘ERDOĞAN İNCE ARASINDA GEÇECEK YARIŞIN…’

Öte yandan bu unsurları bir arada ele aldığımızda, söz konusu değişikliklerin muhalefete yarama ihtimalinin daha fazla olacağına dair belirtiler var. Dolayısıyla şu an için kaba bir tahmin yapmak gerekirse, Meclisi muhalefetin azami 5 puan içinde kazanacağı, cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci tura kalacağı ve Erdoğan ile İnce arasında geçecek yarışın da yine azami 5 puan içinde sonlanacağı öngörüsü diğer ihtimallere nazaran daha gerçekçi gözüküyor.

Eğer böyle olursa muhtemelen seçimler bittiğinde iktidar kanadı oturup biz bu erken seçim kararını niye verdik diye düşünecek ve belki doğru cevabı o zaman bulacaklardır. Bu gidişi destekleyen yanlışları nasıl sürdürdüklerine de belki şaşıracaklardır. Gerçeklik böylesine apaçık önlerinde dururken, Bahçeli’nin siyasi, Erdoğan’ın ekonomi alanında devam ettirdikleri akıl almaz söylemin muhtemel siyasi karşılığına da razı geleceklerdir.

Ülke yönetilemediği için gidilen seçimler, büyük ihtimalle ortaya yönetilmesi daha da zor bir tablo çıkaracak ama belki de böylece demokratikleşmeyi gerçekten içeren bir siyasi sisteme yönelmek mümkün olacak… Muhalefetin yokluğundan ‘şikayetçi’ olan AK Partililer de kendi elleriyle yaratıp güçlendirdikleri muhalefet nedeniyle herhalde kendileriyle gurur duyacaklar…”

Önerilen Haberler
Son Güncelleme: 20.05.2018 13:05
Anahtar Kelimeler:
MuhalefetSeçimMahcupyanAKP
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
HALKIMIZIN CUMHURBASKANI 2018-05-20 13:07:25

MUHARREM INCE

Misafir Avatar
mazlumların babası 2018-05-21 08:11:51 @HALKIMIZIN CUMHURBASKANI

ramazan ayında yurt dışında seferi neden acaba kendine şimdiden yurtmu ediniyor yine acitasyon kendi kendine bir suikast olayı çıkarmış biz enayiydik yedik bizde senden daha fazla akıl var sendeki güç yok sadece seni öldürse o fetöcü dediğin yaverlerin hemde sokırım yaoparak eşini torunlarını ve çocuklarını bir gecede öldürürlerdi demekki böyle birşey yok zaten yaverlerinde bunu açıkladı üstelik bu yaverleri kendin seçtin genel kurmayın verdiklerini eledin konuş kardiş.

Beğenmedim! (0)
Avatar
MUHARREM BEY DIYORKI 2018-05-20 13:07:55

Bir yanda Saray'da şatafat içinde yaşayanlar var. O saraya harcanan para 2 milyar dolar. O parayla 100 bin ev yapardık. Suriyelilere harcanan para 40 milyar dolar. Ev yapsaydık, 2 milyon ev yapardık. Yazık günah değil mi! Cumhurbaşkanı olduğumda o sarayda oturmayacağım, söz! Orayı bu ülkenin zeki, akıllı, çalışkan çocuklarına vereceğim.

Avatar
AKP BORCLANMA EKONOMISIYLE 2018-05-20 13:16:20

DUVARA TOSLADI

Avatar
Millet İttifakı 2018-05-20 13:06:45

KAZANACAK

Avatar
BOP 2018-05-20 15:05:41

AKPYE OY VERMEK ISRAILE OY VERMEKTIR
https://www.youtube.com/watch?v=OzWkC3tUoVc

Avatar
yandılar 2018-05-21 00:22:07

Katıldığı bir televizyon programında hükümete seslenen Eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, "Yapacağınız her türlü hile, hurdayı dikkate alıyorum. Yapacaksınız ama bunlar yetmeyecek gideceksiniz. Korkuyorsunuz... Hepiniz hazır olun hesap vermeye. Evet... Yaşar Okuyan tehdit ediyor, hesap vereceksiniz" diye konuştu.