Akşener: Hukuk ve adalet gömüldü

Akşener: Hukuk ve adalet gömüldü

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, yasakları kaldırmak iddiasıyla gelen hükümetin şimdi OHAL'le seçimlere gittiğini belirtti.

Akşener, "AK Parti afişlerinde ‘Seni yedirmeyeceğiz, diz çöktürmeyeceğiz, baş eğdirmeyeceğiz’ diye yazıyor. Hepsi korkaklığın işareti. Kim diz çöktürmek istiyor, kim yemek istiyor? Kim ? Ama gizli saklı bugüne kadar kimsenin bilmediği tutanaksız saklı gizli yaptığın her türlü görüşmenin faturasını bugün korkarak ödüyorsun" dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, adaleti, hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi tesis etmek için yola çıktıklarını belirterek, “Onun için bizden korkuyorlar” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, Trabzon’da Atatürk Meydanı’nda halka hitap etti. Yaklaşık 5 bin kişinin doldurduğu alanda, halk oyunları ekibinin gösterisini izleyen Akşener, ekibe alkışla  destek verdi. Akşener konuşmasında özetle şunları söyledi:

'TEYZELERİN KISIR GÜNÜNE DİNLEME MEMURU GÖNDERECEKLER'

Tarımı konuşuyoruz ne oldu? Mazotun yarısını indirdiler. Dün çiftçiye ‘Al ananı da git‘ diyenler bugün çiftçinin kullandığı mazotun yarısını indirdiler. Erdoğan ve arkadaşları 3 Y’yi ortadan kaldırmak için geldi. Rahmetli İsmet İnönü’nün ruhuna Fatiha okunur hale getirdiniz milleti. Öyle yasakçı bir zihniyetle yönetiyorsunuz ki utanmasanız teyzelerin kısır ve altın günlerine dinleme memuru gönderecekseniz. Neden korkuyorsun? ABD’ye ‘Heyt’ diyorsun arkadan gizli pazarlıklar yapıyorsun. Neyin varda, neden çekiniyorsun ? Seni kimler neden büküyor ? Söyle biz halledelim. O zaman o korkularını yenecek her türlü tavrı koyabilelim ama yok. Şimdi yasakları kaldırmak için geldiler, olağanüstü halle seçime gidilecek. Korkmayın. İstiklal Marş’ımız ‘Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak’ diye başlıyor. Ama AK Parti afişlerinde ‘Seni yedirmeyeceğiz, diz çöktürmeyeceğiz, baş eğdirmeyeceğiz’ diye yazıyor. Hepsi korkaklığın işareti. Kim diz çöktürmek istiyor, kim yemek istiyor? Kim ? Ama gizli saklı bugüne kadar kimsenin bilmediği tutanaksız saklı gizli yaptığın her türlü görüşmenin faturasını bugün korkarak ödüyorsun. Sen korktuğun için bizi korkutmaya çalışıyorsun. Geç bu işleri. Korkutamazsın, korkmayacağız. Çünkü dün belinde silah olanlardan korkmayan bu gariban kadın senden mi korkacak?

'KENDİNE GÜVEN BE KARDEŞİM'

Erdoğann tehlike geçtiği zaman yiğitlik, kabadayılık yapıyor. Ama namlu doğrultulduğu zaman arazideydiniz. 15 Temmuz’da araziydiniz. Kala kala milleti çağırdınız kapkaranlık yerlerden ve bodrumlardan telefonla milleti çağırdınız. Niçin öyle oldu? Çünkü yanlış yaptınız. Yolsuzlukları gidermek için gelmiştiniz dibine battınız. Yoksulun yanında olmak için geldiniz kendi zenginlerinizi yarattınız. O kadar kibirlendiniz ki bir kamyon koruma ile geziyorsunuz, vatandaş boş bulunup sarılmaya kalktığında şöyle yapıyorsunuz. Bunun anlamı şu. Ne milletin adamlığı kaldı, ne halkın adamlığı kaldı. Kendine güven be kardeşim. Allah’a güven be kardeşim. Korkma. Ben gördüm ki zor zamanlarda korkuyla iman aynı yürekte bulunmuyor. Allah’a millete güven. Güvenmezsen böyle olur.

'HUKUK VE ADALET GÖMÜLDÜ'

Türkiye’de iktidar hukuku ve adaleti gömdü. 16 Nisan referandumu öncesi AK Partililerin söylediği ve uygulanan tek adam rejiminin size bir faydası oldu mu? Hayır. Kendi aranızda bir problem yaşadığınızda, mahkemeye gittiğinizde AK Parti’den kağıt getirenle kağıt getiremeyen avukatın alacak verecek davası dahil hiç mahkeme kazandığını gördünüz mü? Hayır. 2019 ya da daha önce benim beklentime göre 15 Temmuz 2018’de seçim bekliyoruz.  Eğer o zaman olursa bugün yaşananları iki ile çarp bu şekilde bir Türkiye ile karşı karşıya kalacaksınız. ‘Fındığım değerini istiyorum’ dediğinizde tekme yiyeceksiniz, tutuklanacaksınız. Fındığımızı, Trabzon’umuzu bir büyük mark halinde olmasını istiyoruz dediğinizde tutuklanacaksınız. Bütün bunlara hayır demek ve ortadan kaldırmak için, adaleti, hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi tesis etmek için yola çıktık. Onun için bizden korkuyorlar.

'KAYINVALİDEMLE PENCERENİZİ TAŞLAYACAĞIM'

Cumhurbaşkanı Erdoğan Rizeli, ben de Rize geliniyim. Karadeniz’in geliniyim. Çok iyi gelinim. 38 yıldır kayınvalidem ile aynı evde oturan bir gelinim. Muhterem oturtturamadı aynı evde anasını. Sizin ağabeyiniz, bu gelininizi hem anası hem babaannesi ile aynı evde oturtturdu. Gelin kontenjanından Trabzon’u istiyorum. Trabzon alınamadığı taktirde bu meydanda kayınvalidemle pencerenizi taşlayacağım. Onlardan hiçbir fayda görmeyeceksiniz.

'GELİN BU YANLIŞTAN DÖNÜN'

Bu kadar kandırılan bir başka devlet adamı görülmedi! Kandırılmanın sonucu olarak 15 Temmuz gerçekleşti. O gün beni dinleselerdi, 2010 referandumunu geri çekselerdi, doğru dürüst bir hukuki metin hazırlanarak milletin tümünün görüşleri ile sivil bir anayasa olsaydı şimdi Türkiye başka bir yerde olurdu. Kurumların ele geçirilmesi mantığı üzerinden yaptılar. Sonuçta onlar kaldı ayazda FETÖ’cüler ele geçirildi. Ordunun belini FETÖ’cülerle el ele tutuşup kırdılar. Ama ne oldu? 15 Temmuz’da Başbakan tünellerde titrerken, Erdoğan’ın nerede olduğu belirsizken, hala belirsiz. Sadece Hande Fırat’la bir telefon konuşmasını dinledik. Millet baktı gördü, devlet elden gidiyor. O nedenle çıktı köprüden, sokaktan devleti toplayarak getirdi. Dağıtıkları devleti sokaktan toplayan getiren bu millettir. Bedelini 249 şehitle ödedi. Bedelini 2 binin üzerinde gazi ile dedi.

'TİRİL TİRİL TİTREDİLER'

Trabzon’dan İstanbul’a ben ne bir milletvekilinin ne bir bakanın sizin aranızda ön safta FETÖ’cülere  karşı koyarken fotoğrafını görmedim. Tiril tiril titrediler. İçişleri Bakanı Gürcistan sınırında havada tur attı. Böyle ülke yönetilmez. Bugün FETÖ’cüleri ayırdılar. Şimdi her kurumu FETÖ’cülere teslim ediyorlar. Gelin bu yanlıştan dönün. Bu ülkenin bu insanlarının bu aziz milletin evlatlarının canını yakmayın. Eşit davranın. Liyakata önem verin. Hukukun üstünlüğünü gerçekleştirin. Hazreti Ömer adaletinden vazgeçtik ama en azından dünyevi bir uluslararası standartlara uygun bir adalet anlayışını tesis edin.