Akşener: Yusuf Halaçoğlu benim hocamdır

Akşener: Yusuf Halaçoğlu benim hocamdır

İYİ Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Meral Akşener partisinin düzenlediği Antalya mitingine katıldı. Akşener Yusuf Halaçoğlu'nun aday olmamasıyla ilgili olarak, "Yusuf Halaçoğlu benim hocamdır, ağabeyimdir. Kendisi Kayseri'yi istemedi. İzmir, Ankara'yı istedi, orada da bizim Genel Başkan Yardımcılarımız vardı, koskoca ağabeyimizi onların altına koymak olmazdı. O da affını istedi, ben de saygı duydum" açıklamasını yaptı.

İYİ Parti lideri ve Cumhurbaşkanı adayı Meral Akşener’in Antalya mitinginden satır başları şu şekilde;

Meral Akşener sahneye gelerek ön sıralardan uzatılan eşarpları topladı ve Antalya halkına seslenmeye başladı.

“SEÇİLDİĞİMDE TOPLADIĞIM TÜLBENTLERİ SERGİLEYECEĞİM”

“Güneydoğu’dan Trakya’ya bizleri birleştiren en önemli unsur tülbenttir, yemenidir yani kadınlardır kadınlar. Cumhurbaşkanı seçildiğim gün topladığım tülbentleri Çankaya’da sergileyeceğim isim isim.”

“Kimseyi yuhlamayacağız gereğini sandıkta yapacağız. En büyük gayret gösteren parti İYİ Parti oldu. Sonra sayın Kılıçdaroğlu’ndan ricada bulundum 15 milletvekiliyle birlikte grup kurduk”

“HALAÇOĞLU ABĞABEYİMDİR”

“Yusuf Halaçoğlu benim hocamdır, ağabeyimdir. Kendisi Kayseri’yi istemedi. İzmir, Ankara’yı istedi, orada da bizim Genel Başkan Yardımcılarımız vardı, koskoca ağabeyimizi onların altına koymak olmazdı. O da affını istedi, ben de saygı duydum.”

“Yüzünü güneşe dön Türkiye, yüzünü güneşe dön Antalya”

“Karşınızda 6 saatte 100 bin imzası tamamlanmış, milletimizin imzasıyla aday olmuş bir Meral Akşener var. Buradan yola çıkarak sizlerin huzurunda söz veriyorum, bu güveni boşa çıkarmayacağım.Çiftçinin, tarımın, meyvenin, sebzenin şehri Antalya. Şimdi size buradan bazı konuları paylaşmak istiyorum. Çiftçimiz, meyve ve sebze yetiştiricimiz Antalya’da tarlasına küstü. Çünkü saman ithalatı yapılıyordu bu ülkede. Antalya’nın naranciyesi dalında kalırken, sebzesi serada, tarlada kalırken gidin marketlere sebze ve meyve ithalatı başladı. Dolayısıyla sadece yandaş müteahitin kayrıldığı, tüm imkanların yandaşlara akıtıldığı bir ekonomik tercih içinde elbette Antalya çiftçisi sizin dediğiniz gibi ölüyor.”

“DOLAR NE KADAR OLDU?”

“Benim çiftçim 5 lirayı geçmiş mazot kullanırsa elbette ürününü pahalıya mal eder. Bugün buraya gelirken ‘Dolar ne kadar oldu?’ diye sordum. 4.68 dediler. Şimdi Doların uçup gitmesi ne demek? Benzine zam demek, mazota zam demek, iğneden ipliğe zam demek. Peki bu Dolar neden uçup gidiyor? Yapılan ekonomik tercihler yüzünden. Ekonomiyi düzeltmenin yolu güvendir güven. Ekonomiyi siz eğer siyasetçinin eline verirseniz Dolar olur 4.68.Gelelim turizme. Antalya’nın turizmcileri isyan ediyordur. Bir kere baştan aşağıya yanlış var, o da şu: Dış politikada oy alabilmek için ‘eyt Almanya, Eyt Rusya’ dediniz Antalya turizmini açlığa mahkum ettiniz. Ayrıca bir yanlış daha yaptınız. Şehirleri tanıtmak yerine sadece Türkiye’yi tanıttınız. Büyük bir başarısızlık oldu. Antalya’yı tarlasıyla barıştıracağız. Turizm için yolları açacağız. Gündelik seçim için eyt deyip arkadan yalvarmayacağız. İlişkilerimizi ciddi, şeffaf ve saygın bir biçimde geliştireceğiz.”

“TORUN SEVMEYE GÖNDERECEĞİZ”

“Erdoğan seçim manifestolarını açıklayacağını söyledi. Şaştım kaldım. 15 yıldır ben yönetiyorum bu ülkeyi sandım. 24 Haziran’da her şeyin düzeleceğini söylüyor. Madem 24 Haziran’da düzelecek niçin şimdi düzeltmiyorsun? Doların uçmasının bir diğer sebebi de Erdoğan sayesinde Türkiye’nin itibar kaybetmesidir. İtibar kaybeden liderler, ülkelerine de itibar kaybettirirler. Ülkemiz yorgun bir şoförün direksiyonunda gidiyor. Şoförlük ehliyeti olmayan birinin otobüsüne biner misiniz? Binmezsiniz. Türkiye bu durumda işte. 24 Haziran akşamı arkadaşımızı torun sevmeye göndereceğiz.”

“Bize diyorlar ki büyük  büyük projelerimiz var. Vergi topladın 16 yılda. 450 milyar dolar borç aldın 16 yılda. 70 milyar dolarlık Cumhuriyet varlıklarını sattın 16 yılda. Vatandaşın cebine bir lira girdi mi buradan? Hayır.”

“4 üniversitesi var Antalya’nın. Peki İsrail’den tohum ithal ediliyor. Güneşin şehri Antalya’daki üniversitelerde tohum ihraç edilecek araştırmaların yapıldığı bir bölüm var mı? Yok. Türkiye’nin tarımının, hayvancılığının nasıl geliştirilebileceğine dair bölüm var mı? Hayır. Şehir hastaneleri yapıyorlar. Ankara Şehir Hastanesi’nin bir yılda sizin cebinizden vergilerden alacağı para yıllık 800 milyon lira”

“DOKTORLAR KÖLE VAZİYETİNDE”

“Hastanelerin 700 yatak üstünün verimsiz olacağı belli. Hastaneler daha küçük, daha şehir içinde olmalı ki hasta yakınları eziyet görmesin. Doktorlar şu anda köle vaziyetinde. Bütün devlet hasteneleri ve üniversite hastaneleri yerle bir olmuş durumda. Sağlıkta sadece küçük hastalıklarda başarılar var. Önemli hastalıklarda hastanın iyileşmesi mümkün değil. Tüm bunlar için projelerimiz hazır. Ve gençlerimizi 21. yüzyıla hazırlamak üzere yola çıktık.Şırnak’ın problemi ile Edirne’nin problemini aynı yapmış. İki tarafta da en büyük problem işsizlik ve uyuşturucu. Eğer uyuşturucu çok pahalıysa bilin ki uyuşturucu ile sağlam mücadele yapılıyordur. Sokaklarda satılıyorsa mücadele yapılmıyordur. Dolayısıyla bugün uyuşturucu ile mücadele yapılmıyor”

İŞSİZ GENÇLERE İŞSİZLİK MAAŞI

“Diğer konu işsizlik. Bu ülkede gençlere iş bulmak devletin görevidir. Biz her gencimize iş imkanı yaratana kadar gençlik maaşı, veya vatandaşlık maaşı bağlayacağız. KPSS’de çalınan sorularda hakkı yenen çocuklara hakları geri verilecek. Cumhurbaşkanı seçildiğim gün OHAL’i kaldıracağım, YÖK’ü kaldıracağım. Cumhurbaşkanı seçildiğim gün bölünmüş üniversitelerle ilgili kararı iptal edeceğim.”

“BURNU UZAYACAK PİNOKYO GİBİ”

“Şam Emevi Camii’nde namaz kılacaktı olmadı, Gazze’de namaz kılacaktı hala bekliyoruz. Eyyt Amerika dedi arkasından şeker fabrikalarını sattı. Burnu uzayacak burnu pinokyo gibi…”