banner87

Ankara Katliamı davası | 'Gaziantep valisi yargılanmak yerine terfi ettirildi'

10 Ekim Ankara Katliamı'nın firari sanıkları için yapılan yargılama Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı.

Ankara Katliamı davası | 'Gaziantep valisi yargılanmak yerine terfi ettirildi'

10 Ekim Ankara Katliamı'nın firari sanıkları için yapılan yargılama Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı.

08 Kasım 2018 Perşembe 15:07
Ankara Katliamı davası | 'Gaziantep valisi yargılanmak yerine terfi ettirildi'

37 aydır firari olan 16 IŞİD'li sanık ile takip edilmesine rağmen yakalanmamasından sorumlu kamu görevlilerinin olmadığı duruşmada, sanık sandalyeleri boş kaldı.

Katliamda yaşamını yitirenlerin yakınları ve yaralılar adalet talebini yinelerken, avukatları da firari sanıkların yakalanmamasından sorumlu olanlar hakkında suç duyurusundan bulunulmasını istedi.

Duruşma öncesi açıklama yapan Avukat Mehtap Sakinci Coşgun, “Bu yargılanmanın düzgün yapılması için Ankara Adalet Sarayı önünde olmaya ve 10 Ekim katliam davasının sürecini izlemeye devam edeceğiz” dedi.

10 Ekim 2015’te Emek, Barış ve Demokrasi mitingi öncesinde IŞİD’in Ankara Garı önünde gerçekleştirdiği intihar saldırısında 103 kişi hayatını kaybetmişti. Ankara Gar Katliamı davasında 3 Ağustos 2018 tarihinde verilen kararda 19 tutuklu sanık hakkında mahkumiyet kararları verilirken firari 16 sanığın dosyası ayrılmıştı.

Mezapotamya Ajanısı'nın haberine göre 10 Ekim Ankara Katliamı davasında verilen kararın ardından, firari IŞİD'li sanılar yönünde yargılamaya Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. 16 firari sanığın yargılandığı duruşmaya 10 Ekim Katliamı'nda yaşamını yitirenlerin aileleri, sendikalar, meslek örgütleri ve siyasi partiler de katıldı. Sanık sandalyelerinin boş olduğu duruşmada, müşteki avukat ve aileler söz aldı.

"Antep valisi yargılanmak yerine terfi ettirildi."

Avukat Sevinç Hocaoğulları, kısıtlılık kararları ile adaleti sağlamaya çalıştıklarını söyledi. Yalnızca usulen bir takım işlemlerin yerine getirildiğini belirten Hocaoğlulları, “103 insanın öldürüldüğü bir katliamda rekor cezaların değil, adaletin peşindeyiz. 10 Ekim siyasi bir katliam olduğu için hiçbir kamu görevlisi ve sorumlular yargılanmadı. Gaziantep Valiliği'nin, kolluk güçlerinin sorumluluğu açık ve bunun üzerinden 3 yıl sonra Gaziantep Valisi İstanbul'a atanıyor. Yargılanması gerekirken terfi ediyor” dedi. Soruşturma aşamasında x ve y diye belirtilen kişilerin bulunması için mahkemenin bir çabaya girmediğini dile getiren Hocaoğulları, “Bu yargılama bu günümüzü ve yarınımızı ilgilendiriyor” dedi.

"37 aydır biri bile yakalanmadı"

10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği adına konuşan Avukat Mehtap Sakinci Coşgun, “37 aydan sonra firari sanıkların en azından birini bu sanık sandalyelerinde görmek istiyoruz ve bu davaya müdahil olma hakkımızı yinelemek istiyoruz. Bu eğer Türkiye Cumhuriyetinin en büyük katliamı ise neden insanlığa karşı suç tanımlarının içine girmiyor? Duruşma nerede olursa olsun dava nereye götürülürse götürülsün biz takip edeceğiz. 16 firari sanığın bir tanesinin bile burada olmamasını devletin aczi olarak görüyoruz” dedi.

"Çocuklarımızı kaybettik ama kaya olduk bekledik"

EMEP GYK üyesi Korkmaz Tedik'in annesi Zöhre Tedik, “Uyandırmaya kıyamadığımız çocuklarımızı kaybettik. Burada taş olduk, kaya olduk bekledik. Düzgün bir yargılama olsun diye. Hani bu kararı verenler nerede? Ben adalete güvenmek istiyorum. Hiçbir şey Korkmaz’ımızı getirmeyecek ama kanımızın son damlasına kadar burada olacağız” dedi.

"Neden IŞİD'lileri bulup getirmiyorlar"

Katliamdan yaralı kurtulan Mustafa Çeker, polislerin miting alanında gerekli güvenlik önlemlerinin neden alınmadığını sordu. Çeker, “Mahkemenin bunları sorması gerekmez mi? Burada bir siyasi sorumluluk var. Yargılanmazsa kimsenin vicdani rahat etmeyecek. Devlet başka katilleri Suriye’den bulup getiriyor da IŞİD'lileri neden bulup getirmiyor? Ben bir canlı bombanın anne babasının 'çocuğumuzu yakalayın' çağrılarını biliyorum” dedi.

"Bundan sonrakileri engelleyin"

10 Ekim günü bir bacağını kaybeden Gökhan Yaralı, hayatını kaybedenlerin artık geri dönemeyeceğini belirterek, “Bundan sonrakilerin önüne geçin. İhbarları bildirmeyen ve yüzlerce insanın ölümüne sebep olanlar suçsuz mu yani? Beni hastaneye avukatlar götürdü ve bir iki dakikayla kurtuldum. O alana ambulanslar erken gelseydi birçok kişi kurtulacaktı. İhmali olan herkes burada yargılansa, böyle katliamları gerçekleştirmeye kimsenin cesareti olmayacak” dedi.

"Hâkim ve savcılar da karartmaya çalışıyor"

Avukat Tonguç Cankurt kamu görevlilerinin yargılanması konusunda firari sanıkların katliamdaki rolünün hassasiyetle incelenmesi gerektiğine dikkat çekti. Bu yargılamanın sanıkların ve diğer kişilerin hukuki sorumluluklarını değiştirebileceğini belirten Cankurt, firari sanıkların ilişkilendikleri kişilerin ve bu sandalyelerin boş kalmasının değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. İlhami Balı ve diğer sanıkların teknik takip olmasına rağmen yakalanmadıklarını vurgulayan Balı, iddianamenin hazırlanırken de devletin sorumluluğunun karanlıkta bırakıldığını dile getirdi. Ortaya çıkan delillerin de iddianameye kazandırılmasını isteyen Cankurt, "Hakimler ve savcılar da bu şekilde olayı karartmaya çalışıyor” dedi.

"Firari IŞİD'lilerin sorumluluğu silikleştiriliyor"

Avukat Eylem Sarıoğlu ise mahkemede sanıklar olmadığı sürece nedenler üzerinde duracaklarını ifade ederek “Toplanan delillerle sıradan IŞID'li olarak tanımlanan insanların neler yaptıklarını ve kilit noktalarda olup adım adım izlendiklerini gördük. Tablo bu kadar açık ve vahim olmasına rağmen yargılanamayan firari sanıkların iddianame ve fezlekede sorumluluklarının ne kadar silik olduğunu gördük. Firari sanıklardan Ahmet Güneş ve Nusret Yılmaz bizim dosyamızda sıradan bir IŞİD üyesi olarak geçiyor. Bunlar takip edilirken nasıl kaçtı ya da başka bir katliamın örgütleyicisi oldular?” dedi.

"Yakalamayanlara suç duyurusu açılsın"

Toplanan delillere rağmen hiçbir işlem yapılmadan rafa kaldırılan dosyalarda Yunus Durmaz, Nusret Yılmaz ve Ahmet Güneşin mahkeme salonunda olmamasının sebebini soran Sarıoğlu, bu nedenle soruşturmayı yürüten savcılar, emniyet görevlileri hakkında mahkeme tarafından suç duyurusunda bulunulmasını istedi.

Duruşma öncesi Ankara Adliyesi önünde bir araya gelen sivil toplum örgütleri, siyasi partiler ve 10 Ekim Ankara Katliamı'nda hayatını kaybedenlerin yakınları kısa bir açıklama yaptı. Açıklamayı kurumlar adına 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği 10 Ekim-Der Başkanı avukat Mehtap Sakinci Coşgun yaptı.

Adalet sağlamak için daha yolun başında olduklarını kaydeden Coşgun, şunları kaydetti:

“Geçtiğimiz aylarda tutuklu sanıkların yargılanması sonuçlandı ve adalet beklentileri karşılanmadı. Bugün başlayarak ve toplamda bir gün sürecek yargılama için salonları doldurmamız gerekiyor. Bugün, 10 Ekim 2015'te garda hayatını kaybedenlerin aileleri olarak buradayız. Bu katliam davasında firar olan 16 sanık hakkında açılan dava için bugün buradayız. Çok fazla söze gerek yok yaklaşık 2 yılı geçen bir yargılama sürecine şahit olduk. Bu yüzden bu yargılanmanın düzgün yapılması için bundan sonra da, sonraki süreçlerde de Ankara Adalet Sarayı önünde olmaya ve 10 Ekim katliam davasının sürecini izlemeye devam edeceğiz."
 

Önerilen Haberler
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Bedreddin 2018-11-08 16:42:41

İŞİD i oraya yönlendirenler nasıl kendilerini yargılayacaklar.."KARA-LEKE" tamda buna uyuyor.1 MAYIS 1977 Taksim katliamını Maocu-Leninci gruplar diyerek kapatmak istediler olmadı KARA-LEKE kaldı..Ankara Tren Garı katliamı Akp nin MİT i yönlendirmesi ile İŞİD cileri BARIŞ KARDEŞLİK isteyenlerin önüne set çekmek için yaptırıldı...7 Haziran 2005 de "Başkan olamıyan" ve azınlık hükümeti konumuna düşen Akp nin "Ortalığı" karıştırp 2005 Kasımın da baskı ve zorbalıkla kendini iktidar ilan etmesi ile sürdü...Akp azınlığa düştüğünü görüp Mhp ile koalisyonunu sürdürüyor..Ankara Gar Katliamı sanıkları yönlendiricileri aslında belli..MUSUL Konsolosluğu rehinliğini yönetenler İŞİD cilerle sözleşme-anlaşma yapanlar hakikkaten "USTALAŞIP" 16 Haziran askeri kalkışmasını da yönlendirdiler..Darbe vb. hikaye adı geçirilen askerlerin kısmi kalkışmasını bekliyorlardı ama sokaktaki olaylara istisnai olaylara haskim olamadılar bu Akp nin askeri kalkışmayı yönlendirmediği kullanmadığı anlamına gelmiyor.