banner87

Avrupa Birliği'nden Türkiye'ye şok! 'Müzakereler askıya alınsın'

Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye raportörü Hollandalı parlamenter Kati Piri, 'kırmızı çizginin aşıldığı' değerlendirmesinde bulunarak bu yılki Türkiye raporunda müzakerelerin askıya alınması çağrısında bulunacaklarını söyledi.

Avrupa Birliği'nden Türkiye'ye şok! 'Müzakereler askıya alınsın'

Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye raportörü Hollandalı parlamenter Kati Piri, 'kırmızı çizginin aşıldığı' değerlendirmesinde bulunarak bu yılki Türkiye raporunda müzakerelerin askıya alınması çağrısında bulunacaklarını söyledi.

04 Temmuz 2018 Çarşamba 19:27
Avrupa Birliği'nden Türkiye'ye şok! 'Müzakereler askıya alınsın'

24 Haziran seçimleri ve bu seçimler sonrası Türkiye-AB ilişkilerini DW Türkçe’ye değerlendiren Piri, AB’ye üyelik modelinin Türkiye için opsiyon olmaktan çıktığı görüşünde. AP raportörünün DW Türkçe'nin sorularına verdiği cevaplar şöyle: 

Türkiye’deki son seçim sonuçlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Öncelikle seçim kampanyasının adil olmadığını söylemek sanırım yanlış olmaz. Televizyon kanallarında adaylara ayrılan süre kesinlikle eşit değildi. Seçim sonuçlarına bakacak olursak, Başkan Erdoğan bir önceki seçimlere oranla 7 puan kaybetti. Buna karşılık koalisyon ortağı MHP ile birlikte eskiye oranla zayıflamış parlamentoda çoğunluğa sahip. Yeni başkanlık yönetimi başkanın kuvvetler ayrılığı olmaksızın hiçbir demokraside görülmemiş ölçüde güce sahip olacağı anlamına geliyor. Başkan Erdoğan dünyanın en büyük demokratı da olsa kuvvetler ayrılığı her siyasiye gerekli. Ancak yeni sistemde bu yok artık.

"BİZİM AÇIMIZDAN KIRMIZI ÇİZGİ AŞILDI"

Sonuçlar Avrupa Parlamentosu (AP) içinde nasıl karşılandı?

Biz AP olarak geçen yıl Venedik Komisyonu’nun raporunun ardından, son anayasa değişikliğinin olduğu gibi hayata geçirilmesi halinde Türkiye’nin AB katılım müzakerelerinin formel biçimde askıya alınması çağrısında bulunacağımızı söylemiştik. Ne yazık ki o noktaya gelmiş bulunuyoruz. AP’nin tutumu değişmedi. Ne yazık ki Türk hükümeti de hiçbir değişiklik yapmadı. Bu şartlarda ve en azından gelecek beş yıl süresince üyelik müzakerelerinin devam edebileceği hayalini bırakmak gerekiyor. Bizim açımızdan kırmızı çizgi aşıldı. Bu yılki Türkiye raporunda müzakerelerin kesin olarak askıya alınması çağrısında bulunacağız.

"BAŞKAN KARARNAMELERLE ÜLKEYİ YÖNETİYOR"

Seçimler sonrası yaptığınız açıklamada, Türkiye’deki başkanlık yönetiminin AB kriterleriyle uyumlu olmadığını savundunuz. Tam olarak nedir uyumlu olmayan?

AB üyeliği için liberal bir demokrasi olmanız gerekiyor. Bu, siyasiler yargıçları atayamaz demektir. Yeni anayasaya bakarsanız, Başkan kararnamelerle ülkeyi yönetiyor. Parlamento veya bir başka ortak yasama organı olmaksızın yasa yapabiliyor. Parlamentonun hiçbir söz hakkı olmadan kabine oluşturuyor. Parlamentoyu feshedebiliyor. Tek bir kişinin elinde bu kadar güç olması tipik bir liberal demokrasi özelliği değil. Avrupa Konseyi de Venedik Komisyonu aracılığıyla aynı şeyi söylüyor. Gelecekte anayasa değişmez demiyorum, fakat bu anayasa yürürlükte kaldıkça ve Türkiye’de temel haklar, insan hakları ve azınlık hakları konusunda mevcut şartlar devam ettikçe, dürüst olmalı ve ilişkimizin bu şekilde hiçbir yere gidemeyeceğini görmeliyiz. Başkan Erdoğan da politikalarıyla Türkiye-AB ilişkilerini riske soktuğunu çok iyi bilmekteydi. İçerdeki politikaları Batı ile ilişkilerinden daha önemliydi sanırım.

"ERDOĞAN AVRUPA'NIN BÖLÜNMÜŞ OLDUĞUNUN FARKINDA"

Başkan Erdoğan’ın AB perspektifine inanmadığını mı düşünüyorsunuz?

Erdoğan Avrupa’nın bölünmüş olduğunun farkında. Müzakerelere devam veya stop demek için 28 ülkenin onayı gerekiyor. Erdoğan’ın AB Konseyi’nde bu tür kesin kararlar alınmasını önleyecek bir ya da iki dostu olacaktır her zaman. Bunun için kendisini suçlayamam. AB’nin bölünmüşlüğünü kullanan tek lider kendisi değil. Trump da yapıyor. Putin de deniyor. Erdoğan da AB Konseyi’nde engelle karşılaşmayacağını biliyordu.

"SON 3 YILDA TÜRKİYE'DEN POZİTİF BİR İŞARET GÖRMEDİK"

AB dönem başkanlığı Türkiye’nin üyelik perspektifine şiddetle ve açıkça karşı çıkan Avusturya’da. Mayıs 2019’da AP seçimleri var. Üyelik meselesi bir yana, ilişkilerde de kayıp bir yıla mı girdik?

Bu iki tarafa da bağlı. Son üç yılda Türkiye’den pozitif bir işaret geldiğini görmedik. Hangi dönem başkanlığı olduğu da önemli değil. AB devletlerinin ezici çoğunluğu ilişkilerde ilerleme konusunda irade göstermiyor. AB gündeminin belirlenmesinde dönem başkanları o kadar da önemli değildir. Alman hükümetinin koalisyon anlaşmasına ne koyduğuna bakın. Türkiye ile fasıllar açılmayacak, katılım müzakereleri dondurulacak, gümrük birliği de güncellenmeyecek. Bugün İtalya da dönem başkanlığı yapsa AB’nin Türkiye politikasının değişeceğini sanmıyorum. AB içinde birçok çevre son yıllarda Türkiye’yi aday ülke olarak görmüyor ve pragmatik ilişki istiyor. Ben de şahsen üyelik modelinin mevcut şartlarda Türkiye için bir opsiyon olmaktan çıktığı düşüncesindeyim. Türkiye’nin izole edilmemesi gerektiğini de düşünüyorum. Türk halkını izole etmemeliyiz.

"GÜMRÜK BİRLİĞİ'NİN GÜNCELLENMESİNE KARŞI DEĞİLİM ANCAK SİYASİ HEDİYE OLMAMALI"

AB ülkeleri Türkiye'nin üyeliğine karşılar, tamam. Fakat neden Gümrük Birliği'nin güncellenmesini istemiyorlar? Neden örneğin Almanya bloke ediyor? Gümrük Birliği'ni güncellemek Türkiye’yi AB’nin yanında tutmak için iyi bir yol değil mi?

Tabii. Şahsen ilke olarak gümrük birliğinin güncellenmesine karşı değilim. Fakat güncelleme Başkan Erdoğan’ın baskılarına karşı bir siyasi hediye olarak görülmemeli. Berlin’in son aylarda Gümrük Birliği'nin güncellenmesi müzakerelerine başlamaya yanaşmaması da buradan kaynaklanıyor sanırım. Bizler seçilmiş politikacılarız. Sadece AB çıkarlarını değil aynı zamanda vatandaşlarımızın kaygılarını da dikkate almak zorundayız. Türkiye’de yaşananlar birçok nedenden ötürü Avrupa açısından önem taşıyor. Avrupa’da yaşayan Türk kökenli çok sayıda insan var. Türkiye’deki kutuplaşma Avrupa’ya da yansıyor. 15 Temmuz darbe girişimi, benim ülkem Hollanda dahil çok sayıda Avrupa ülkesini de etkiledi.

"ELEŞTİRİLERİM ÜLKE OLARAK TÜRKİYE'YE KARŞI DEĞİL, HÜKÜMET POLİTİKALARINA KARŞI"

Sonuç olarak daha pragmatik bir ilişkiye mi yöneliyoruz?

Bugüne kadar Türkiye’yi bir aday ülke olarak değerlendirdik. Şimdi, ‘madem konu gelecek yıllar için gündemden kalktı, öyleyse daha pragmatik bir işbirliğine başlayalım’ demek zihinsel planda bir tür vardiya değişikliği olacak. Benim için de öyle. Türkiye’de olup bitenle yakından ilgileniyorum. Bunu söylediğimde belki birçok kişi inanmayacak ama eleştirilerim ülke olarak Türkiye’ye karşı değil, hükümet politikalarına karşı oldu. Türkiye’nin genç dinamik, büyük bir orta sınıfa sahip, çok sayıda vatandaşı onlarca yıldır yüzünü Batı’ya, Avrupa Konseyi, NATO, OECD gibi Batı yapılanmalarına dönmüş bir toplum olduğunu söyledim hep. Türkiye’nin son yıllardaki yönelimini görmek bana acı veriyor. Bu nedenle Türk toplumunu izole etmemeliyiz.

"SON 2 YILDIR SÖYLEDİKLERİMİZİN HİÇBİRİ DİKKATE ALINMIYOR"

Bu gidişatı nasıl değiştirebilir Türk hükümeti?

Dürüst olmak gerekirse, son iki yıldır söylediklerimizin hiçbiri dikkate alınmadığından işlerin birdenbire değişeceği konusunda iyimser değilim. ‘Şu kişiyi serbest bırak karşılığında şunu al’ gibi pazarlıklara değil, jestlere ihtiyaç var. Bu jestler ülkenin normalleşme iradesi olduğunu göstermeli. Bir bakıma hukuk devletine dönüş. Son seçim kampanyası sırasında Batı karşıtı retoriğe fazla yer verilmemiş olması olumlu bir işaret. Kampanya daha çok iç sorunlara odaklandı. Dış güçlerin Türkiye’yi yok etmeye çalıştıkları söyleminin gerçekle alakası yok. Sıkı kültürel ve ekonomik bağlarımızın olduğu en büyük komşumuz Türkiye’nin ekonomik olarak zayıf ve istikrarsız bir ülke olması nasıl bizim çıkarımıza olabilir? Bu senaryo Avrupa’da hiç kimsenin çıkarına değildir. Ülkede gördüğümüz otokrasi bizi bu nedenle kaygılandırıyor.(Deutsche Welle Türkçe)

Önerilen Haberler
Son Güncelleme: 05.07.2018 00:48
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ÜLKE GİTTİKÇE AVP.DAN SOYUTLANIYOR. 2018-07-04 20:16:39

TÜRKİYEDE İHRACAT YOK MESABESİNE İNECEK İTHALATTA TEPE YAPACAK...ÜLKE TERKEDİLMİŞ SEVİYEYE İNECEK..AFRİKA ÜLKELERİNİDE BELKİ GEÇECEKTİR..AKP..GAYRETİYLE..

Avatar
Emine 2018-07-04 20:20:36

Elim den gelseydi Tüm AKPileri Günes Systeminden atardim, belki insanlar rahat rahat yasarlardi...

Avatar
sonun başlangıcı 2018-07-04 19:44:03

görev tamamlandı

Avatar
Rezil TRT 2018-07-04 21:35:06

Zaten TRT bile bu rezil duruma yeter ve artar

Avatar
dogan 2018-07-04 20:22:38

katiiiiii pire konuşmuş kim sallar dediklerini

Avatar
Mavi göz,sarı saç. 2018-07-04 22:40:44

ASKIYA ALMAK,MÜZAKERE YAPMAMAK AKAPE İÇİN COKTA TIN .SIZLERDE AB OLARAK IKIYÜZLÜLÜGÜ BIRAKANA KADAR TÜRKIYE
YI AĞZINIZA ALMAYIN.HELE GÜMRÜK BIRLIĞİ ANTLAŞMYSINI IPTAL EDERSE AB BIR ANLAMDA DOĞUYA AÇILAN KAPIYI HAYAL
INDE GÖRÜR.

Avatar
aydın 2018-07-05 02:11:57

zaten erdoganda bunu istiyor,o ortadogu fatihi

Avatar
HEYYY AVRUPA BİRLİĞİ SİZE AYIRACAK ZAMANIMIZ YOK ŞİMDİ BAŞKA SORUNLARIMIZ VAR 2018-07-05 06:51:14

Avrupa birliği merak etmeee .!! Zaten tayyipin ahı gitmiş VAHI BİLE KALMIŞ DURUMU YOK .!! Yakında çoooook yakında kesin imamın kayığına biner ..baksana suratına sünnetci Fatima teyzenin götüne dömüş .! Dolayısı ile boş verrr gerime .!Şunun surasında bu kadar yükü kaldıracak hali yok padişahlık o kadar kolaymı ..?? Önce ata süper binmesi gerek profösyenel olmadı gerek .Bakmayın siz ınun atı alan ğsküdarı geçti demesine daha ata binmesini bilemefiği gibi atabinecek kıyafenini bile bilmiyor .Akli denge sorunu olduğu için atabindiğini zannediyor .Beyşn hüçreleri tamamen çürümüş ,kokuşmuş ,buruşmuş ne yaotığını ne yapacağını bile bimşyecek kadar artık beyin hüçreleri ölmüş yakında padişahlıpını pek yapamadan İMAMIN KAYIĞINA BİNECEKTİR aslında tayyipbin beyni çalılmıyor yanşndaki yalaka yaltakcı yiyiciler var ya onlara dolarları avroları menfaatlerini bizim vergilerden verdiği dövüzleri paraları imkanları mevkii ,menfaatleri bir kese tayyipbin çürümüş ,kokuşmuş,buruşmuş ,irenç götüne bir tekmeye atsınlar tayyio denen yaratılanı yaratandan dolayı swvdiği kardeşleri tayyip denen hadta ruhlu adamın götüne tekmeyi vururlar Dolayısı ile abartmayın tayyip bi aslında FASA ,FİSO ,etrafındaki yiyicile ınu tayuip yaotılar yoksa yok hükmünde zavalı boşş bomboş adam padişahım çok yaşa demiyenide içeri atar kokusundan aslında tayyip helâya bile 200 koruma ile gider sözde abdestsiz cuma namazına bile 3 bin koruma ile gider şimdi 6 bşn yaptı .!Avrupa birliği tayyio be BÖÖÖÖÖÖÖÖÖÖÖÖH DESENİZ YEMİNLE altına işer ,sıcar çooook ödlektir ,korkaktır .Dolayısı ile tayyip abratılmış adam etrafındaki adamları 16 sene biz TÜRK ULUSUNUN VERGİLERİ İLE BESLEDİĞİ İÇİN ATAKTA BİR KESE PARALARI MENFAATLERİ YALAKA YALTAKCI LAĞIM FARELERİNİN tayyip sıfır .Dolayısı ile şimdilik dokunmayın tayyşbe nadıl olsa gelmiş geçmiş tayyip gibi 16 seneden çoook tek adamlık ,padişahlık ,kıralık yapanların SONUNU GÖRDÜNÜZ NADILSA tayyipbinkide aynen öyle olacak .Hemde tayyipşnki belkide öyle olmadan SON BULACAK ÇÜNKİ SIHATİ VE AKLİ DENGE SORUNU VAR KISA ZAMANDA TEK ADAMLIĞINA PADİŞAHLIPINA DOYAMADAN İMAMIN KAYIĞINA BİNECEK ECELİ İLE .SURATINA BAKSANIZA CANLI CENAZE GİDİCİ ,GİDİCİ ECELİ İLE GİDİCİ KİMSENİN BAŞI BELÂYA GİRMEYECEK ECELİ İLE İMAMIN KAYIĞINA BİNECEK MORGATA UZUN SÜRE MERASİME KADAR KALI .Her neyse sorun yok ülkemizi karıştırmayın bizde TÜRK ULUSY OLARAK PEKTE AVRUPA BİRLİĞİ HEVESİMİZ ŞİMDİLİK YOK DEMOKRATİK LAİK TÜRK VATANIMIZI VE TÜRK ULUSLUĞUMUZU KAYBETİK ÇOK MEŞGULÜZ GERİ GETİRMEK İÇİN NE YAPMAMIZ GEREKTİĞİ HUSUSUNDA DÜŞÜNÜYORUZ ÇARE ARIYORUZ DOLAYISI İLE ŞİMDİLİK AVRUPA YA GİRMEK GİBİ BİR KOPLEXSİMİZ YOK .Şimdş bizim başka sorunlarımız var TÜRK ULUSU OLARAK ÜLKEMİZ TÜRK VATANI ELDEN GİTTİ .SİZE AYIRACAK ZAMANIMIZ YOK NOKTA