Başörtülü vekilden müftülere nikah kıyma yasasına tepki: En çok muhafazakâr kadınlar mağdur olacak

Meclis Genel Kurulu'nda kabul edilen müftülere nikah kıyma yetkisi veren yasayla ilgili HDP milletvekili Hüda Kaya açıklamalarda bulundu. Kaya, "Dindar kadınlar kendi kimlik ve özgünlüklerinin farkına vardıklarında, bu, muhafazakâr gelenekçi çevrelerin işine gelmez," ifadelerini kullandı. 

Başörtülü vekilden müftülere nikah kıyma yasasına tepki: En çok muhafazakâr kadınlar mağdur olacak

Meclis Genel Kurulu'nda kabul edilen müftülere nikah kıyma yetkisi veren yasayla ilgili HDP milletvekili Hüda Kaya açıklamalarda bulundu. Kaya, "Dindar kadınlar kendi kimlik ve özgünlüklerinin farkına vardıklarında, bu, muhafazakâr gelenekçi çevrelerin işine gelmez," ifadelerini kullandı. 

19 Ekim 2017 Perşembe 12:19
Başörtülü vekilden müftülere nikah kıyma yasasına tepki: En çok muhafazakâr kadınlar mağdur olacak

HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya, Meclis Genel Kurulunda görüşülen ve görüşmeler sonucu kabul edilen müftülüklere nikah yetkisi veren yasa tasarısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. “Cumhurbaşkanının ‘Anadolu’daki kız ve erkek çocuklar o müftünün sözünü dinlerler’ ifadesini hepiniz dinlediniz, hepiniz biliyorsunuz. Muhafazakâr ve gelenekçi çevrelerde gençlere ve kadınlara yapılacak olan mahalle baskısı bizzat Cumhurbaşkanının ifadesiyle afişe edilmiştir. İşte ben tam da bu noktada çekincemi ve eleştirimi sunuyorum,” diyen Kaya, şöyle konuştu:

Burada farklı referanslarıyla muhalefet edenler var bu yasaya. AKP sıralarında dün Diyanet’e hıyanet kurumu diyenlerin bugün Diyanet’i kutsayıcı konuşmalar yapması çok garip. Dün başörtüsü yasağına ses çıkarmayan Diyanet ne ise bugün de işkence ve adaletsizliklere ses çıkarmayan Diyanet aynı Diyanet değil mi? Ne değişti? Diyanetin gelenekçi, eril rivayetleri, referansları mı değişti? Peygamber adına uydurulan rivayetlerle kadınları ve halkı iradesizleştiren sahte kaynakları hâlâ öğretilmiyor mu ilahiyatlarda, imam-hatiplerde? Bu kaynaklar mı değişti?

‘ERKEKLERİN HAYATINI KOLAYLAŞTIRMAK İÇİN’

Kadınları, tahrif edilen muhafazakâr referanslara sahip zihniyetin eline bırakmaktır bu yasa. Ülkemizde, toplumda her geçen gün, Teksas’ı aratmayan görüntüler varken ve her gün toplum kan revan görüntüleriyle hasta bir topluma dönüşmek üzereyken yapay gündemler oluşturuluyor. İnsanlara, müftülük gibi dinî kılıflı yapay kutsallıklarla bir uyuşturma, bir göz boyama, bir makyaj sunuluyor. Bu gerçekler ışığında, kadın vahşetleri bitmeliyken, kadınlar için güvenli yaşam imkânları geliştirilmeliyken, kadın cinayetleri engellenmeliyken, erkeklere cinsiyet eşitliği ve bilinci kazandıracak farklı çalışmalar yapılması gerekirken; iktidar, cinsiyetçi ve erkekçi bir geleneğe, bir zihniyete teslim olmuş durumdadır. Bu düzenlemeler kadınlar için değil, erkeklerin hayatını kolaylaştırmak için getirilmektedir önümüze.

Müftülere nikâh yetkisi verilmesi yasasının geldiği ortama bakın; 2017 yılının ilk yedi ayında 170 kadın ve kız çocuğu öldürülüyor. Eylül ayında ise erkekler tarafından 28 kadın öldürülüyor, 28’i yaralı. Taciz, tecavüz ve istismara uğrayan onlarca kadını sıralamıyorum bile. Bunlar sadece resmî sayıya yansıyanlar.Bu rakamların buz dağının görünen yüzü olduğunu hepimiz biliyoruz. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ne yapıyor? Kadınların nefes alacağı, eşit ve onurlu yaşam süreceği bir geleceği gerçekleştirmekle uğraşacağına mevlit vermekle, yaptığı faaliyetlerle övünüyor.

‘ASIL MUHAFAZAKÂR KADINLAR MAĞDUR OLACAK’

Müftülere nikâh yetkisi verilmesiyle kadınların boşanma gibi haklarının gasp edilmesi kolaylaştırılacaktır. Asıl mağdur olacak olan kadınlar, muhafazakâr ve gelenekçi çevrelerdeki kadınlarımız olacaktır. Neden? Çünkü seküler bir yaşama, referansa sahip kadınlar, zaten evlenmek için müftülükleri tercih etmeyeceklerdir. Belediyeyi tercih edeceklerdir fakat muhafazakâr toplum içindeki kadınlar daha fazla mahalle baskısına maruz kalacağından, müftülüklere başvuracaklardır. Boşanma noktasına gelindiğinde “Sen evlenirken müftülüğü tercih ettin, boşanırken de müftülüğün hukukunu, geleneğini tercih etmek zorundasın” denilebilecek. Peki, böyle olursa ne olacak? Zaten gelenekçi ve Emevici bir referansa sahip olarak yetiştirilen Diyanet mensupları, kadının boşanamayacağı konusunda yaşamına müdahale edeceklerdir.

‘MAHALLE BASKISINI BİZZAT CUMHURBAŞKANI İFADE ETTİ’

Cumhurbaşkanının ‘Anadolu’daki kız ve erkek çocuklar o müftünün sözünü dinlerler’ ifadesini hepiniz dinlediniz, hepiniz biliyorsunuz. Muhafazakâr ve gelenekçi çevrelerde gençlere ve kadınlara yapılacak olan mahalle baskısı bizzat Cumhurbaşkanının ifadesiyle afişe edilmiştir. İşte ben tam da bu noktada çekincemi ve eleştirimi sunuyorum. Dindar kadınlar kendi kimlik ve özgünlüklerinin farkına vardıklarında, bu, muhafazakâr gelenekçi çevrelerin işine gelmez. Hakikatin tahrif edilmesiyle, kadınlara gelenek adına, sapkın inançlar adına kendilerinin tercih etmedikleri yaşamlar kader diye dayatılmaya çalışılmaktadır.

Önerilen Haberler
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ceyda 2017-10-19 13:37:25

bu yasa geri cekilmeli