Ceylan Önkol davasında Danıştay'dan flaş karar

Danıştay, Ceylan Önkol'un ailesine tazminat ödenmesi kararını bozarak, davanın 'kusursuz sorumluluk' veya 'hizmet kusuru' ilkesi kapsamında görülmesine hükmetti.

Ceylan Önkol davasında Danıştay'dan flaş karar

Danıştay, Ceylan Önkol'un ailesine tazminat ödenmesi kararını bozarak, davanın 'kusursuz sorumluluk' veya 'hizmet kusuru' ilkesi kapsamında görülmesine hükmetti.

16 Mayıs 2019 Perşembe 16:04
Ceylan Önkol davasında Danıştay'dan flaş karar

Danıştay, Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi’nin Ceylan Önkol davasında, aileye 5233 sayılı “Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun” kapsamında yer alan “sosyal risk ilkesi” nedeniyle tazminat ödenmesi kararını bozdu. Danıştay 15’inci Dairesi, Önkol’un ölümünde idarenin eylemiyle zarar arasında nedensellik bağı bulunması nedeniyle davanın “kusursuz sorumluluk” veya “hizmet kusuru” ilkesi kapsamında görülmesi gerektiğine hükmetti.

MA’nın haberine göre, Danıştay kararında, “ilk derece mahkemenin Önkol’un ölümünün idarenin eylemiyle meydana gelip gelmediğinin belli olmadığını, davacıların idarenin kusurlu/kusursuz sorumluğunu ortaya koyamadıkları, zararla idarenin eylemiyle illiyet bağı bulunmadığına ve tazminatı, yargısal ve bilimsel içtihatlarla oluşan “sosyal risk” ilkesi uyarınca 5233 sayılı “Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun” kapsamında toplam 28 bin 208 TL ödendiği yönündeki kararına işaret edildi.

Kararda, 5233 sayılı kanunun uygulama alanın yalnızca “sosyal risk ilkesi” uyarınca tazmini mümkün olan uyuşmazlıklarla sınırlı bulunduğunu, idari eylemle zarar arasında nedensellik bağının kurulduğu hallerde “sosyal risk ilkesinin” uygulanamayacağını, dolayısıyla idari eylemlerden doğan zararın hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri uyarınca tazminin gerektiği tespitinde bulundu.

Askeri mühimmatla Ceylan Önkol’un öldüğü Lice’nin Şenlik köyü Aşağı Hambaz mezrasında 1998-2009 yılları Genelkurmay Başkanlığı verilerine göre, 4 defa çatışma yaşandığı belirtilen kararda, patlamanın olduğu yerde köylülerin sürekli hayvan otlatmak için geçiş güzergahı olarak, çocukların oyun alanı olarak kullandığını, sürekli kullanılan bir yerde patlamamış bir mühimmatın bulunmasının idarenin güvenlik hizmetini gereği gibi yürütmediğinden kusuru bulunduğu sonucuna varıldı.

‘KARARDA HUKUKİ BİR İSABET YOK’

Danıştay belirtilen nedenlerden dolayı, Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi’nin uyuşmazlığı “Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun” uyarınca çözülmesi kararında hukuki bir isabet bulunmadığı gerekçesiyle kararı bozarak, yeni bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemeye gönderilmesine hükmetti.

NE OLMUŞTU?

Lice ilçesine bağlı Hambaz mezrasında oturan 14 yaşındaki Ceylan Önkol, 28 Eylül 2009’da hayvan otlatırken gerçekleşen bir patlamada yaşamını yitirmişti. Lice Cumhuriyet Savcısı olayın “teröre müzahir bölgede” olmasını gerekçe göstererek güvenlik gerekçesiyle olay yerine gitmemiş ve köylülerden cesedi alıp en yakındaki Abalı Jandarma Karakolu’na getirmelerini istemişti. 6 saat sonra karakola getirilen ceset üzerinde yapılan otopside, Önkol’un el, ayak ve kollarında parçalanma olmadığı sadece göğüs kısmında parçalanma meydana geldiği belirtilmişti.

Olayın kamuoyuna yansıması ve gelen tepkiler üzerine Lice Cumhuriyet Savcısı Helikopter ile olayın olduğu yere gitmiş, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’nden gelen 2 bomba uzmanının yardımı ile bir kez daha keşif yapmıştı. Bulunan şarapnel parçaları bomba uzmanlarına incelenmek üzere teslim edilmişti ve dosya ile ilgili gizlilik kararı alınmıştı.

DOSYA RAFA KALDIRILDI

Lice Cumhuriyet Savcılığı 24 Mart 2014 yılında soruşturma dosyasında, mühimmatın sabit durduğu, daha önce kim tarafından atıldığının belli olmadığı gerekçesiyle soruşturma dosyasında “daimi arama” kararı vererek dosyayı rafa kaldırmıştı.

Olayın ardından İnsan Hakları Diyarbakır Şubesi’nde yer alan avukatlar, Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi’nde aile adına tazminat davası açmıştı. 100 bin TL maddi, 150 bin TL manevi tazminat talebiyle açılan davada mahkeme, 28 bin 208 TL tazminata hükmetmişti. Mahkeme, maddi tazminat talebini kısmi olarak kabul eden mahkeme, manevi tazminat talebini, “Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun’u” uyarınca karar vermesi nedeniyle reddetmişti.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.