banner58

CHP'den Büyükada tutuklularına ziyaret

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Cezaevleri İnceleme ve İzleme Komisyonu Sözcüsü Veli Ağbaba ile Grup Başkanvekili Özgür Özel, Perşembe günü Silivri Cezaevi'nde, insan hakları aktivistlerini ziyaret etti.

CHP'den Büyükada tutuklularına ziyaret

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Cezaevleri İnceleme ve İzleme Komisyonu Sözcüsü Veli Ağbaba ile Grup Başkanvekili Özgür Özel, Perşembe günü Silivri Cezaevi'nde, insan hakları aktivistlerini ziyaret etti.

13 Ağustos 2017 Pazar 16:53
305 Okunma
CHP'den Büyükada tutuklularına ziyaret

BirGün'ün haberine göre; CHP adına görüşmeler yapmak için Silivri Cezaevine giden Ağbaba ve Özel, İstanbul Büyükada'da bir eğitim toplantısı sırasında, toplantıları basılarak ajan olmakla suçlanan ve ardından tutuklanan insan hakları aktivistleri ile görüştü. Nalan Erkem, Özlem Dalkıran, İdil Eser, Veli Acu ve Günal Kurşun ile görüşebilen heyet, talep etmesine rağmen aynı dosyadan tutuklanan Almanya vatandaşı Peter Staudtner ve İsveç vatandaşı Ali Gharavi ile görüştürülmedi.

İnsan haklarında uluslararası saygınlığı olan önemli kurumların temsilcilerinin ajanlık suçlamasıyla karşı karşıya kalıyor olmasının başlı başına Türkiye demokrasisinin geriye gittiğinin bir kanıtı olduğunu ifade eden heyet, raporunda, "Henüz dosya üzerinde gizlilik kararı varken ve gözaltına alınanlar dahi kendilerine yöneltilen iddialardan haberdar değilken, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Hamburg'da G-20 zirvesinde, gözaltına alınanları peşinen suçlu ilan etmesi, kuvvetler ayrılığının tamamen ortadan kaldırıldığının en net göstergesi olmuştur. Öte yandan 20 Temmuz 2016'da OHAL'in ilan edilmesinin ardından çıkarılan KHK'ler, tutuklananların cezaevlerinde daha zor koşullarda günlerini geçirmesine neden oluyor" ifadelerini kullandı.

Tutuklu aktivistlerden mesajlar

CHP'nin görüştüğü insan hakları savunucuları, gözaltı anına ve cezaevi koşullarına ilişkin şu bilgileri paylaştı.

Nalan Erkem

İnsan Hakları Ortak Platformu olarak her zaman yaptığımız gibi yıllık eğitim toplantısını yapıyorduk. Yılda birkaç toplantı yaparız, bunlardan bir tanesi de eğitim toplantısıdır. Bu eğitim toplantısı, aylar öncesinden planlanmıştı. Bu toplantıyla bileşenlerimizi ve bileşenlerimizin yöneticilerini eğitmeyi amaçlamıştık. Ele aldığımız konulardan birincisi "insan hakları savunucularının stresle başetmesi" ki çok korkunç şeylerle karşılaştığımız için çok önemli bir konu. İkincisi de insan hakları savunucularına mağdurlar tarafından emanet edilen kişisel verilerin korunması eğitimi. Birinci konuda eğitimi Peter Staudtner veriyordu. Polis, ilk girdiğinde zaten Peter'i sordu. İkinci eğitimin sorumlusu da Ali Gharavi idi. Toplantılarımıza katılanlardan İdil (Eser) ve Özlem (Dalkıran) tercüman olmalarına karşın, insan hakları aktivisiti kimliği bulundukları için simültane tercüman çağırdık. Yoksa toplantıya katılan herkes iyi derecede İngilizce biliyor ancak herkesin toplantıya rahat katılabilmeleri için tercüman tutma kararı aldık. Eğer doğruysa tercümanlardan biri gizli tanık ve polise polisten bilgi gizlemeye ilişkin bir toplantı yaptığımızı söylüyor, bunun üzerine operasyon yapılıyor.

"Casus nasıl olunuyor bilmiyorum"

Özlem Dalkıran

Bu, insan hakları savunucularına had bildirme, susturma ve yıldırma operasyonu. Bizler halk ile devlet arasındaki son halkayız, gitgide daralan küçücük bir tamponuz, mağdurun sesini duyurabildiği son çareyiz, bunu da ortadan kaldırmaya çalışıyorlar. İnsan hakları savunucularını terörist diye gözaltına alıyorlar, bundan ötesi yok. İnsan hakları mücadelesi vazgeçilecek bir mücadele değildir. Dün başkaları için insan hakkını savunduk, bugün kendimiz için savunuyoruz. Bir toplantıdaydık, rutin ve masum bir toplantıydı. Hepimizi bir arada bulduklarında bu fırsatı kaçırmadılar. Gizli tanık olduğu düşünülen tercümanlardan biri, toplantıyı çok kötü tercüme ediyordu, hepimiz İngilizce bildiğimiz için uyardık, kompleks yapıp şikayet etmiş olabilir ya da bu toplantıdan önceden haberi olanlar bu gizli tanığı buraya yerleştirmeyi başarmış olabilirler. Casus nasıl olunuyor, inanın bilmiyorum.

"Kanser olabilirim"

İdil Eser:

Sağlığım iyi sayılır ancak dışarıdayken kanser şüphesiyle takip ediliyordum. Bu konuda sağlık raporlarım var ve bu takibin devam etmesi gerekiyor, sık sık tetkik edilmesi gerekiyor. Bakırköy Cezaevi'nde kaldığımız dönemde raporları teslim etmiştik ancak hala raporlar bürokrasi aşılıp gerekli yerlere ulaşamadı. OHAL kuralları ve KHK kısıtlamaları uygulandığı için birinci derece yakınlarımla görüşebilirim. Ancak benim birinci derece yakınım yok, evli değilim, çocuğum yok, annem ve babam yok. Kimseyle görüşemiyorum. Bu, çok saçma. Almanya'ya karşı rehin tutuluyoruz ama biz Alman değiliz. Af Örgütü'nün Türkiye Direktörü'yüm. Af Örgütü'nün Türkiye Şubesi Başkanı Taner Kılıç da başka bir dosyadan tutuklandı, byLock'çu olduğu ve benim Taner ile telefon görüşmeleri yaptığım söyleniyor. 76 görüşme var. Taner byLock'çu mu bilmiyorum. Af Örgütü'ne FETÖ sızdı diye haksız bir dezenfermasyon vardı bir süredir şimdi bunu önümüze getiriyorlar. Türkiye'nin durumunu ortaya koyan raporları FETÖ'nün yazdığı iddia ediliyor ama bizler rapor yazmayız bizler veri toplarız. İnsan haklarını savunmak dışında bir suçum yok.

Günal Kurşun:

İnsan Hakları Ortak Platformu'ndaki 4 örgüt birbirimizle sürekli irtibat halindeyiz, bir arada bulunca hepimizi aldılar. Teknik bir toplantıydı. Bu gözaltılar Erdoğan'a kurulmuş bir komplo bile olabilir. Çünkü Alman var, İsveçli var, Türkiye'nin en objektif insan hakları savunucuları var. Tutuklananlar ve tutuklananların kurumu ve itibarı çok yüksek. Bu tutuklamalar Türkiye ve Erdoğan'ı G-20'de mahvetti. 19 liderin Erdoğan'a bu tutuklamaları sorduğunu biliyoruz. Erdoğan'a kurulmuş bir komplo bile olabilir kimse Erdoğan'ın yerinde olmak istemezdi Hamburg'da. Biri Erdoğan'a şunu söylemeli: "Bunların G-20 öncesi tutuklanması seni zor durumda bırakmak içindi. Sana tuzak Büyükada'da değil başka bir yerde kuruldu."

"Tecritteyim"

Veli Acu:

Tecritteyim, yanımda kimse yok. 11 kardeşli bir ailede büyüdüm. Bugüne kadar tek başıma yemek yemedim. Yalnız kalma fobim var, evde bile yalnız kalmaya tahammülüm yok. Sol gözüm protez, iki günde bir bakımı yapılması lazım ancka 20 günde bir bakım yapabiliyorum. Bana psikolojik olarak biri lazım. 36 gündür tecrit altındayım. Adadaki toplantıya BM Dünya Gıda Programı Gaziantep Ofisi'nde programı yürüten kişi olarak katıldım. Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun mültecilere ilişkin yaptığı anlaşmalar çerçevesinde mültecilere 120 TL nakit verilmesi projesini yürütüyorum. Bir BM çalışanını tutuklayamazlar, bu nedenle BM nota verdi. Ben işimi yapıyorum, bir toplantıya davet edildim, gittim şimdi ajan muamelesi görüyorum. Aynı zamanda İnsan Hakları Gündemi Derneği Yönetim Kurulu üyesiyim, bir denetlenen bir derneğiz, KHK ile çok sayıda dernek hakkında işlem yaptılar, bizim dernek hakkında soruşturma bile açılmadı. BM'de çalıştığım sırada Kalkınma Bakanlığı'nda çalışan biri beni aramış ve BM'ye iş başvurusu için bilgi almış. Bu kişi işten atılmış ve telefonunda byLock varmış. Bu nedenle tutukluyum. Hitler'in gaz odalarına götürülen mahkumlar gibi hissediyorum kendimi. Tek başıma bir odaya sokulmak, gaz odasına sokulmak gibi.

Önerilen Haberler
Son Güncelleme: 13.08.2017 17:03
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
EdenBulur 2017-08-13 20:47:51

Ziyaret ettikleriniz aktivist falan değil hepsi ajan bırakın artık yediğiniz kaba tükürmeyi