Dilek Doğan'ın avukatlarına hapishanede 'Kerbela Zulmünü' yaşatmışlar

Avukat Aycan Çiçek’in aralarında bulunduğu 14 avukat, 20 Eylül 2017’de eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın avukatı olmaları, Berkin Elvan, Dilek Doğan, Hasan Ferit Gedik davalarında avukatlık yapmaları nedeniyle tutuklandı. Tutuklandıktan iki gün sonra da 7 ilde 8 ayrı cezaevine gönderildiler.

Dilek Doğan'ın avukatlarına hapishanede 'Kerbela Zulmünü' yaşatmışlar

Avukat Aycan Çiçek’in aralarında bulunduğu 14 avukat, 20 Eylül 2017’de eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın avukatı olmaları, Berkin Elvan, Dilek Doğan, Hasan Ferit Gedik davalarında avukatlık yapmaları nedeniyle tutuklandı. Tutuklandıktan iki gün sonra da 7 ilde 8 ayrı cezaevine gönderildiler.

03 Mart 2018 Cumartesi 11:22
Dilek Doğan'ın avukatlarına hapishanede 'Kerbela Zulmünü' yaşatmışlar

Aycan Çiçek, Cumhuriyet'e yazdığı mektupta Düzce Cezaevi’ndeki şartları şu sözlerle anlattı:

“22 Eylül 2017 tarihinde buraya getirildiğimizde onursuz arama ile karşılaştık. Avukat olduğumuzu, yasanın ‘gerekli görülen hal’ diye belirttiği durumu sürekli ve rutin bir uygulama haline getirmenin doğru olmadığını, hapishaneden getirildiğimizi, orada giriş ve çıkışlarda arama yapıldığını, isterlerse kaba arama şeklinde veya duyarlı kapıdan geçirilerek arama yapılabileceğini belirtmemize rağmen zor kullanarak onursuz arama yapıldı. Aramaya karşı çıkmaktan ‘1 ay süreyle ziyaretçi kabulünden men’ disiplin cezası verildi.”

'SANKİ KERBELA'DAYIZ'

“Ayşegül (Çağatay) ile ikimizi 10 kişilik bir koğuşa getirdiler. Koğuşun camı kırıktı. Yerler çöp içindeydi. Sandalye, tabak, kaşık, çatal, herhangi bir temizlik malzemesi ve hatta yatak yoktu. Buraya saat 17.00 civarı getirildiğimizden üzerimize kayıtlı paranın gönderilmediği gerekçesiyle su alamayacağımızı söylediler. Mesai saati geçtiği için kantin de kapalıydı. Sanki Kerbela’dayız. Gerekli hiçbir eşya getirilmediği halde yemek getirdiler. Bu koşullarda yemek yemeyeceğimizi, tabak, kaşık, sandalye gibi eşyalara, temizlik malzemesine ihtiyacımız olduğunu söyledik. Bu pislik içerisinde yemek yiyemezdik. Ne ile nasıl yiyecektik? ‘Yemek yemiyorsun’ diye tutanak getirmekte gecikmediler. Aziz Nesinlik hikâyeler bunlar. Yemek yemek için tabak, kaşık verme. Sonra ‘Neden yemek yemiyorsun?’ Onlar şeklen işlerini yapıp bize yemek getirmişlerdi. Kararlı duruşumuz sonucu bir kısım temizlik malzemesi, yatak ve su almayı başardık. Koğuştan topladığımız çöpleri aldılar. Tam 4 büyük boy poşet çöp çıktı”

SLOGANA DİSİPLİN CEZASI 

(...) Slogan attığımız gerekçesiyle 2. haftanın sonunda 5’er tane ‘1 ay haberleşmeden men’ disiplin cezası verilmişti. Koğuş havalandırmasında attığımız, aslında doğru düzgün duymadıkları sloganlarımıza ceza vererek iletişim hakkımızı engellemeye çalışıyorlardı. Havalandırmada ne yapacağımıza kadar karışmaya çalışıyorlardı. Slogan, ifade hürriyeti kapsamında değerlendirilmesi gereken bir irade açıklamasıdır. Bu bizim kendimizi ifade ediş biçimimizdir.(...)”

TEKMİL UIYGULAMASI 

“İki haftada bir ailemiz ile yaptığımız telefon görüşünde adımızı, soyadımızı söyleyerek tekmil getirmemiz dayatıldı. Bu yüzden telefonla görüşmedik. Hapishane burası sorunlar bitmiyordu. Dış kantin aracılığıyla dışarıdan aldırılanlar dışında elden getirilen, kargo yoluyla gönderilen, hapishaneden gelen hiçbir kitap verilmedi. Valiliklere, belediyeye kitap için yazmıştık. Gerekçe olarak oldukça yetersiz olan hapishane kütüphanesi gösterildi.

KİTAP KISITI 

Tüm bunlara sloganlarımızla ve kapılardan çıkardığımız seslerle karşılık verdik. Direnişimiz ve kararlı duruşumuz, ailelerimizin, avukatlarımızın, Ankara Barosu’nun görüşmeleri sonucu tekmil meselesi ve bir kısım kitap meselesi çözüldü. Ancak hâlâ ailelerimizin, arkadaşlarımızın getirdiği veya kargo ile yollanan kitapları alamıyoruz. Kitaplarda başka bir hapishanenin ‘görülmüştür’ damgası varsa içeri alınıyor. Zaman geçiyor bir yandan da. Dosyaya ilişkin, savunmaya ilişkin kitaplar almak istiyoruz ancak bir arkadaşımızın doğrudan getirmesi, göndermesi mümkün olmadığından beklemek zorunda kalıyoruz. Ancak baro aracılığıyla gönderilirse onu kabul edeceklerini söylediler.(...)

MÜVEKKİLLERİYLE KALIYORLAR 

“Yanımızda tutuklu iki öğrenci müvekkilimiz var. Yemek masası dışında bir masa olmadığından ders çalışmaları için uygun ortamları yok. Aynı şekilde savunma ve dilekçe yazma imkânımız da kısıtlı. 6 kişi tek masa kullanıyoruz. Müvekkillerimiz masa talep ettiklerinde uzun uğraşlar sonucunda ‘paranızla alabilirsiniz’ denildi. Parasız eğitim istedikleri için tutuklanıyorlar. Yetmiyor, ‘ders çalışmak istiyorsan parayla kantinden masa al’ deniliyor. Tutuklu olmaları eğitim öğretim hakkının engellenmesine neden olamaz. Tutukluluk bir hakkın kullanımına engel değildir. Müvekkillerim avukatları olduğum dosyalarının duruşmalarına çıkarıldılar. Ben tutuklu olduğum için duruşmaya katılamadım. Onlar da avukatlarının tutuklu olduğunu, aynı koğuşta kaldığımızı söyleyerek süre istediler. Birlikte götürülmeyi talep ettik. Hem bizim avukatlık yapmamız engelleniyor, hem de müvekkillerimizin hakları engelleniyor.
 

Önerilen Haberler
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ali zülfikar 2018-03-03 11:28:41

az kaldı hayte sabret senin yerine bunları yapanları gerçek delilleri ile içeri tıkacağız bunların hepsi birer sadettin köpek

Avatar
Deko Brusk 2018-03-03 12:59:40

Bu kücük kiz sadece alevi oldugu icin öldürüldü

Avatar
Dersimli62 2018-03-03 13:26:28

Bütün beddualarımız bu devleti yönetenlerin üzerinden hiç eksik olmasın. Rabbimiz bu yapılanların hepsini görüyor.

Avatar
Nerede bu CHP liler 2018-03-03 14:20:19

Nerede bu CHP li milletvekilleri bu Avukatlara sahip cikmiyorlar,Böyle degerli avukatlari yalniz birakiyorlar,karsisindaki dinci,kinci,yobazlari görmüyorlar mi bu yobazlar katillerine bile sahip cikiyorlar.CHP liler bu tutarsizligi ile Türkiye solunu,sosyalistlerini,devrimcilerini,ezilenlerini zulmedilenlerini savunamaz ve bunlardanda oy alamazlar.Ekmeleddin hakkinda yaptiklari yanlisligi bile hala kabullenmiyorlar,solcu gözüküp saga oynuyorlar.Ya oldugunuz gibi görünün ya da göründügünüz gibi olun.sagcilar,dinciler CHP ye oy vermez.CHP sol degerlere dönmelidir.

Misafir Avatar
Zübük 2018-03-03 15:19:57 @Nerede bu CHP liler

abisi, koltuk derdindeler, mazur gör !

Beğenmedim! (0)
Avatar
Bu İŞİD zihniyeti dövlötü! 2018-03-03 14:02:08

"Onlar sana düşman bana düşman düşünen insana düşman..Vatanki insanın evidir onlar vatana düşman" Nazım Hikmeti 17 yıl cezaevlerinde süründürmüşüz..Yılmaz Ügneyi Yaşar Kemali...Bu ülkenin yüz akı DÜNYA edebiyatına şiirine sinemasın isim vermiş kişilerimizin hepsini cezaevlerine atmışız..Bir Uğr Mumucu-Bahriye Üçok-Muhammer Ersoy..Aydınlarımız YOL ortalarında arkadan hedef gösterip vurdurmuşuz..Zülfü Livaneli ömrü boyunca türkülerini söyledi hep bir suçlu gibi ülkesinde gösterildiHem müziklerini sağcı iktidarlar hem TRT hem CHp hem TKP yasakladı..SORUN BİZİM İŞİDci olan ZİHNİYETİMİZDE...Akp bunu şefi yani fetullahın hocası da işidin hocasıda bunlar...

Avatar
köylü 2018-03-03 13:28:08

türkiyenin kurtuluşu yapay zekada yapay zeka getirilmeli şeriatçıların beyinleri temizlenmeli oksijen gitmesi sağlanmalı yoksa suriyedeki gibi katliam yaparlar kadınlarımıza kızlarımıza saldırırlar yüce ALLAH türkiyeye yapay zeka göndersin inşAllah