'Elhamdüllilah turizmde patladık'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Balıkesir'de cuma namazı sonrası konuştu.

'Elhamdüllilah turizmde patladık'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Balıkesir'de cuma namazı sonrası konuştu.

31 Ağustos 2018 Cuma 14:41
'Elhamdüllilah turizmde patladık'

Erdoğan'ın  konuşmasından öne çıkan kısımlar şu şekilde:

Zağnos Mehmed Paşa Camii'nin ayrı bir özelliği var. Buranın minberinde Gazi Mustafa Kemal hutbe irad etti. Burada İstiklal şairimiz Mehmet Akif Ersoy hutbe irad etti. Bu caminin böyle bir anlamı var.

Bırakın o sahtekarları, o düzenbazları bırakın. Onlar bizim için çok şeyler söyledi. Bu dünyada batan ülkelere bir anda 4 derece arttırmak suretiyle not veren bu teşkilatlardır. Biz işimize bakalım. Elhamdüllilah turizmde patladık. İstihdam gayet iyi. Tarım, hayvancılık iyi gidiyoruz. Güçlü bir kurban bayramı geçirdik. 4 milyon civarında hayvan kurban edildi.

İşte Atatürk'ün Zağnos Paşa Camii'nde 7 Şubat 1923'te Balıkesir hutbesi:

"Ey millet, Allah birdir, şanı büyüktür. Allah'ın selâmı, âtıfeti, hayrı üzerinize olsun. peygamberimiz Muhammed Mustafa (s.a.s.) efendimiz hazretleri cenâb-ı hak tarafından insanlara hakâyık ve akâid-i kat'iyyeyi (kesin inançları) telkin etmek için me'mûr olmuştur (görevlendirilmiştir), mersûl olmuştur (gönderilmiştir). 
Peygamberimiz efendimiz hazretlerinin delâlet-i peygamberânesiyle tesis etmiş olan dînimizin kanûn-i aslîsi cümlenizce mâlumdur ki kur'an-ı azîmüşşânın ihtivâ ettiği nusûhtur (öğütlerdir). Bu nusûha istinâden tesis etmiş olan dinimiz 1300 bu kadar seneden beri âlem-i beşere feyz-i rûhânî vermiş son dindir ve dîn-i ekmeldir. Çünkü tabiata, akla, mantığa tamamen muvâfık, mutâbık ahkâmı ihtivâ eder. 
Filhakîka böyle olması ve en son din olabilmesi için bu mezâyâyı âliyeyi (yüksek meziyetleri) câmî bulunması (içine alması) icap eder. çünkü aksi takdirde kavânîn-i ilâhiye (ilâhî kanunlar) beyninde tezat olması lazımdır. zira bilcümle kavânîn-i dîniyeyi yapan ve kuran allah azîmüşşân'dır. 
Biliyorsunuz cenab-ı peygamber bütün mesâi-i zâtiyesinde (şahsî çalışmalarında) iki hâneye mâlik bulunuyordu. birisi kendi evi, diğeri allah'ın evi idi. millet işlerini ekseriyâ allah'ın evinde, camide eshâb-ı kirâm ile istişâre ederek yapardı. Biz bu dakikada allah'ın evinde bulunuyoruz. 
Allah'ın huzurunda, peygamberimiz aleyhissalâtü vesselâm efendimizin ehl-i imân ile beraber ictimâ ettiği dâr-ı kudsîde bulunuyoruz. Böyle bir sevaba beni muzahhir eden (kavuşturan) balıkesir'in dindar, çok kıymettâr ve kahraman insanlarının huzûrudur. bundan dolayı çok memnunum. çünkü cenâb-ı hakk'a karşı en kıymetli bir vazife ifâ ettiğimizden nâşî (dolayı) en büyük sevaba nail olacağım. 
ey Balıkesir halkı! 
Camiler yalnız birbirimizin yüzüne bakmaksızın yatıp kalkmak için değildir. Camiler bilhassa din ve dünya için neler yapmak mecburiyetinde olduğumuzu düşünmek, meşveret etmek (fikir alışverişinde bulunmak) içindir. herşey ancak meşveretle iyi tarîka (yola) sevk edilir. 
Biliyorsunuz ki cenâb-ı peygamber ekseriya rufekâ-i mesâîsiyle (çalışma arkadaşlarıyla) meşveret eder, dünya umûrunda (işlerinde) kendinden kuvvetli, daha zekî arkadaşları olduğunu teslim buyururlardı. 
Binâenaleyh, sizin de kendi işlerinizde her birerlerinizin dimağları (beyinleri) mutlaka ayrı ayrı hâli faaliyette (çalışma hâlinde) bulunmalıdır. 
bugün burada memleketimizin mâmûriyeti için, bütün bunların istinâd ettiği (dayandığı) istiklâli tâmmemiz (tam bağımsızlığımız) bilâ kayd-ı şart (kayıtsız şartsız) hâkimiyetimiz (egemenliğimiz) için neler düşündüğümüzü açıkça söyleyelim, hasbihâl edelim (konuşup dertleşelim). 
Ben size yalnız kendi düşündüklerimi söylemek değil, sizin düşündüklerinizi bilmek istiyorum. esasen âmâl-i milliye (millî emeller), irâde-i milliye (millî irâdeler), temâyulât-ı milliye (millî meyiller) demek, halkın içerisinden şu veya bu bir kaç kişinin emelleri değil, bütün bir milletin muhassalası (hülâsâsı, özü) demektir. bu muhassalanın fevkine (üstüne) çıkmak ve tahtında(altında) kalmak mutlaka yanlıştır. 
Hakîki yolu bulabilmek için halkın efkârı hissiyâtını (fikrî duygularını) daima bilmek lâzımdır. buna binâen sizden çok rica edeceğim: bana ne sormak istiyorsanız sorunuz, dinleyeceğim. cenâb-ı hakka tekrar hamd ve senâ ederek burasını terk ve sizi dinlemek üzere aşağıya iniyorum.'Minberden indiklerinde ise hutbe ile ilgili olarak sorulan bir soruya da şu cevabı vermişlerdir: 
'Efendiler! hutbe demek halka hitap etmek, yani söz söylemek demektir. hutbenin manası budur. hutbe denildiği zaman bundan bir takım kavram ve manalar çıkarılmamalıdır. hutbeyi söyleyen hatip'tir. yani söz söyleyen demektir. 
Biliyoruz ki, hazreti peygamber hayatta bulunduğu dönemde hutbeyi kendileri söylerlerdi. gerek peygamber efendimiz ve gerek ilk dört halîfe'nin hutbelerini okuyacak olursanız görürsünüz ki, gerek peygamberin, gerek dört halîfe'nin söylediği şeyler o günün meseleleridir. O günün askerî, idarî, malî, siyasî ve sosyal konularıdır. Müslümanlar çoğalmaya, islâm ülkeleri genişlemeye başlayınca, hazreti peygamber'in ve dört halîfe'nin hutbeyi her yerde bizzat kendilerinin söylemelerine imkan kalmadığından, halka söylemek istedikleri şeyleri tebliğe bazı kişileri görevlendirmişlerdir. bunlar herhalde müslümanların en büyük reisleri idi. onlar camii şerifte ve meydanlarda ortaya çıkar, halkı aydınlatır ve doğru yolu göstermek için ne söylemek lazımsa söylerlerdi. 
bu usûlün devam edebilmesi için bir şart lazımdı. o da milletin reisi olan kişinin halka doğruyu söylemesi, halkı dinlemesi ve halkı aldatmaması. halkı genel durumdan haberdar etmek son derece mühimdir. Çünkü herşey açık söylendiği zaman halkın aklı faaliyet durumunda bulunacak, iyi şeyleri yapacak ve milletin zararına olan şeyleri reddederek şunun veya bunun arkasından gitmeyecektir... 
hutbeden maksat halkın aydınlatılması ve doğru yolun gösterilmesidir, başka şey değildir. Yüz, ikiyüz hatta bin sene evvelki hutbeleri okumak, insanları bilgisizlik ve tembellik içinde bırakmak demektir. hatiplerin halkın kullandığı dille konuşması lazımdır. 
Geçen sene millet meclisi'nde söylediğim bir nutukta demiştim ki, 'minberler, halkın şuurları ve vicdanları için bir ilim ve nur kaynağı olmuştur. böyle olabilmesi için minberlerden yankılanacak sözlerin bilinmesi, anlaşılması ve ilmî ve fennî hakîkatlere uygun olması lazımdır. asil hatiplerimizin siyasî, sosyal ve medenî gelişmeleri her gün takip etmeleri gerekmektedir. bundan dolayı hutbeler tamamen türkçe ve zamanımızın ihtiyaçlarına uygun olmalıdır ve olacaktır."

İşte devlet-millet kaynaşmasının muazzam örneği... atatürk'ün dinî yönünü tenkit edenler mesnetsiz tenkitlerini hiç olmadı şu insaf eleğinden geçirmek zorundadırlar. atatürk, türkiye cumhuriyeti devleti'nin cumhurbaşkanları içinde cami minberinden konuşma yapan tek cumhurbaşkanıdır. işin doğru yolundan sapıp, 'şunun için yapmış, bunun için yapmış' patikalarına sapanları ise, kendi körlükleri içinde bırakmaktan başka yapılacak ne vardır ki? 
(Not: Bu konuşma, balıkesir belediye başkanı sami gökdeniz tarafından 1995 yılında uludağ üniversitesi atatürk ilkeleri ve inkilap tarihi okutmanı fuat özer'e tercüme ettirilerek günümüze kazandırılan 'zafer-i millî gazetesi'nin ekinde de verilmiştir.)

Önerilen Haberler
Son Güncelleme: 31.08.2018 15:00
Anahtar Kelimeler:
ErdoğanBalıkesir
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Makber 2018-08-31 14:58:51

Gavurun kıçını 20 dolara silerken, şimdi 10 dolara siliyoruz. Kölele!ştik, ne patlaması?

Misafir Avatar
bugün akpli arkadaşıma 2018-08-31 18:48:39 @Makber

şu tavsiyede bulundum dükkanın saglam kolonlarına kafanı vurmak için yeri seç dedim.5 aya içinde oraya bol bol vur kafanı dedim

Beğenmedim! (0)
Avatar
Imam bayildi 2018-08-31 15:40:23

Ama kuru Sogan 4 lira ciktigi gün anladi.Bir depo benzin yarim maas, dogal gasa %50 ZAM, elektriege %14 Zam, ekmege %20 ZAM, dolmusa %25 Zam, süte%33 Zam. tereyaga%65 Zam, yumurta %27 Zam, Dana kiyma 45 lira basina geleni simdi cakti ama gec oldu (ceton gec düstü) milleti Allah,la dinle kandirmaya calisiyor Imam bayildi

Avatar
Siz iktidardardan gitmedikce 2018-08-31 16:21:02

ekonominin duzelmeyecegini bile bile koltuklariniza simsiki sariliyorsunuz.

Avatar
Baran 2018-08-31 15:49:00

Birak turizimi holandanin ineklerinin deyilde bogalarinin altina yatildimi undan haber ver reco

Avatar
Tarik 2018-08-31 15:57:18

Madem Zagnos Mehmet Pasa Caiinde Mustafa Kemal Pasa Hutbe okumus ve buna inaniyorsun. O halde Mustafa Kemal Pasa düsmanlari ile neden kolkola yürüyorsun? Mesela Deli Kadir ile. Bay Tayyip, isine geldigi zaman Mustafa Kemal Pasa'ya siginirsin ama isine gelmeyince tüm eserlerin MKPasa düsmanlarina satarsi. Sen Elham ile ancak kendi koyunlarini kandirabilirsin.

Avatar
AKP.YE ZIRNIK OY YOK 2018-08-31 18:38:32

akp.beledieyelerine oy vermeyiz..vebale girmeyiz.
chp. ve iyi partiye oy vereceğizBELEDİYELERİNE..

Avatar
Er ka 2018-08-31 20:26:15

Uçarız tabi gelen turistler dolar,avro kullanıyor bedava tatil yapıyor.

Avatar
HAMZA BAYRAKTAR 2018-08-31 21:09:20

LÜBNANLİ TELEKOMU DOLANDIRDI KAÇDI BUNUN HESABINI HER HALDE BIZLER VERMEYECEK ER GEÇ VERECEKSINIZ