banner87

Erdoğan'a proje sunumu yapacak mühendise siber suikast mı yapıldı?

FETÖ’nün Mor Beyin kumpasını çözen adli bilişim uzmanlarından Tuncay Beşikçi, şahsi blog adresinde çok çarpıcı bir yazı kaleme aldı...

Erdoğan'a proje sunumu yapacak mühendise siber suikast mı yapıldı?

FETÖ’nün Mor Beyin kumpasını çözen adli bilişim uzmanlarından Tuncay Beşikçi, şahsi blog adresinde çok çarpıcı bir yazı kaleme aldı...

22 Ocak 2018 Pazartesi 09:04
Erdoğan'a proje sunumu yapacak mühendise siber suikast mı yapıldı?

Beşikçi’nin yazısına göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Türkiye’nin dışarıya bağımlı olduğu bir silahın yerli projesini sunmak üzere olan ismi açıklanmayan mühendise pedofili suçlaması yapıldı. Suçlamanın kaynağını oluşturan ihbarlar, ABD merkezli ABD Ulusal Kayıp ve Sömürülen Çocuklar Merkezi (NCMEC) tarafından Türkiye’ye gönderildi.

İhbarlara göre Türk mühendis, bilgisayarından sahte bir Facebook hesabı açarak içeriğinde çocukların olduğu cinsel görüntüleri internete yükledi. Ancak Bilgi Teknolojileri Kurumu’na ulaşan ihbar, ihbarı alan teknisyen tarafından saat farkı yanlış belirlenerek emniyete aktarıldı. Bu durum da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a silah projesinin sunumunu yapacak Türk mühendisin pedofili ile suçlanmasına yol açtı.

Fakat Tuncay Beşikçi’nin aktardığına göre adı açıklanmayan Türk mühendis, kendisine yönelik suçlamanın, silah projesi nedeniyle kumpasın bir parçası olduğunu savundu.

İşte Tuncay Beşikçi’nin BTK’ya çağrı yaparak yazdığı o yazının tamamı:

Yetişkin kişinin ergenlik öncesi 4–11 yaş arası çocuklara cinsel arzu ve istek duyması anlamına gelen pedofili (sübyancılık), tüm dünyada en önemli cinsel suç olarak kabul ediliyor. Nitekim, çocuk pornografisi ve pedofili soruşturmaları tüm dünya ülkelerinin muazzam işbirliği içinde olduğu belki de tek konu. İnternette bu tip müstehcen görüntüler paylaşanlar dosyaların HASH değerlerinden ve otomatik görsel tarama yapan sistemlerle anında tespit edilip ilgili ülkenin Emniyet birimlerine bildiriyor. Facebook, Youtube, Twitter, Google gibi dev şirketlerin sunucuları ABD’de bulunduğundan, bu platformlarda tespit edilip Türkiye’ye bildirilen çocuk pornografisi bildirimlerinin çoğu ABD merkezli NCMEC (ABD Ulusal Kayıp ve Sömürülen Çocuklar Merkezi) tarafından yapılıyor. “Cyber Tipline” aracılığı ile bildirimi alan Emniyet birimlerimiz de durumu ilgili ildeki Savcılığa bildiriyor, IP adresi bilgisi ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) üzerinden gerçek kullanıcı tespiti yapılarak pedofili şüphelileri adalet önüne çıkartılıyor.

Pedofili suçundan ceza alanlar yıllarca hapis cezasına çarptırılıyor, dünyanın bazı yerlerinde cezalar kimyasal hadım hatta idam olarak uygulanıyor. Türkiye’de pedofili vakalarının sayısı da tahmin edilenden çok fazla, sadece bir ilimizde bu şekilde 5,000’den fazla pedofili bildirimi yapıldığını biliyoruz. Pedofili dünya üzerinde bilinen en ağır ve kabul edilemez suç olduğundan, şüpheliler ceza evlerinde veya öncesinde toplumda farkedildiklerinde genellikle insanlık dışı muamelelere ve linç girişimlerine maruz kalıyor. Doğal olarak, hayati öneme sahip pedofili soruşturmalarını yürüten kritik kurumlarımızda gerekli özenin gösterilmesi, konusunun ehli uzman ekiplerin dikkatli çalışmaları ve suçlu ile suçsuzun doğru şekilde tespit edilmesi beklenir. Fakat ne yazık ki bugün karşılaştığım bir vaka özelinde, benzer hataların sürekli yapıldığını ve gereken ihtimamın gösterilmediğini üzülerek tespit ettim.

Bugün karşılaştığım vaka, milli savunma alanında çok önemli projelere imza atmış parlak bir mühendisimizin dava dosyasını göndererek benden yardım talep etmesi ile başladı. ABD’den gönderilen NCMEC bildiriminde Facebook’ta çıplak bir çocuk fotoğrafı paylaşıldığı belirlenmiş, IP adresi ve kullanıcı bilgileri Siber Suçlar birimimizle paylaşılmıştı. Soruşturma kapsamında ilgili IP adresi BTK’ya sorulmuş, gelen cevapta 3 çocuk babası mühendis müstehcen fotoğrafı Facebook’ta sahte isimli bir hesap üzeriden yükleyen kişi olarak tespit edilmiş ve hakkında iddianame hazırlanmıştı.

BTK’nın tespiti üzerine, önümüzdeki günlerde Cumhurbaşkanlığı’na sunulacak çok önemli askeri bir proje yürüten mühendisin hayatı alt üst olmuş, bir yandan olayın nasıl olduğunu araştırıp, çevrede duyulmaması için dua ederken diğer yandan strese bağlı hastalıklarla mücadele etmeye başlamış. Kendi elleri ile Savcılığa teslim ettiği telefon ve bilgisayarlarında yapılan incelemede herhangi bir suç unsuruna rastlanmamasına rağmen ilk duruşma tarihi Mart 2018 olarak belirlenmiş. O kadar ki, dosyayı bana ulaştırana kadar, yürüttüğü projeler nedeni ile kendisine uluslararası düzeyde bir komplo kurulduğunu düşünüyordu. Çünkü projesi hayata geçtiğinde yabancı bir ülkeden aldığımız askeri teçhizatı artık Türkiye’de üretebilecektik. Halbuki olay tamamen BTK’daki bir uzmanın yaptığı kendisi küçük fakat sonuçları çok büyük olabilecek bir hatadan kaynaklanıyordu.

NCMEC bildirimine göre müstechen fotoğrafın 18 Şubat 2015 tarih 19:39:05 (UTC)zamanında Facebook’a yüklendiği belirtilmişti. (UTC = Evrensel Eşgüdümlü Zaman)

Fakat, ABD tarafından 19:39 (UTC) saati olarak bildirilen fotoğraf yükleme saatini, konuya bakan BTK uzmanı 22:39 olarak, yani UTC zaman dilimine 3 saat ekleyerek (UTC+3) sorguluyor ve mühendisi şüpheli olarak mahkemeye bildiriyor. Oysa suçun isnat edildiği 18 Şubat 2015 tarihinde Türkiye UTC+2 zaman diliminde yer alıyordu.

Müstehcen fotoğrafın 22:39’da yüklendiği düşünen ve ilgili IP adresini 22:02’den itibaren mühendisin kullandığı bilgisini mahkeme ile paylaşan BTK uzmanı, aslında müstechen fotoğrafın Türkiye saati ile 21:39’da yüklendiği bilgisini kaçırıyor, suçsuz bir adamın hayatını alt üst ederken, gerçek pedofili hastası kişiyi, yani aynı IP adresini mühendisten önce kullanan kişiyi halkın arasına salıveriyordu. Oysa suç konusu fotoğrafın Facebook’a yüklenmesi, mühendisin İnternete bağlanıp IP adresi almasından 26 dakika önce yapılmıştı.

Bilinmiyorsa dahi İnternette yapılacak 30 saniyelik bir araştırma öğrenilebilecek 26 Ekim 2014 ile 29 Mart 2015 tarihleri arasında Türkiye’nin kış saati uyguladığı ve zaman diliminin UTC+2 olduğu bilgisini BTK uzmanı araştırma zahmeti duymamış veya aklına gelmemiş, bu rapor başka kimse tarafından kontrol edilmeden Savcılığa gönderilmiş ve doğru olarak kabul edilmişti. Yargı da doğal olarak BTK gibi ciddi bir devlet kurumdan gelen yazıyı doğru kabul edip işlemlere başlamıştı. Tıpkı, Morbeyin kumpasındaki, yine BTK kaynaklı ByLock IP adreslerinin tümünün doğru kabul edilip onbinlerce kişiye suç isnat edilmesi gibi!

Şimdi, ben sorumlu bir vatandaş olarak soruyorum. Mesela BTK’ya, yani neredeyse tüm bilişim ve İnternetle ilgili suçların tespitinde en kritik rolü oynayan ve verdiği belgelerin Yargı tarafından doğru kabul edilip şüpheliler için adli işlemler başlatılan kuruma; hangi kriterlerle uzman alınmaktadır, zaman diliminden bile bihaber uzmanların BTK’da nasıl çalışabilmektedir. Ayrıca onbinlerce insanın hayatını değiştirecek belgeleri düzenleyen kurumdan çıkan bilgilerin neden kontrol edilmediğini ve en çok BTK’nın yaptığı maddi hatalar yüzünden adli işlem görmüş kişilerin sayısını merak ediyorum.

Yapılan hataların bedellerinin çok ağır olduğu, insan hayatı ve ailelerin devamının söz konusu olduğu konulara müdahil olan BTK’nın hata yapma lüksü yoktur, olmamalıdır.

Savcılık, Emniyet ve BTK arasında geçen standart yazışmalardan sonra, BTK cevaben aşağıda görülen ve fotoğrafın yüklendiği tarih ve saatte IP adresini kullanan kişi olarak mühendisin bilgilerini mahkeme ile paylaşıyor.
 

Önerilen Haberler
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
1100 odalı Sarayım var 2018-01-22 13:38:26

Bir oda da Bahceliye ver.